Özgür Özel Erdoğan’a seslendi: Hodri meydan! İBB davası öncesi kritik çağrı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Millet iradesine sahip çıkıyor" mitingi kapsamında Karaman'da, önemli açıklamalarda bulundu... Özel, "Eğer Tayyip Bey savcılarına çok güveniyorsa hodri meydan. 9 Mart Pazartesi günü duruşmalar başlıyor. 10 Mart Salı günü Meclis açılıyor, kanun teklifimiz var. Savıcına güvenen karşıma çıksın, canlı yayın yapılsın. Hodri meydan! "diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğuna son verilmesi ve erken seçim talebiyle başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginin 96'ıncı adresi olan Karaman'da konuştu.

Aktekke Meydanı'nı dolduran kalabalığa seslenen Özel, şunları söyledi:

-Merhaba Karaman'ın güzel insanları, Ermenek'e, Ayrancı'ya, Sarıveliler'e merhaba, Kazım Karabekir'e, Başyayla'ya merhaba, Türkçe'nin başkenti Karamanoğlu Mehmet Bey'in torunlarına merhaba. Bugün buraya saldırılara, kumpaslara karşı Karaman'ın güzel insanlarının tertemiz vicdanlarına sığınmaya geldik.

-Bugün buraya, bu soğuk havada, bize yüreklerini açan, evini açan, kucak açan kahramanlara sarılmaya geldim. Karaman'a geleceğimizi söyleyince, hele hele böyle kışın ortasında, ayazda, rüzgarda 'Miting mi olur Karaman'da?' dediler, 'Meydanı dolduramazsın' dediler, 'hem de orası AK Parti'nin, iktidarın kalesidir' dediler. Bugün Karaman'ı görünce, okuyacağım meydanı görünce, meydanlara sığmayanları, meydandan taşanları görünce, iyi ki gelmişiz Karaman'a, iyi ki birlikteyiz. Ve buradan haykırmak isteriz ki artık kale siyaseti bitmiştir. Hiçbir yer kimseye kale değildir. Karaman olsa olsa milletin kalesidir.

-Karaman'da 1973'te, 1989'da ve 1994'te belediyeyi kazandık. 1989-99 arasında 10 yıl boyunca Yaşar Evcen başkanımız yaptığı hizmetlerle tarihe geçti, hakkında kitaplar yazıldı. Bugün Yaşar başkanı, Karaman il olmasına yaptığı katkılarla, il olmasına verdiği mücadeleyle halen daha seviyor ve bağrına basıyor. Biz de buradan Yaşar başkanı, Karaman'ın il olmasına katkı sağlayan herkese sevgiyle selamlıyoruz ve buradan Karaman'ın önünde saygıyla eğiliyoruz.

-Bu havada, bu soğukta, köyünden, Kalkan'dan, ilçelerden, beldelerden koşan, gelen, bu tarihi günde Karaman tarihinin en büyük mitingini bize yaşatan, Türkiye'de herkese dost olana güven veren, olmayana kaygı veren Karaman'ın yiğit evlatlarına selam olsun.

-Bir daha, son 30 yıldır maalesef Karaman'ı kazanamadık, ama kusuru Karaman'da değil, kendimizde aradık. Bundan sonra da daha çok çalışacağız, daha başarılı sonuçlar alacağız. Karaman'da da, Türkiye'de de mutlaka birinci parti olacağız. Biz kazanamadık ama Karaman birini seçti. Milliyetçi Hareket Partisi'nden başkan Sayın Savaş Kalaycı'ya da, tüm partilerden seçilen belediye meclis üyelerine de başarılar diliyoruz. Demokrasi, kazandığında ne dediğine değil, kaybedince ne yaptığına bakılan rejimdir.

-Kazanırken milli irade, kaybedince millete as suratı, iptal et seçimleri, yenile seçimleri, yerine kayyum ata. 'Kararı millet vermez. Ben vereceğim' de bu olacak iş değil. Onun için gittiğimiz her yerde, hangi partiden olursa olsun, yerel yöneticilere, hem belediye meclislerine hem başkanlara başarılar diliyoruz. Ve demokrasinin kararı, milletin verdiği, milletin ne dediği oldu. Ona saygısızlığın, hazımsızlığın kabul edilemez olduğu, iyi yönetenin başta kalacağı, kötü yönetenin millet tarafından değiştirileceği bir rejim olarak benimsiyoruz. Bu fikrin sahibiyiz.

-Bu ülkenin, hiç şüphe yokken en sevileni, kurtarıcısı, tek baş kumandanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ülkenin üzerindeki işgali kaldırıp düşmanı denize döküp vatanını kurtarıp, sonra tam başa geçecekken sordular ona 'Ne yapacaksın, padişahlığa devam mı, İngiltere gibi krallık mı, Amerika tipi başkanlık mı?' O dedi ki: 'Biz bir meclis kurduk, meclisi millet seçer, milletin seçtikleri meclis ne görev verirse o görevi yaparız.' Başkanlıkları, krallıkları, padişahlıkları elinin tersiyle itti.

-Ne dese olurdu ama 'Millet ne diyor?' diye baktı. Sonrasında vefatından sonra görevi İsmet Paşa devraldı. O, aldığı bayrağı elinde taşırken, İkinci Dünya Savaşı’ndan Türkiye’yi kurtarırken, orduyu güçlü, milleti bir arada tutarken, bir yandan da demokrasi fikrini sürdürüyor, yeni parti kurulmasına, rekabete, çok partili rejime yol veriyordu, önem veriyordu. İşte 14 Mayıs 1950 günü sandığa gidildi. Tüm Türkiye'de, Karaman'da, Zonguldak'ta, Urfa'da, İzmir'de, Edirne'de millet karar verdi 'Bizi bundan sonra Demokrat Parti yönetsin, paşa biraz dinlensin' dediler. O gün İsmet Paşa dedi ki: 'Derhal gidin Demokrat Parti'ye haber verin, paşa, devir teslimi hazırdır, onları tebrik edeceğim, muhalefet görevine çekileceğim.' Bu konuşmadan 7 gün sonra oğlu Erdal'a yazdığı mektupta: 'Oğlum Erdal, şüphesiz bu benim en büyük yenilgim, ancak Türkiye demokrasisinin zaferidir. Kurmak istediğimiz sistem artık milletin ellerine emanettir' demiştir. İşte ülkeyi kurtaran Gazi Mustafa Kemal'den ve silah arkadaşı İsmet Paşa'dan emanettir bize bu sandık.

Biz seçildiğimizde seviniriz, kaybedince üzülürüz ama kaybedince asla çamur atmayız, çirkef yapmayız. Seçim iptaline kalkmayız, mazbatayı yakmayız, birinciye değil ikinciye değil, mazbata verdirtmeye kalkışmayız. Ve asla, asla seçilmişlere darbe yapmaya, onları haksız hapse atmaya, onların yerine kazanamadığın ilçede katakulli ile başkan seçmeye kalkmayız. İşte demokrasi budur. İşte bu meydanı bugün dolduran da budur. Bu meydan bugün her türlü haksızlığa, her türlü adaletsizliğe, ama bilhassa en tahammül edemeyeceği şeye, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten emanet cumhuriyetin en büyük kazanımı sandığa, seçme hakkına sahip çıkmaya gelmiştir.

"BİR KURUŞ BORÇ KALMAMIŞ ERMENEK’TE"

Yaşar Özcan, genç yaşında, 1989'da Karaman'a 'gel' dediği gelen, Karaman'a efsane hizmetler yapan, şimdi de demokrasiye sahip çıkan; bir de partinin en yakışıklısı Ahmet Recai Evcen'i bize kazandıran Yaşar başkanı bir yürekten alkış. Tabii bu seçim Karaman'da merkez ilçede yapılmadı, sadece tüm ilçelerde önemli seçimler oldu ve Ermenek'i 40 yıl sonra, o gün 35 yaşında olan, bugün 37 yaşında olan Mustafa Bozcu kardeşimle kazandık. Ermenek Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum. Ne yaptı acaba diye merak ettim, sonra kendi kendime dedim ki 'Ne yapsın, o kadar borç var, ne yapacak? İnşallah maaşları ödedi, çöpleri topladı, yol bozulduysa kapladı, inşallah o kadar yapmıştır' dedim. Biliyorum, borcunu. Sonra geldim bir baktım ki bir kere bir kuruş borç kalmamış. Ermenek'te sıfır lira. 7 tane yeni hizmet aracı almış, belediyeye kazandırmış, hizmete sokmuş, yepyeni yollar açmış, içme suyu ve kanalizasyon hatlarını baştan aşağı yenilemiş. İlçeye 5 tane yeni park kazandırmış, emekliler lokalini açmış, düğün salonunu açmış, kapalı pazar yeri açmış, belediye konuk evi açmış, 3 tane halı saha yapmış ve ezberi bozmuş. Ne diyorlardı Karaman'da, Ermenek'te? Komşunuz Konya'da 'CHP gelirse aman ha, fakir fukarasını gelirse sosyal yardımları kesecekmiş, kömür dağıtmayacakmış, yiyecek dağıtmayacakmış, zorda kalırsınız, ne kadar zor da olursanız olun, gelin, oyu yine buraya verin.' Ermenek kırdı bunu, seçti başkanı, başkan tam beş katına çıkardı sosyal yardımları. O yüzden 'CHP gelirse maaşım kesilir mi, yardımım kesilir mi, acaba sosyal yardım biter mi diyenler' Türkiye'de en az artırdığımız yerde 3 katı artırdık, ortalama 5 kat artırdık. İktidar olacağız, artık sosyal yardımı falan bırakın, iş bulamadığımız her aileye bir temel vatandaşlık geliri maaş bağlayacağız.

-Diğer taraftan Akçaşehir Belediye Başkanımız da Soner Yeşildaş. Onun için de Akçaşehir'e teşekkür ediyorum. Onunla dertleştim, biraz kapalı pazar yerini yapmış, kent meydanını yapmış ama canı çok sıkkın diyor ki 'Söz verdiler bize doğalgaz gelecek diye, bizim hem şehirlerimiz beni seçti diye, ben de CHP'liyim diye ayrımcılık yapıyorlar, bize hemen yanımızda şu durağına kadar söz verdikleri doğalgazı getirirler, bize doğalgaz vermiyorlar. Böylelikle bizim şehri, beldemizi, bizi seçti diye cezalandırıyorlar.' AK Parti'nin kara düzeni budur Karamanlılar, AK Parti'nin kara düzenidir. Bu oy vereni kayırıp, oy vermeyeni ayıran, yandaş olana kaydırıp olmayana görmeyen, gözetmeyen, zenginin gözünün içine bakan, yoksuldan seçim sonrası sırtını dönen bir belde, istediğini seçer, 'beni seçmedi' diye oraya doğal gazsız bırakan. Buradan Akçaşehir'e söz olsun: Bu kara düzen bitecek, CHP gelecek, hem doğal gazı yapacak, hem de bu yapılanlardan sonra ne eksikse iki mislini yapacak size.

-Burada Karaman'ın gözünün içine bakanlar var. Burada biraz önce dedim, genç, çalışkan, yakışıklı il başkanımız her gün koşturuyor, ilçe başkanlarımız her gün koşturuyor, İsmail Atakan Ünver, Meclis'te her fırsatta Karaman'ın sorunlarını konuşuyor ve hepsini yüzü size dönük. Bir de Karaman'dan gelip oyu alan, sonra sırtını dönenler var; yüzünü görmedikleriniz, görse de sözünü tutmayanlar var. Şimdi şu kadar basit: Karaman, bu ülkeye ne vermiş, bu hükümet Karaman'a ne vermiş? Genel büyük hesaba baktım. Karaman 5 milyar lira vergi ödemiş, geçen sene 1.1 milyar lira yatırım bütçesi var. Yani Karaman, bilhassa bisküvi fabrikalarıyla, ki bugüne denk geldi, haberini yolda okudum, üzüldüm. Bir çikolata fabrikası, 45 yıllık Karaman'ın markası, bugün kapandığını, faaliyetini durdurduğunu söylemiş. Geçmişte Türkiye'de bisküvinin üçte ikisini Karaman üretiyordu, şimdi hala lider ama üçte bire düşmüş. Bisküvi fabrikalarıyla, bilhassa makine imalat fabrikalarıyla para kazandıran, vergi veren Karaman 5 milyar TL vergi yollamış Ankara'ya, bir milyar TL yatırım bütçesi ayrılmış Karaman'a. Kepçe ile alıyorlar, çay kaşığı ile veriyorlar.

"PANCAR ÜRETİCİSİNİ PERİŞAN ETTİLER"

-Pancar üretimi Karaman'da çok önemli. Maalesef kota var. Kota olunca açarsan fazlasını almıyorlar, altında kalırsan susuzluktan ceza kesiyorlar. Yeni ilave kota vardı, onun da yüzde altmışını kaldırdılar. Pancar üreticisini perişan ettiler. Böyle olunca da Karaman'ın en önemli gelirlerinden birisi, yani şeker pancarı üretimi, yeterli geliri şehre getiremiyor. Birer birer üreticiler zorlanıyor, hem de şehrin ekonomisi geriye gidiyor. Karaman'da ciddi bir su sorunu var, aslında hiç olmaması gereken bir yerde ciddi bir su sorunu var. İbrala Barajı'nı 2012'de açtılar, 2018'de geldiler, bu meydanlarda 'kahramanların 50 yıllık su sorununu' çözdük dediler. Sonra beceriksizlik sonucu, bir baktık 2019'da, bu sözü verenler övünenler, 2024'te barajı kuruttular. İş bilmezlikten, beceriksizlikten, liyakatsizlikten, yanlış inşaat yaptılar, barajı kuruttular. O firma yenisini yaptı, sorup duruyor. Bizim il başkanı, şu binayı yanlış yapsa, yıksa, bir daha yapsa, tazminatı olur, geçen her gün için cezası olur. Yandaş olunca hiç karışmadılar. Şimdi baraj yeniden su tutmaya uğraşılıyor, kör topal.

Konya Ovası kapsamında yürütülen Mavi Tünel Projesi tamamlanmadı, Karaman'a havza dışında su getirmediler. Ayrancı Gödet Baraj göllerinde vaat ettikleri halde kapalı sisteme geçmediler, boşu boşuna su kayıpları var, kuraklık canımız yanıyor. Göksu Nehri deyince insanın canı sıkılıyor. İsmail Atakan Ünver yıllardır söylüyor: Karaman'da doluyor, Karaman'da fayda etmeden Akdeniz'e dökülüyor.

-Bu Göksu Nehri'nin Karaman Ovası'na su akışı sağlanmalıdır, aksi takdirde kendi suyunuzu alıyorsunuz, suyunuz oraya gidiyor ve boşu boşuna yokluk, suçsuzluk çekiliyor. Bunu kabul etmiyoruz. İsmail Atakan Ünver'e de çalışmaya devam, o projenin açılışını sana yaptıracağız diye sana söz veriyoruz. Benim böyle şeylerim çoktur, hiç de unutmam. Bir şeyi senle yapacağız, dedim mi?

-Ben seni göreceğim, dedim mi? Görürüm. 7 yıl sonra, hatırlarım, göreceksiniz. Ama 3 yıla, ama 4 yıla, bir gün Karaman'da yine çıkacağız, karşınıza alacağım Atakan Ünver'i yanıma, diyeceğim ki: 'Hadi bakalım, kes kurdeleyi, gözün aydın, Göksu ile suluyorsun artık Karaman'ın ovasını, bahçesini.

"VİZESİZ AVRUPA VAAT EDİYORUZ"

-Varşova Paktı ülkeleri dahil herkes Avrupa Birliği'ne girdi, refahı ilerledi. Biz size yasaksız bir Türkiye, vizesiz Avrupa vaat ediyoruz.

-Her şeyin var bir çaresi, onun da adı Cumhuriyet Halk Partisi.

İBB DAVASI ÖNCESİ KRİTİK ÇAĞRI

-Darbenin üstünden 353 gün geçti. 1 kişinin hırsı için çok ağır bedeller ödedik. Geçen hafta Devlet Bey dedi: 'İç cephe güçlensin.' Ben de dedim ki, 'Ben mi zayıflatıyorum?'. İç cephenin zayıflamasının tek sebebi AKP iktidarıdır.

-Ekrem Başkan'a önce PKK'lı dediler, sonra diploması sahte dediler, ajanlık casusluk yaptı dediler, yolsuzluk yaptı dediler. Bir insan aynı anda hem ajan hem terörist hem seçimde yapmış olabilir mi? Bunun tek bir anlamı var: Siz o kişiden çok korkuyorsunuz.

-Eğer Tayyip Bey savcılarına çok güveniyorsa hodri meydan. 9 Mart Pazartesi günü duruşmalar başlıyor. 10 Mart Salı günü Meclis açılıyor, kanun teklifimiz var. Savıcına güvenen karşıma çıksın, canlı yayın yapılsın. Hodri meydan!