Canavar avcısı üstsüz kadınlar kanıtlandı
Arkeoloji dünyasında taşlar yerinden oynadı! Yıllardır sadece bir 'eğlence figürü' sanılan kadınlar, Roma'nın en profesyonel canavar avcıları çıktı. Üstelik bugüne kadar bilinen tüm yasakları yerle bir eden kanıt, bir asır sonra yeniden deşifre edildi. İşte üstsüz savaşçıların hikayesi...
Yeni bir akademik çalışma, Roma İmparatorluğu’nun kanlı arenalarında kadınların rolüne dair yerleşik kanıları sarsıyor. Kayıp bir mozaiğin analizi, kadın "avcıların" (venatrices) sanılandan çok daha uzun süre ve çok daha profesyonel bir statüyle canavarlara karşı savaştığını ortaya koyuyor.
Roma İmparatorluğu denince akla gelen ilk imge, zırhlı erkek gladyatörlerin vahşi hayvanlarla mücadelesidir. Ancak Kaliforniya Üniversitesi (Berkeley) araştırmacısı Alfonso Manas’ın yayımladığı yeni çalışma, bu maskülen tabloya beklenmedik bir figür ekliyor: Elinde silahıyla bir leopara karşı duran üstsüz bir kadın savaşçı.
International Journal of the History of Sport dergisinde yayımlanan araştırma, 1860 yılında Reims’de bulunan ancak 1917’de tahrip edilen 3. yüzyıla ait kayıp bir mozaiği mercek altına alıyor.
Geçmişte birçok tarihçi, arenalardaki kadın figürlerini "kışkırtıcı" olarak adlandırılan ve hayvanları saldırtmak için kırbaçlayan palyaço benzeri yardımcı personel olarak tanımlıyordu. Manas, mozaiğin sanatsal detaylarının farklı bir hikaye anlattığını savunuyor.
Mozaiği inceleyen Manas, sanatçının kadın anatomisini (belirgin göğüs hatlarını) mozaikteki düz göğüslü erkek figürlerinden ayırmak için bilinçli bir çaba sarf ettiğini belirtiyor. Daha da önemlisi, figürün elindeki teçhizat onun statüsünü ele veriyor: Bir elinde kırbaç, diğer elinde ise profesyonel bir silahın kabzasını tutan bu figür, arenaya ölüme gönderilen çaresiz bir mahkum değil, eğitimli bir "venatrix" (kadın avcı).
Tarihi kayıtlar, kadın gladyatörlerin (insanlarla dövüşen kadınlar) MS 200 civarında İmparator Septimius Severus tarafından yasaklandığını gösteriyor. Reims mozaiğinin 3. yüzyıla tarihlenmesi, hayati bir farkı ortaya koyuyor:
Hayvan Avcıları İstisnası: Kadınların birbirleriyle dövüşmesi yasaklansa da, vahşi hayvanlara karşı verdikleri mücadele en az bir yüzyıl daha popüler bir eğlence olarak kalmaya devam etmiş olabilir.
Kolezyum Mirası: Kayıtlar, MS 80 yılında Kolezyum’un açılışında kadın savaşçıların vahşi hayvanlarla mücadelesinin en ön plandaki etkinliklerden biri olduğunu zaten gösteriyordu.
Arkeolog Jean-Charles Lorique’nin 19. yüzyıldaki çalışmalarına dayanan bu analiz, antik toplumlarda kadının rolüne ilişkin klişeleri de sarsıyor. Kadınların arenalarda sadece sembolik veya komik figürler olmadığı, aksine yüksek riskli ve fiziksel güç gerektiren "avcılık" mesleğinde profesyonel birer aktör oldukları kanıtlanıyor.
Araştırmacılar, bu bulgunun müze sergilerinden tarih kitaplarına kadar Roma tarihinin anlatılış biçimini değiştirebileceğini vurguluyor. Roma'nın kumlu arenaları, sanılandan çok daha karmaşık ve kadın savaşçıların cesaretiyle şekillenmiş bir tarihe ev sahipliği yapmış gibi görünüyor.