Buzların altında büyük keşif: 90 milyon yıllık servet bulundu
Güney Kutbu’ndaki Pine Island Çukuru’nda yürütülen çalışmalarda, Antarktika kıtasında ilk kez kehribar parçasına rastlanmasıyla bölgenin kadim ormanlarla kaplı olduğu tescillendi.
Bilim insanları, Antarktika buzullarının altında saklı kalan ve yaklaşık 92 ila 83 milyon yıl öncesine, Orta Kretase dönemine ait olduğu saptanan bir kehribar parçası keşfetti. Bu bulgu, günümüzde buzlarla kaplı olan kıtanın bir zamanlar reçineli iğne yapraklı ağaçların ve ılıman yağmur ormanlarının yetişmesine imkan sağlayan bir iklime sahip olduğunu kanıtladı. Antarktika’da bulunan ilk kehribar olma özelliği taşıyan örnek, paleontolojik kayıtlardaki en büyük boşluklardan birini doldurarak bilim dünyasında yeni bir dönem başlattı.
KUTUP BÖLGESİNDE İĞNE YAPRAKLI ORMAN İZLERİ
Bremen Üniversitesi’nden Johanna Klages liderliğindeki araştırma ekibi, kehribarın varlığının kutup bölgelerinde dahi reçine oluşumu için uygun koşulların varlığını doğruladığını açıkladı. Yapılan analizler, örneğin sığ bir derinliğe gömülerek ısı ve basınçtan korunduğunu, bu sayede yarı saydam yapısını muhafaza ettiğini ortaya koydu. İğne yapraklı ağaçlar tarafından salgılanan bu reçinenin fosilleşmesi, Güney Kutbu yakınlarında bir zamanlar bataklık ve ılıman yağmur ormanı ekosisteminin hüküm sürdüğünü belgeledi.
MİKROSKOBİK ZAMAN KAPSÜLÜ
Çalışmanın ortak yazarlarından Henny Herschel, numunenin mikroskobik düzeyde ağaç kabuğu kalıntıları içerdiğini saptadı. Kehribar üzerinde yapılan incelemelerde, ağaçların orman yangınları veya zararlılara karşı savunma mekanizması olarak salgıladığı "patolojik reçine" izlerine rastlandı. Bu kimyasal sızıntının içinde hapsolan madde parçacıkları, milyonlarca yıl önceki ekosistemin biyolojik yapısı hakkında kritik veriler sağlıyor.
YEDİ KITADA DA REÇİNE KOŞULLARI TESPİT EDİLDİ
Antarktika kehribarının keşfiyle birlikte, dünya üzerindeki yedi kıtanın tamamında bir dönem reçine üreten ağaçların yaşadığı bilimsel olarak kanıtlanmış oldu. Daha önce sadece Güney Avustralya ve Yeni Zelanda’da rastlanan bu döneme ait en güneydeki yataklar, bu keşifle birlikte doğrudan Güney Kutbu noktasına kadar genişledi.