'Casusluk' davasında savcı mütalaasını açıkladı: İmamoğlu isyan etti
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün, “casusluk” suçlamasına ilişkin davanın üçüncü duruşmasında bugün yeniden hakim karşısına çıktı. Savunmaların tamamlanmasının ardından duruşma savcısı, sanıkların tutukluluk durumlarına ilişkin ara mütalaasını açıkladı. Savcılık, dört ismin de mevcut tutukluluk hallerinin devam etmesi yönünde görüş bildirdi.
“Casusluk” davasının üçüncü duruşma celsesi başladı. Dün sanıklar ve avukatlar savunmalarını tamamlarken, bugün savcılık esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.
MÜTALAA AÇIKLANDI
Duruşma savcısı, ara mütalaasında tutuklulukların devamını istedi.
Savcılık, Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün’ün tutukluluk hallerinin sürdürülmesi yönünde görüş bildirdi.
İMAMOĞLU’NDAN MÜTALAAYA TEPKİ
-Bu dava siyasidir Sayın Başkan, Sayın Heyet. İktidarını korumak isteyen zihniyet ve yargıdaki aparatlarıyla hazırlanmış bir kurgudur; kötü bir kurgudur.
-Aslında bu işin aylar öncesinden nasıl tasarlandığını, nasıl planlandığını, kapalı kapılar ardında nasıl konuşulduğunu; hatta bazı insanların nasıl korkutulmak için aracılar tarafından korkutularak ‘casusluk da hazırlanıyor’ diye ta Temmuz aylarında konuşulduğunu daha dün dinledik, dinlemeye devam ediyoruz başka salonlarda, başka ortamlarda.
-Bu iddianameyi hazırlayanlar kötü niyetlidir. Talimat doğrultusunda her şeyi ama her şeyi, aklınıza gelebilecek her şeyi, her türlü işkenceyi, her şeyi yapabilecek kişilerdir ve uygulamalara hazır ve nazır kimliklerdir.
-Onlar için talimat, menfaat ve elde edecekleri terfi yeterlidir. Zaten bir kısmı için yeterli olmuştur şu anda geldikleri makam itibarıyla; ama bakan, ama bakan yardımcısı, ama genel müdür, ama başka şeyler.
-Bu mudur yani dünya? Yani yaşadığımız Türkiye, dünya ya da milletimiz ya da inancımız bu mudur yani? Bu mu bize öğretildi? Onun için mi memleket, 103 yaşında bir Cumhuriyet var ya da bizler onun için mi büyüdük, yetiştik; sizler o koltuktasınız, bizler buradayız?
-Bunun için mi yani? Ama şükürler olsun ki bir avuçlar, bir avuç. Bu kadar; elimin içi kadar. Temsil ettiğiniz bu koltukta, bu ağır suçu işleyen bu bir avuç muhterisin suçuna ortak olmamalısınız.