Çevrenizdeki 'gizli' psikopatları ele veren sır çözüldü! MR cihazına girdiler, beyinleri...
İspanya'da yapılan tarihi bir MR araştırması, aramızda normal insanlar gibi dolaşan ancak asla pişmanlık ve empati duymayan o 'gizli' psikopatların beynindeki kan dondurucu fiziksel eksikliği nihayet kanıtladı.
Genellikle pişmanlık duymama, başkalarını manipüle etme ve empati eksikliği ile tanımlanan psikopati, bilim dünyası için uzun süredir muamma olmayı sürdürüyordu, ancak Aggression and Violent Behavior dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bu karanlık tablonun ardındaki nörolojik sırları gün yüzüne çıkarıyor.
Nöropsikolog Ángel Romero-Martínez liderliğindeki İspanyol ekip, 125 erkek katılımcı üzerinde yürüttüğü çalışmada Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) teknolojisini kullandı. Araştırma, psikopatik özellikler sergileyen bireylerin beynindeki frontal (ön), temporal (yan) ve parietal (üst-arka) bölgelerde dikkat çekici bir fiziksel değişim tespit etti: Korteks incelmesi.
Beynin en dış tabakası olan ve "gri madde" olarak bilinen serebral korteks; duyusal bilgilerin işlenmesi, motor kontrol ve yüksek bilişsel işlevlerden sorumlu. Araştırma sonuçlarına göre, bu bölgelerdeki korteks tabakası ne kadar inceyse, bireyin antisosyal davranış sergileme ve manipülasyona başvurma eğilimi o kadar artıyor.
Çalışmanın en çarpıcı yönlerinden biri, bu beyin yapısının sadece şiddet geçmişi olanlarda değil, genel popülasyonda da antisosyal eğilimlerle doğrudan bağlantılı olması. Araştırmacılar, aile içi şiddet failleri ile şiddet geçmişi olmayan kontrol grubunu kıyasladıklarında, korteks incelmesinin şiddet eyleminden bağımsız olarak "duygusal duyarsızlık" ve "dürtüsellik" ile paralel ilerlediğini gördü.
Psikopatinin temel belirtileri:
Başkalarına karşı derin şefkat ve empati eksikliği.
Sosyal normların ve yasaların sistematik ihlali.
Pişmanlık hissetmeden zarar verme eğilimi.
Ani ve riskli kararlar alma (dürtüsellik).
"ADLİ TIPTA YENİ BİR DÖNEM BAŞLAYABİLİR"
Bilim insanları, bu bulguların "Psikopat doğulur mu, yoksa sonradan mı olunur?" tartışmasına bilimsel bir temel kazandırdığı görüşünde. Çocukluk dönemi travmaları ve rehberlik eksikliği gibi çevresel faktörler hala masada olsa da, biyolojik veriler artık yadsınamaz bir boyuta ulaştı.
Araştırma ekibi, elde edilen sonuçların gelecekte adli tıp uzmanları ve psikologlar için yeni bir standart oluşturabileceğini belirtiyor. Nörogörüntüleme incelemeleri ile psikolojik testlerin birleştirilmesi, çok daha kesin ve bilimsel suçlu profilleri oluşturulmasına imkan tanıyabilir.