CHP'den İBB Davası'nda gazetecilere getirilen kısıtlamaya tepki
CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut Silivri'de görülen İBB Davası'nda gazetecilere yönelik kısıtlamalara tepki gösterdi. Bulut "Bu koşullar altında yapılan bir duruşma yalnızca gazetecilerin değil, doğrudan doğruya toplumun haber alma hakkının önüne geçmektir" dedi.
CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, İBB Davası’nı takip eden basın mensuplarının duruşma salonu ve dışında yaşadıklarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bulut, şunları söyledi:
“İstanbul Silivri’de görülen İBB Kumpas Davası’nı takip eden basın emekçilerinin maruz bırakıldığı uygulamalar yalnızca mesleki etik ve insan hakları açısından değil, aynı zamanda hukuk devleti ilkesi bakımından da son derece vahim bir tabloyu ortaya koymaktadır. Duruşmaları izlemek üzere kamu adına görev yapan gazeteciler, adeta cezalandırılır gibi insani olmayan koşullara mahkum edilmekte, kısıtlı fiziki imkanlar ve keyfiyete dayalı uygulamalarla sistematik biçimde yıldırılmaya çalışılmaktadır. Daha da önemlisi gazetecilerin asli görevleri olan kamuoyunu doğru ve eksiksiz bilgilendirme sorumluluğu fiilen engellenmektedir. Sesin duyulmadığı, görüş açısının bilinçli şekilde sınırlandırıldığı, sanıkların yüzlerinin dahi görülemediği bir ortamda yürütülen bir yargılamaya ‘şeffaf’ demek inandırıcı olmaktan uzaktır. Bu koşullar altında yapılan bir duruşma yalnızca gazetecilerin değil, doğrudan doğruya toplumun haber alma hakkının önüne geçmektir.
Basının zapturapt alınması, demokratik toplum düzenine yönelik açık bir tehdittir. Çünkü özgür ve bağımsız basının olmadığı bir ortamda adil yargılamadan söz edilemez. Gazetecilerin susturulduğu, görmelerinin ve duymalarının engellendiği bir sistemde, gerçeğin karartılması kaçınılmazdır. Bu hukuksuz ve keyfi uygulamalara bir an önce son vermelidir. Gazetecilerin görevlerini özgür, güvenli, eşit ve insani koşullarda yerine getirebilmesi sağlanmalı; duruşma salonlarında şeffaflık, erişilebilirlik ve hesap verebilirlik ilkeleri eksiksiz biçimde uygulanmalıdır. Susturulan her gazeteci, karartılan her gerçek ve kısıtlanan her bilgi, doğrudan adaletin kendisine vurulan bir darbedir. Özgür basın yoksa adalet de yoktur.”