Özel'den 'şantaj' iddiası: Bozbey'in neden gözaltına alındığını açıkladı
Partisi'nin Bursa'daki mitinginde konuşan CHP lideri Özgür Özel, Mustafa Bozbey'in gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Bozbey'in AKP'den gelen "transfer" taleplerine olumsuz yanıt verdiği için gözaltına alındığını savunan CHP lideri, "Bu akşam AK Parti'ye katılmayı kabul etse bir anda özgürlüğüne kavuşur" diye konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel'in çağrısıyla, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey için "Bursa İradesine Sahip Çıkıyor" mitingi düzenleniyor.
Bursa Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası önünde gerçekleştirilen mitinge sabah saatlerinden itibaren kalabalık toplanmaya başladı.
Belediye Başkanı Bozbey'in gözaltına alınmasına tepki gösteren vatandaşlar "Hak, hukuk, adalet", "Direne direne kazanacağız" ve "Bursa seninle" sloganları attı.
BOZBEY'DEN BURSALILARA MESAJ
Sabah saatlerinde adliyeye sevk edilen ve işlemlerinin sürdüğü öğrenilen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, mitinge mesaj gönderdi.
Sesli mesajda Bozbey, destek verenlere teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:
"Bugün sizlerle yan yana olamasam da vicdanım, aklım sizinle. Bunu hiç unutmayacağım. Sizlerle aynı yolda yürümekten gurur duyuyorum.
Burada hedef olan bir kişi değildir, burada hedef olan sizin iradeniz, sizin oyunuzdur. Bugün burada demokrasinin sadece sandıkta değil, meydanda yaşatılacağını tüm Türkiye’ye gösteriyorsunuz. Bizim başımız dik, vicdanımız rahat!"
ÖZEL'DEN ERDOĞAN'A HODRİ MEYDAN
İmamoğlu'nun mektubunun okunmasının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konuştu.
Mustafa Bozbey'in gözaltına alınma nedeninin "çağırdıklarında AKP'ye gitmemesi" olduğunu savunan Özgür Özel, "İddia ediyorum, Mustafa Bozbey bu akşam AK Parti'ye katılmayı kabul etse bir anda bütün işleyiş değişir, savcının tutumu değişir, kararlar değişir. Ve bir anda Mustafa Bozbey'in suçsuz olduğu, iftiracıların yalan söylediği kabul edilir ve bir anda Mustafa Bozbey özgürlüğüne kavuşur" dedi.
Özgür Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
"Bir yıl geçti, bir kuşatmanın altındayız. Bir kumpasla karşı karşıyayız ve darbecilere karşı adalet ve demokrasi mücadelesinin içindeyiz. Sizlerle daha önce Bursa iradesine çıkıyor, sahip çıkıyor mitinginde bir araya geldiğimizde İstanbul'un iradesine sahip çıkıyorduk. Hep beraber Cumhurbaşkanı adayımıza, bir sonraki Cumhurbaşkanımıza ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar yürüyüşüne sahip çıkıyorduk.
Darbeciler durmadılar, yorulmadılar, milletin tepkisini duymadılar, utanmadılar ve darbeyi yurt sathına yaymakta hiç tereddüt etmediler. Antalya'ya, Adana'ya, Adıyaman'a ve yurdun çeşitli bölgelerine bu darbeyi ulaştırmaya, bu darbeyle, bu darbe girişimiyle beraber sürekli insanları korkutmaya, sindirmeye çalıştılar. Sıra şimdi Bursa'ya, Bursa'nın iradesine geldi.
Biz bugün bu tarihi kente, sizlerin, Bursalıların seçtiğine sahip çıkarken, Bursalıların, kimsenin hakkını yemeyen Bursa'nın hakkını yedirmeme iradesine de destek olmaya geldik.
Bugün, bugün Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey gözaltındadır. Yarın sabah saatlerinde dördüncü gün dolacaktır. Kendisi görev yaptığı bu son dönem, büyükşehirdeki dönemle ilgili değil; arada beş yıl aday olarak çalıştığı, çırpındığı dönem de varken 7 yıl öncesinden bir iftira, bir kumpas bularak o Bursa'nın iradesine sahip çıkma... Bursa'nın iradesine el uzatanlar Mustafa Bozbey'i bugün dördüncü gün emniyette tutuyorlar. Yirmi saat süren acımasız, işkenceye varan bir sorguyla onu yormaya, onu teslim almaya, yirmi saat boyunca ifade alarak ona birtakım çelişkiler, yanlışlar yaptırmaya, adeta yorgunluğundan istifade ederek ona kumpas kurmaya çalışıyorlar. Buradan sonra da savcılık aşaması ve daha sonra umuyoruz olmaz ama mahkeme aşaması olacak.
Günlerce uykusuz bırakılan, rahatsız edilen ve bir şekilde işkenceyle ona ifade sırasında hata yaptırmaya çalışanların ellerindeki bilgiye, ellerindeki ihbara güvenmedikleri; o iftiranın ne olduğunu, iftiracıların ne olduğunu bildikleri çok açık. Peki bunu niye yapıyorlar? İki yıllık büyükşehir döneminde sürekli 'Mustafa Bozbey AK Parti'ye geçecek' diye söylentiler yaydılar. Her seferinde reddetti. Sürekli kendisine hakkında operasyon yapılacağına ilişkin bilgiler ulaştırdılar, huzurunu bozdular. Sonra gelip dolaşıp 'Ya AK Parti'ye katılacaksın ya hapse atılacaksın' dediler.
Bugün Mustafa Bozbey gözaltındaysa bunun sebebi AK Parti'den gelen tehditlere boyun eğmemiş olması, şantaja teslim olmamış olması ve Aydın'daki sözde topuklu, topuklayan efe gibi gidip de AK Parti'ye sığınmamış olmasıdır. Buradan vicdanı olan bütün Bursalılara soruyorum: Mustafa Bozbey çağırdıklarında AK Parti'ye gitseydi, tehdit edildiğinde korksaydı, sinseydi ve kendisine güvenmeseydi bugün bu halde olur muydu?
İddia ediyorum, Mustafa Bozbey bu akşam AK Parti'ye katılmayı kabul etse bir anda bütün işleyiş değişir, savcının tutumu değişir, kararlar değişir. Ve bir anda Mustafa Bozbey'in suçsuz olduğu, iftiracıların yalan söylediği kabul edilir ve bir anda Mustafa Bozbey özgürlüğüne kavuşur.
Şimdi bu yalana teslim olmayan, bu baskıya teslim olmayan, bu darbecilerin oyunlarına gelmeyen, onlara boynunu teslim etmeyen Mustafa Bozbey'in sonuna kadar arkasındayız, sonuna kadar arkasındayız!
Burası Bursa. Burada Mustafa Bozbey %47 oy aldı geçtiğimiz seçimlerde. %30'lu oylarla bütün partiler baraj altı kalmışken iktidara gelen, tek başına iktidarı bulan o günden bugüne de iktidarda olanlara soruyorum: Üç kişiden bir kişinin oyu ile geldiniz, memlekette yıllarca iktidar oldunuz. İki kişiden birinin oyunu almış, memnuniyet anketlerinde %65'lere kadar tırmanmış, yaptığı hizmetlerle Bursa'nın gönlüne girmiş, oy vereni pişman etmemiş, vermeyeni pişman etmiş olan birisinin bu dönemine değil de 7 yıl önceden, o güne dair bir iftiracıyla onu içeri atmak, hapsetmek ve sonra meclis çoğunluğuyla 31 Mart 2024 günü alamadığın belediyeyi yani sandıkta alamadığın belediyeyi savcıyla almak, hâkimle almak. Yazıklar olsun sizin demokrasi anlayışınıza!
Bursa bu kumpası görüyor mu? Yapılanı görüyor musunuz? İşte karşınızda, geçmişte hapse girince o mağduriyeti tepe tepe kullanan; aslında geçmişte bir gün bile gözaltına alınmayan, nezarette tutulmayan, tutuklu yargılanmayan, cezası birinci kademede görülünce bile görevinde tutulup Yargıtay'da kesinleşince telefonla hapishaneye davet edilen birisi, bugün daha üzerinde 7 yıl öncesinden bir iftiracının iddiasıyla onu tutuklatmaya ve meclisteki çoğunluğuyla belediye başkanlığını ele almaya, Bursalının vermediği yetkiyi zorbalıkla almaya çalışıyor. İşte rezaletin fotoğrafı budur.
Erdoğan'a sesleniyorum: Cuntacısın, cunta başısın, darbecisin denince kızıyorsun. Bu yapılan, bu yapılan nedir? Bugün, bugün cümle alem biliyor ki eğer burada, belediye seçimlerinde belediye meclis çoğunluğu sende olmasaydı bu işe kalkışmayacaktın. Didik didik son iki yıl yapıldı, hiçbir şey bulunmadı. 7 yıl öncesindeki 5 yıllık Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemi didik didik incelendi, hiçbir şey bulunmadı. Buluna buluna bir iftiracı bulundu, bir vakıf üzerinden bir kumpas kuruldu. Şimdi Bozbey hapishaneye, AK Parti Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne.
Buradan, buradan açıkça söylüyorum: Bu millet kimi seçerse görev ondadır. Bu millet kumpasa gelmez. Bu millet iradesini teslim etmez. Kısa sürede bir sonuç alırsın ama günü gelince bu yaptığının hesabını Bursa'ya verirsin. Bunun kurtuluşu yoktur.
Erdoğan'a söylüyorum. Burada, belediye meclisinde çoğunluk sende de neden belediye başkanı sende değil? Çünkü Mustafa Bozbey, iki kişiden birinin oyunu alacak kadar Bursalıların güvendiği, inandığı, tercih ettiği bir isim oldu. Öyle olunca millet bir şey diyor, sen başka bir şey diyorsun. Millet kararım budur diyor, sen ona direniyorsun. Unutma, bu millet ne istersen yapar. Askere çağırırsın gider, evladını istersin verir. Evladı tabutla gelir bayrağa sarılı, vatan sağ olsun der ama Atatürk'ün emaneti Cumhuriyetin kazanımı sandığına el uzattın mı o eli ittirir, buna kalkışana haddini bildirir.
Bakın kimden bahsediyorum, neden bahsediyorum? Bu belediye AK Parti'den alındığında 400 milyon dolar borçla alındı. 400 milyon dolar. Bunu duyan duymayan kalmasın. Bugünkü parayla 17,5 milyar lira borç. İki sene geçti, bu borcun yarısı bitti. 17,5 milyar borç bırakan AKP bir tarafa; hem de 'sirkeleyin bunları, paralarını kesin, iflahlarını kesin, hizmet edemez, maaş ödeyemez, çöp toplayamaz hale getirin' talimatına rağmen 17,5 milyar borcun yarısını ödeyen bir belediyecilik yapmışız.
AK Parti'den kalan SGK borçlarının ve vergi borçlarının -bakın borcu bunlar yaptılar- faiziyle birlikte parayı biz ödedik. Tamamı bitti, tamamı bitti. İki yılda, iki yılda 4 milyar lirayı aşan ulaşım yatırımı yapıldı, gözünüzün önünde. 330 bin ton asfalt serildi, gözünüzün önünde. 600 kilometre yol kaplandı, gözünüzün önünde. Ulaşımda gece seferleri başladı, siz istediniz diye. 7 milyar liralık yatırımla 820 kilometre içme suyu hattı döşendi, evinizin önünde. 37 su deposu, 5 gölet, 8 sulama tesisi, 3 atık su arıtma tesisi yapıldı, gözünüzün önünde.
250 bin metrekare yeşil alan kazandırılarak Bursa'daki kişi başına yeşil alan miktarı 12.3 metrekareye çıktı. Karşılaştırma için söylüyorum: Esenyurt'u bunlar aldılar. 25-30 yıl yönettiler. Ancak aldık, şimdi kayyımla geri aldılar. Esenyurt'taki kişi başına yeşil alan yarım metrekaredir. Yanı başındaki Ekrem Başkan'ın, Murat Çalık Başkan'ın Beylikdüzü'sünde 10 metrekaredir. Bursa'da Mustafa Bozbey'in emekleriyle 12.3 metrekaredir.
Soruyorum Bursalılara, Bursa yetmez. Memleketim Manisa'ya soruyorum, Trabzon'a soruyorum Ekrem Başkan'ın memleketine. Erdoğan'ın Rize'sine, Bahçeli'nin Osmaniye'sine soruyorum. Sayın Davutoğlu'nun Konya'sına soruyorum. Meral Akşener'in Kocaeli'sine soruyorum. Ve başkanımız, bütün başkanlarımızın memleketlerine teker teker soruyorum. Teker teker. Acaba bu kadar borç ödenip, bu kadar hizmet yapılırken yolsuzluk mu yapılmış? Yoksa 400 milyon dolar borç bırakılırken ve sigorta ödenmezken, vergi ödenmezken, 17,5 milyar borç yapılırken mi yolsuzluk yapılmış? Bir tarafta belediyeyi batıranlar, bir tarafta borcu kapatıp Bursa'yı ayağa kaldıranlar var.
"O yüzden, o yüzden özellikle Bursa'da CHP'ye değil AK Parti'ye oy vermiş, MHP'ye oy vermiş ancak bu hizmetleri gören herkese sesleniyorum: Kent lokantaları, 10 binden fazla öğrenciye eğitim desteği, 9 yeni B kafe, geri dönüşüm malzemeleriyle damla sulama borularının üretimi, 15 milyon metre damla sulama borusunun çiftçiye dağıtılması, sütünden zeytinine yerel üreticinin elinde kalan bütün ürünlerin alınıp değerlendirilmesi, afet koordinasyon merkezleri, 42 mahalleye afet istasyonlarının kurulması, kentsel dönüşüm projeleri ve 62 özel gereksinimli bireyin istihdam edilmesi... Bunların hepsi AK Parti'li, MHP'li vatandaşların da gördüğü, belediyemizin tıkır tıkır çalıştığı, borç ödediği, asfalt yaptığı, hizmet ürettiği ve bütün Bursa'nın gördüğü işler.
Şimdi bunları durduralım, seçmediklerinizi geri getirelim, yeniden borç yapsınlar, yeniden israf yapsınlar. Bursa'nın bıktığı işleri tekrar tekrar yapsınlar, Mustafa Bozbey de haksız yere hapiste yatsın... MHP'li, AK Parti'li Bursalılar, ben sizin Bursa'nın da evladıyım, Bursa'nın damadıyım. Bursalıları bilirim. Bursa'daki hiçbir vicdan bu alçaklığa sessiz kalmaz, hiçbir vicdan!
Şimdi Mustafa Bozbey'in benden bir isteği vardı. Diyordu ki, "Nisan ayında bir gün gel Genel Başkanım, çünkü çok açılışım birikti. Bu açılışları birlikte yapalım." Geçen gün haber yollamış avukatlarıyla. Demiş ki: "Genel Başkan nisan ortasında gelecekti, açılış yapacaktık. Ama beni aldılar içeriye koydular. Ne olur ne olmaz, bir suçum yok ama sırf belediyeye çökmek için gelip de beni tutuklarlar. Sonra da üç beş ay yatırırlar, sonra çıkıp benim yaptığım işleri kendileri yapmış gibi anlatırlar, açılış yaparlar. Genel Başkanım gelsin, ben buradayım, o orada, açılışı yapsın. Bursalı kimin hizmet yaptığını görsün, kumpasa teslim olmasın."
Bugün Mustafa Bozbey'in beklediği, açılış için beni beklediği 29 hizmetin açılışını yapacağız. Bu otobüsün üstünde 103. kez iradeye sahip çıkıyoruz. Şiirler okuduk, şarkılar söyledik, gün oldu ağladık, gün oldu gülümsedik ama bu da nasipmiş ki dünya siyaset tarihinde ilk kez: Hizmetleri yapan, polis tarafından sorgudayken, savcı sorgusu beklerken; gecenin bir yarısında, ama hizmeti alanlarla birlikte hep toplu açılış töreni yapıyoruz. Bu da tarihe böyle geçsin. Bize bunu yaptıranlar yaptıklarından utansınlar, Bursa da bu hizmetlerle gurur duysun!"