Özel'den iktidara 'NATO' tepkisi: Hiçbir ülkede böyle özgüvensizlik görülmedi
CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Eskişehir'deki grup toplantısında konuştu. Özel, NATO tedbirleri kapsamında çok sayıda kişinin tutuklanmasına tepki gösterirken, "Trump kendi ülkesinde yüz binler tarafından protesto edilebilirken, Erdoğan, Trump'ın Türkiye'deki bir protestosunun kendisi için bir son olacağını düşünmekte" dedi.
CHP lideri Özgür Özel, daha önce Eskişehir'de yapılacağı açıklanan grup toplantısında konuştu.
Konuşmasında çok sayıda konuyu gündeme getiren Özel, mutlak butlan kararıyla CHP'nin Genel Başkanlığı'na atanan Kemal Kılıçdaroğlu'na da gönderme yaptı. Özel, "'13 kere yarıştık hep ben yendim' diyecek birisine, 'ne konuşuyorsun kardeşim, bir kere yarıştık onu da ben yendim' diyecek durumdayız.
Son kurultayın sonuçlarını hazmedemeyenlerle son seçimlerin sonuçlarını hazmedemeyenler mutlak butlanla mutlak sultan ittifakını kurmaya çalışıyorlar. Milletin buna rızası yoktur" dedi.
Özel, konuşmasında iktidara NATO tedbirleri altında çok sayıda kişinin gözaltına alınması üzerinden tepki gösterdi. Özel konuya ilişkin açıklamasında, "Trump kendi ülkesinde yüz binler tarafından protesto edilebilirken, Erdoğan, Trump'ın Türkiye'deki bir protestosunun kendisi için bir son olacağını düşünmekte. 'Eğer birisi Trump'a birisi bir şey derse, benden desteğini çekecek' vehmiyle Ankaralıları evine hapsetmekte" ifadelerini kullandı.
Özel açıklamasının devamında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in 'Kurtuluş Savaşı' sözlerine de tepki gösterirken, "Neden kurtuluyoruz sorusunun cevabının, işgalden, istiladan, ülkenin parçalanmasından, milletin artık bir başka ülkenin sömürge olmasından kurtuluyoruz cevabını bilmeyenlerin, halen daha o gün işgal altındaki İstanbul ve İstanbul'daki son padişahla ilgili kendilerince bir meseleyi Kurtuluş Savaşı'ndan önce, Gazi Mustafa Kemal'in önünde tutanlara neyi hatırlatmak lazım? Belki şunu hatırlatmak lazım: Bu ülke nasıl kurtuldu diye sorana şunu hatırlatmak lazım. Evladının battaniyesini mermiye saranların kağnılarla geceleyin çektikleri yollarla kuruldu. O çektikleri kağnıları da çeken öküzdü, öküz." dedi.
Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Bozkırın ortasında bir cennet yaratan, Eskişehir'in efsane büyükşehir belediye başkanı siyasetteki büyük ustamız Yılmaz Büyükerşen'i saygıyla selamlıyorum.
Bugün bu kente hem umut olmaya hem de bu kente her geldiğimizde olduğu gibi umutla dolmaya, buradan güç almaya geldik. İnancımıza inanç, gücümüze güç katan bizimle birlikte burada çok önemli bir grup toplantısında, hem grubumuza misafir olan hem de bizi misafir eden tüm Eskişehirlileri selamlıyorum.
Türkiye'nin hasret kaldığı yeni siyaseti milletimizle birlikte kuruyoruz. Belki şatafatlı binalarımız, görkemli sahnelerimiz yok ama şükürler olsun ki milletimizin gönlündeyiz.
Gençlerin umuduyla, annelerin duasıyla her şehirde büyüyerek yürüyoruz. Bu yürüyüş yok sayılan, hor görülen karınca gibi ezilmek istenen milletin yürüyüşüdür. Eskişehir'den haykırıyorum ki milletin azim ve kararlılığının önünde hiç kimse duramayacaktır.
'FAİZE VERİLEN PARA EMEKLİYE ZAMMIN TAM 19 KATI'
Verecekleri 3.500 TL zammın emeklilere, maliyeti 79 milyar TL. Büyük para gibi anlatıyorlar. Oysa bu iktidarın bu yılın ilk 5 ayında faize ödediği para 1.5 trilyon TL. Emeklilere verilen zammın tam 19 katı. Geçmişte nas diye, faizi ellemeyen, enflasyonu yüzde 90'a gerçekte yüzde 120'ye çıkana kadar seyreden Erdoğan, bugün emekliye verdiğinin 19 katını sadece 5 aylık sürede faiz lobilerine ödemiş durumda.
NATO TUTUKLAMALARINA TEPKİ
Ülkemiz, bugün ve yarın devlet başkanlarının da bulunacağı NATO Zirvesine ev sahipliği yapıyor. Biz son yerel seçimin birinci partisi olarak, böyle bir ev sahipliğini önemsiyoruz. NATO'da sözümüz geçsin, Türkiye küresel ve bölgesel gelişmelerde oyun kurucu bir ülke olsun isteriz.
Kendi insanına çile çektiren, anlamsız bir olağanüstü halin içindeyiz. Protesto yapılabilir diye 225 insan ev baskınlarıyla gözaltına alınmış, önce 178'i tutuklanmış, daha dün 100 gözaltı işlemi daha yapılmıştır. Yasalarımızda önleyici gözaltı bile yokken önleyici tutuklama adı altında, yani bunlar NATO sırasında eylem yaparlar diye insanlar özgürlüklerinden edilmiştir.
Trump kendi ülkesinde yüz binler tarafından protesto edilebilirken, Erdoğan, Trump'ın Türkiye'deki bir protestosunun kendisi için bir son olacağını düşünmekte. 'Eğer birisi Trump'a birisi bir şey derse, benden desteğini çekecek' vehmiyle Ankaralıları evine hapsetmekte.
'ÜLKENİN YOKSULLUĞUNDAN UTANMAYANLAR HALKI BARİYERLERİN ARKASINA SAKLIYOR'
Yüzlerce insanın gözaltına alındığı, meydanların kapatıldığı, esnafın iş yapmasının önüne geçildiği yerde ülkenin başkenti perişan haldedir. Ülke adına bir utanç durumuyla karşı karşıyayız. Gelen heyetler ne görecekler? Hayalet bir şehir. Polislerle dolu bomboş sokakları Ankara'dan ayrılacaklar.
Ülkenin yoksulluğundan utanmayanlar, bunları liderlerin görmesinden utanıp panolarla gizlemeye çalışmaktadırlar. Kendi insanından utanan, onları bariyerlerin arkasına saklayan iktidarın sonu gelmiş demektedir. AK Parti tükenmiştir bitmiştir.
Devletin geleneklerini yıkan ve bu ülkenin gücünden korkup kendi kaba kuvvetini kudret gibi göstermeye kalkanlara şunu ifade edeyim. Biz bu ülkenin kurucu partisiyiz, kurucu iradesiyiz. Tehditlere karşı caydırıcı bir güç haline getiren kadroların bugünkü temsilcileriyiz.
TRUMP'IN ANITKABİR'İ ZİYARET ETMEMESİNE İLİŞKİN
Bize her türlü ambargoyu uygulayanların ambargodan vazgeçmeleri için ağzına bu şekilde bakılamaz. Bizden 5 dakika randevu alma için bize yalvarıyorlar diyen Dışişleri Bakanıyla 2 gün sonra oval ofiste şakalaşılamaz. O Trump ki, Türkiye'ye gelip Anıtkabir'i ziyaret etmeyen bir ABD Başkanıdır.
1959'da Eisenhower'ın, 91'de Baba Bush'un, 99'da Clinton'ın, 2004'te Oğul Bush'un, 2009'da Obama'nın Anıtkabir ziyaretleri kayıtlardayken; Taslak programa Anıtkabir ziyareti yazıp sonra o ziyareti çıkarıp da Ankara'ya gelen ABD Başkanının bugün Erdoğan tarafından çocuklarla karşılayacağının haberler geçmektedir. Eğer ABD Başkanı çocuklarla karşılanacaksa, o çocuklar ellerinde İran'da öldürülen 165 kız çocuğunun resmini tutmalıdır.
MİLLİ EĞİTİM BAKANINA 'KURTULUŞ SAVAŞI' TEPKİSİ
5 ay sonra, ülkesinde topal ördek haline gelecek, belki her iki tarafta birden gücünü kaybedecek birine yaranmak için böyle bir ilişki ağı asla ve asla savunulamaz. Bugün o törene götürülecek çocukların eğitiminden sorumlu Milli Eğitim Bakanı'nın daha dün çıkıp da 'Kurtuluş Savaşı'nın adını değiştirmeye kalkması, neden kurtuluyoruz diye soru sorması, artık b iktidarın bu millet tarafından taşınılamayacağının göstergesidir.
Neden kurtuluyoruz sorusunun cevabının, işgalden, istiladan, ülkenin parçalanmasından, milletin artık bir başka ülkenin sömürge olmasından kurtuluyoruz cevabını bilmeyenlerin, halen daha o gün işgal altındaki İstanbul ve İstanbul'daki son padişahla ilgili kendilerince bir meseleyi Kurtuluş Savaşı'ndan önce, Gazi Mustafa Kemal'in önünde tutanlara neyi hatırlatmak lazım? Belki şunu hatırlatmak lazım: Bu ülke nasıl kurtuldu diye sorana şunu hatırlatmak lazım. Evladının battaniyesini mermiye saranların kağnılarla geceleyin çektikleri yollarla kuruldu. O çektikleri kağnıları da çeken öküzdü, öküz.
'BİR VE BİR ARADA OLDUĞUMUZU MİLLET GÖRMEKTEDİR'
Ben öfkeyi anlıyorum, haksızlığı anlıyorum. İktidara yürürken karşı karşıya olduğumuz durumu anlıyorum. Ama bu öfkenin bir enerjiye dönüşmesi ve kararlılıkla iktidar yürüyüşüne sevk edilmesi gerekmektedir.
Yani öyle, '13 kere yarıştık hep ben yendim' diyecek birisine, 'ne konuşuyorsun kardeşim, bi kere yarıştık onu da ben yendim' diyecek durumdayız.
Son kurultayın sonuçlarını hazmedemeyenlerle son seçimlerin sonuçlarını hazmedemeyenler mutlak butlanla mutlak sultan ittifakını kurmaya çalışıyorlar. Milletin buna rızası yoktur.
Biz bir bütünüz. Ayrılanların siyasi bir karşılığı yoktur. Partiyi karpuz gibi ortadan bölmek, 30/70 olsun hevesindeyken bir ve bir arada olduğumuzu bütün millet görmektedir.
'BU PARTİ VE MİLLET SEÇENEKSİZ DEĞİL'
Onların istediği bizi daha kötüye götürmek, susturmakken bütün hesapların terse döndüğünü. Masa başı planların geri teptiğinin, AKP'nin yalnızlaşmaya ve kendi içinde bir hesaplaşmaya girdiğini, CHP'nin seçilmiş kadrolarının milletle birlikte yürüdüğünü memnuniyetle görüyorum.
Butlan kararından beri sabırla, sağ duyuyla bekliyoruz. Milletin safında durmaya devam ediyoruz. Partimizi geri almak için sonuna kadar siyasi, hukuki ve fiziki mücadeleyi vermeye devam ediyoruz.
Ama işgal bitmezse kimse enseyi karartmasın, ne bu parti ne bu millet seçeneksiz değildir. Bu yürüyüş, benden benim adımdan, arkadaşlarımızın adından çok daha büyük bir yürüyüştür. Ekrem Başkanı unutmayan, Mansur Başkandan ayrılmayan, Yılmaz Hocanın elini bırakmayan bir yürüyüştür. Bu yürüyüş millete güvenenlerin milletle beraber başaracakları bir yürüyüştür.
Oy oy sokak sokak, belde belde kazanacağız. Meydan meydan büyüyoruz. büyümeye devam edeceğiz. Hepinize güveniyorum. Yolumuz açık olsun.