Cesedi bavul içinde bulunmuştu! Ayşe Tokyaz davasında sanığın sözleri salonu karıştırdı

Eyüpsultan'da cesedi valiz içinde yol kenarında bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin Cemil Koç'un da arasında bulunduğu 9'u tutuklu 11 sanığın yargılandığı davada, tüm tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar verildi. Sanıklardan N.Ç.'nin sözleri Esra Tokyaz'ı çileden çıkardı.

Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, 4'ü tutuklu 6 sanık ile avukatları katıldı. Aralarında tutuklu sanık Cemil Koç'un da bulunduğu bir kısım tutuklu sanık ile müştekiler Kadir ve Kübra Tokyaz da duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

Maktulün ikiz kardeşi müşteki Esra Tokyaz ve annesi Halime Tokyaz da duruşmada hazır bulundu.

Ayşe Tokyaz'ın cinayet zanlısı Cemil Koç'a bilgi aktardığı iddia edilen polis memurları tutuklu sanık N.Ç. ile tutuksuz sanık Z.B'nin asliye ceza mahkemesinde görülen dava dosyası, görevsizlik kararıyla ağır ceza mahkemesine gönderildi. Böylece davadaki sanık sayısı 11'e yükseldi.

"SİSTEMDEN SORGULAMAMI İSTEDİ"

Birleşen dosya kapsamında savunma yapan tutuksuz sanık Z.B, asliye ceza mahkemesinde yaptığı savunmasını tekrar ettiğini ifade ederek, "Cemil Koç'u tanımıyordum. Polis memuru N.Ç. isimli sanık sayesinde tanıdım. Büro personeli olarak çalışıyorum. 12 Temmuz 2025'te N.Ç. bana bir şahısla ilgili çalışma yaptıklarını ve sistemden sorgulamamı istedi. Talep edilen bilgiyi sorgulamam için bana Cemil Koç'un kimlik numarası WhatsApp üzerinden iletildi. Ben de mesaj yoluyla şahsın son karışmış olduğu olay özetini gönderdim." ifadelerini kullandı.

Bilgi ekranında Koç'un 11 Temmuz'da bir olaya karıştığı ve bu konuda firari olduğunu gördüğünü ifade eden sanık Z.B, olayın özetinin tamamına bakmadığını söyledi.

SANIĞIN SÖZLERİNE ESRA TOKYAZ'DAN SERT TEPKİ

Birleşen dosya kapsamında savunma yapan tutuklu sanık N.Ç. de birleşme kararını kabul etmediğini, bu dava dosyasının cinayet davası olduğunu dile getirerek, "Yaptığım şeyin yanlış olabileceğini düşünmedim." diye konuştu.

Bu sırada müşteki Esra Tokyaz, "Suç olduğunu bile bile mi yaptın terbiyesiz." dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı Tokyaz'ı kısa süreliğine salondan çıkarttı. Sonrasında Tokyaz, tekrardan salona geri geldi.

Savunmasına devam eden sanık N.Ç, olayla ilgili haberleri sosyal medyada gördüğünü aktararak, Cemil Koç'un sonradan firari olduğunu öğrendiğini ve onu arayarak, karakolda ifade vermesini istediğini anlattı.

Olaydan önce sanık Koç'un kendisine Ayşe Tokyaz ile nişanlı olduğunu söylediğini anlatan sanık N.Ç, şunları kaydetti:

"Bir gün Cemil bana Ejegül isminde nişanlısından da bahsetmişti. Bir gün havalimanından Ayşe ile geldiklerinde, ben Ayşe'yi Ejegül sandım. Sonrasında Cemil bana Ejegül ile alakalı bir şeyler söyledi. Bende araştırma yapınca kadının Özbek olduğunu ve öldüğünü duydum. Ölüm haberlerini duyunca Cemil'den şüphelendim. Başka bir kişinin bilgisiyle POLNET'e girmedim. Cemil Koç'un bana POLNET sorgusu yaptırıp, yaptırmadığını tam net hatırlamıyorum. Sadece Cemil Koç'u tanıyorum. Diğer sanıkları tanımıyorum."

"SAVUNMAMI BANA TÜM DOSYA SUNULDUĞU ZAMAN YAPACAĞIM"

Söz verilen tutuklu sanık Cemil Koç da Esra Tokyaz'ın paylaştığı ses kayıtlarının kesilmiş olarak dosyaya sunulduğunu öne sürerek, "Aleyhime olan delilleri kabul etmiyorum. Olay öyle bir sonuçla sonlandı ki ben suçlu oldum ama dosya kapsamında somut bir delil yok." savunmasını yaptı.

Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Sen başka kanıtlar sunulmasını istedin, biz araştırdık, tebliğ edildi ama sen kabul etmiyorsun dosyayı." dedi.

Bunun üzerine sanık Koç, "Esra mahkemeye girerken, 'Cemil sana bir sürprizim var.' diyerek, benim Ayşe ile çektiğim fotoğrafı masaya koyuyor. Olayın sonu kötü bitti, Ayşe öldü. Herkes sadece beni suçlu biliyor, kimse öncesinde yaşananlardan bahsetmiyor. Olaya ilişkin savunmamı bana tüm dosya sunulduğu zaman yapacağım. Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

Üye hakimin, "Ayşe'nin öldüğünü gördüğünü söyledin. Ayşe'nin öldüğünü ne zaman anladın?" sorusuna sanık Koç, "Birilerini aramak için telefonu arıyordum, o anki psikolojim karışıktı. O sırada vücudu morarmaya başladı. Hatta kalp masajı yapma çalıştım. Yardım çağırmadım çünkü vefat ettiğini anladım. Daha önce buna benzer bir durum yaşadığım için, kimse de bana inanmayacağı için düşündüm. Ayşe'nin burnu kırıktı ama ben kırmadım. Olaydan önce kırılmıştır. Adli Tıp Kurumu'ndan bir talebim var. E-nabız verileri çıkarılsın, bu kırığın ölüm öncesinden olduğu ortaya çıksın." ifadelerini kullandı.

Üye hakimin "Otopside beyin kanaması diyor, sen niye kalp masajı yaptın?" sorusuna ise sanık Koç, "Ağzından köpük geldiğinde, nefes almayınca kalp masajı yapmaya çalıştım." cevabını verdi.

TAHLİYESİNİ TALEP ETTİ

Sanık Koç, kimsenin kendisine inanmayacağını düşündüğünü belirterek, "Bagajı kontrol etmedim kan var mı, yok mu diye. Olay sonrası vicdan azabı çekiyordum, annesi beni arayıp kızım diye ağlıyordu. Merdivenlerden kucağıma aldım ve koltuğa yatırdım. Valiz açıktı. Ayşe'yi aldım ve valizin içerisine koydum. Ekstra bir müdahalede bulunmadım. Ben olay günü Ayşe'nin biraz üzerine gittim ama hangi konu yüzünden üzerine gittiğimi daha sonra açıklayacağım." diye konuştu.

Söz verilen diğer sanıklar da suçsuz olduklarını savunarak, tahliyelerini talep etti.

Görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, tutuklu tüm sanıkların bu hallerinin devamına karar verilmesini ve eksikliklerin giderilmesini istedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, 9 tutuklu sanığın bu hallerinin devamına karar vererek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Duruşma öncesi Küçükçekmece Adliyesi önünde açıklama yapan CHP İstanbul Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun, Ayşe Tokyaz cinayeti ve kardeşi Esra Tokyaz ile dayanışma içinde olmak için adliyede olduklarını ifade ederek, "Adalet için buradayız. Esra'nın yanında, Esra ile dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz." dedi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 11 Temmuz 2025’te müşteki Esra Tokyaz'ın, ikiz kardeşi Ayşe Tokyaz'ın hayatından endişe ederek polise başvurduğu anlatılıyor.

Esra Tokyaz'ın, hakkında şikayette bulunduğu Cemil Koç'un bir süredir Ayşe Tokyaz'la birlikte olduğu belirtilen iddianamede, polislikten ihraç edilen Cemil Koç'un 1 şüpheli ölüm, 3 kasten yaralama, Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet, uyuşturucu kullanma, 2 kez tehdit olmak üzere 8 adli suç kaydının bulunduğu aktarılıyor.

İddianamede, Cemil Koç'un kız arkadaşı Ayşe Tokyaz'ın yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya karar verdiği, plan çerçevesinde sanık Cemal Arslan'ın maktulü olayın gerçekleştiği Atakent Mahallesi'ndeki eve getirdiği, sanık Cemil Koç'un direnmesini önlemek amacıyla maktule zorla uyuşturucu madde verdiği ve canavarca hisle hareket ederek, acı çekmesinden zevk alarak, darbederek kadını öldürdüğü kaydediliyor.

Sanık Cemil Koç'un maktule, öldürmesinden önce de sistematik şekilde şiddet uyguladığı ve Tokyaz'ın özel fotoğraflarını çekerek bunları bilgisayarında tutup şantaj yaptığı anlatılan iddianamede, sanık Cemil Koç'un "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme", "cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "şantaj" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 3 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Sanık Oğuz Kal'ın "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme" ve "cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 2 yıldan 7 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Cemal Arslan, Necmettin Ecer, İlker Umut Uğurlu, Mustafa Enes Aktaşçı, Barış Can Aydın, Erhan Girgin ve Yusuf Ziya Sancak'ın da "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürmeye yardım etme" suçundan 15'şer yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları talep ediliyor.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ayşe Tokyaz'ın cinayet zanlısı Cemil Koç'a bilgi aktardığı iddia edilen polis memurları N.Ç. ve Z.B. hakkında da ayrı bir iddianame hazırlanmıştı.

İddianamede, sanık polis memurları N.Ç. ve Z.B'nin, "görevi kötüye kullanma" ve "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçlarından 3 yıl 6 aydan sekizer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi, 19 Kasım 2025 tarihindeki duruşmada, polis memuru 2 sanığın yargılandığı dosyanın görevsizlik kararı ile ana dava dosyasıyla birleştirilmesi kararı vermişti.