Türkiye’de vergi afları gibi çok sık tasarruf paketi açıklanır. Halkımız israftan bahsedince, bizi yönetenler ortaya bir tasarruf paketi atıverirler. “Bakın, tasarruf yapıyoruz, yaptık ve yapacağız” mesajı vermek isterler.
13 Mayıs 2024 tarihinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ekibiyle birlikte “Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi”ni kamuoyu ile paylaştı. Böylece açıklanan ancak uygulanmayan tasarruf paketlerine bir yenisi daha eklenmiş oldu.
“Üç yıl yeni araç satın alınmayacak” dediler, her yıl yüzlerce yeni otomobil satın aldılar
Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim, bütçe verileri ve uygulamalar tasarrufun sözde kaldığını gösteriyor. Biz de diyoruz ki; uygulamayacaksanız boş yere tasarruf paketi hazırlayıp kağıt israfı yapmayın. Hiç olmazsa tasarruf paketinden tasarruf ederiz. Ne acı değil mi? İzahı olmayanın mizahı oluyor...
Tasarruf tedbirleri açıklanırken taşıtlara özel bir bölüm ayrıldı. 3 yıl süreyle yeni taşıt satın alınmayacak ve kiralama yapılmayacaktı. Bütçe dışı kaynaklardan taşıt kullanımı izne tabi olacaktı. Mevcut taşıtların kiralanması izne tabi olacaktı. İhtiyaç fazlası ve ekonomik ömrünü tamamlamış taşıtlar tasfiye edilecekti.
Ne oldu? Bu tedbirlere uyuldu mu?
Hayır! Daha tasarruf tedbirleri belgesinin mürekkebi kurumadan taşıt alımları gırla devam etti. Aşağıda, binek otomobil alımı için ilgili yıl bütçelerinin “T Cetveli”nde yer alan taşıt adetlerinden bazılarına yer verilmiştir.
Tasarruf tedbirleri açıklanmadan önce yürürlüğe girmiş olan 2024 Bütçe Kanunu’na göre izin verilen binek otomobilden daha fazlası sonraki yıllarda T Cetveli’nde yer bulmuştur.
Bütçe gerçekleşme rakamları da; taşıt konusunda tasarrufun sözde kaldığını gösteriyor:
- 2023 yılında merkezi yönetim taşıt kiralama giderleri 2 milyar 897 milyon lira iken 2025 yılında 5 milyar 120 milyon liraya yükselmiştir.
- 2023 yılında taşıt alım giderleri 3 milyar 246 milyon lirayken 2025 yılında 13 milyar 821 milyon liraya çıkmıştır. İki yıllık artış oranı %325.7 olmuştur. İşin garibi 13.8 milyar liralık taşıt alım giderinin 8 milyar lirası Aralık 2025 döneminde yapılmıştır.
GİB, SPK ve BDDK tasarruf tedbirlerinden önceki yılda hiç binek otomobil almamış veya çok az sayıda binek otomobil almışken, tasarruf tedbirlerinden sonra, sanırım eski araçları tasfiye edip yeni araç alımı için sıraya girmişler, çok sayıda binek otomobili envanterlerine katıvermişler. Maliye Bakanlığı’nın; SPK ve BDDK’ya sözü geçmedi diyelim, kendisine bağlı GİB’e de mi hükmü geçmedi?
Tasarruf tedbirinde imzası olan Hazine ve Maliye Bakanı yıllar önce kamuda taşıt saltanatı ve israf gündeme gelince, bu harcamaları “Çerez parası!” diye savunmaya geçmişti. Sanırım çerez o kadar pahalandı ki; artık taşıtlar tasarrufun konusu oldu. Ama takan yok...
Bando malzeme alımındaki şahlanışı anlamak mümkün değil...
Yıllarca vergiyle, bütçeyle, kamu kaynaklarının nasıl harcandığını izlemekle uğraşan biri olarak bazı harcama kalemlerini görünce hâlâ şaşkınlığa uğramaktan kendimi alamıyorum. Merkezi Yönetim Bütçesi’nin “3.1.50.4” bütçe tertibinde yer alan “Bando Malzemeleri Alımları” kalemi o kadar
ilginç ki...
Tasarruf tedbirleri bando malzeme alımlarına hiç uğramamış. Bunu da davulla, zurnayla ilan eder gibi ediyorlar.
2018-2022 döneminde her yıl 2.7 ile 5.8 milyon lira arasında bando malzemesi alımı söz konusu olmuş. Sonra ne olmuşsa, bando malzeme alımları şaha kalkmış. 2024 yılında tasarruf tedbirleri uygulamaya konulmuştu. 2024 yılında 18 milyon lira harcanan bando malzeme alımları için 2025 yılında 52.6 milyon lira harcanmış. Artış oranı %192.9’dur. İzahı mümkün olmayan bir artış oranı. İşin garibi 2025 yılındaki 52.6 milyon liralık malzeme alımının üçte ikisi yani 33.6 milyon liralık kısmı sadece Aralık 2025 döneminde yapılmış.
Tasarruf tedbirlerine uymayanlar cezalandırılacaktı sahi ne oldu?
Yukarıdaki harcamanın gerekçesini çok merak ediyorum. Umarım, Sayın Maliye Bakanı da merak eder, araştırtır ve bir açıklama yapar.
Yukarıda tasarrufun sözde kaldığına ilişkin sadece iki harcama kaleminden örnek verdik. Örnek sayısı o kadar çok ki; bu köşe onları saymaya bile yetmez. Önümüzdeki günlerde, bazılarını ayrıntılı inceleyeceğiz.
2024 yılında açıklanan tasarruf tedbirlerine inandırıcılık katmak için; izleme, denetim, raporlama ve yaptırım mekanizması kurulacağı belirtilmişti.
Sahi ne oldu? Hangi kurumlarda denetim yapıldı? Hangi kurumlar tasarruf tedbirlerine uymadı? Denetim yapıldıysa, denetim raporlarında ne tür tespitler yer aldı? Kimler için idari yaptırım uygulandı, para cezası verildi? Ya da bunların hiçbiri yapılmadı mı?
Kamuda israf edilen her kuruş, vatandaşın ekmeğinden koparılarak Hazine’ye aktarılan vergilerden yapılmaktadır. Bu vergilerin ödeyicisi olarak soruyoruz: “Sizce bu yapılanların adı tasarruf olabilir mi?”