CHP’li Erol’dan AKP’li vekillere sert uyarı: Bürokrasiye tehditkar baskıyı bırakın
CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, AKP’li milletvekillerinin kamu bürokrasisi üzerinde baskı kurduğuna dair şikâyetler aldıklarını belirterek, “Siyaset yönlendirir ama tehdit edemez. Bu anlayış sürerse gereğini Meclis’te yaparım” dedi.
CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, AKP’li milletvekillerinin kamu bürokratlarına yönelik “tehditkar bir dil” kullandığına ilişkin şikâyetler aldıklarını açıkladı. Kamu bürokrasisinin baskı altına alınmaması gerektiğini vurgulayan Erol, iktidar milletvekillerini sert ifadelerle uyardı.
“BÜROKRASİ TEHDİT EDİLEMEZ”
AKP’li milletvekillerinin yetki sınırlarını aşmaması gerektiğini belirten Erol, siyasetin bürokrasi ile ilişkisine dair şu değerlendirmeyi yaptı:
“Buradan AK Parti milletvekillerini ayrıca uyarmak istiyorum: Kamu bürokrasisi üzerinde aşırı baskı kurulmamalıdır. Herkesin yetkisi ve sorumluluğu bellidir. Siyaset kurumu bürokrasiyi yönlendirebilir ancak yaptırım gücüyle baskı kuramaz. Örneğin bir köy yolunun yapılmasıyla ilgili bir talep geldiğinde, milletvekili bunu ilgili bürokrata iletebilir. Ancak uygulama süreci ve bürokratik görev alanı milletvekillerinin baskısı altına alınamaz. Bu konuda açıkça uyarıyorum. Kulağıma bazı şeyler geliyor ve bu nedenle bu uyarıyı yapıyorum. Kamu bürokrasisini rahat bırakın. İktidar partisinin milletvekili olarak önerilerinizi iletebilirsiniz ancak tehditkâr bir dil kullanamazsınız. Bu anlayış devam ederse, bunun karşılığı mutlaka olacaktır. Gerekirse bu konuları genel kurulda açıkça dile getiririm.”
“AYNI KAREDE OLMAK YETMEZ, ÇÖZÜM GEREK”
Elazığ’ın sorunlarının çözümünde ortak sorumluluğa işaret eden CHP’li Erol, “Eğer sorunlar çözülemiyorsa, benim aynı karede bulunmamın bir anlamı yoktur. Zaten bu sorunların tamamını tek başıma çözebilecek ilişkilerim de vardır. Ancak ben muhalefet milletvekili olarak, bu sorumluluğu tek başıma üstlenmek yerine, birlikte çözüm arayışındayım. Elazığ sorunuysa, Elazığ milletvekillerinin tamamının katkı sunması gerekir.
Eğer bu sorunlar kısa vadede, yani Nisan veya Mayıs ayına kadar çözülmezse, daha önce yaptığım gibi çözüm odaklı muhalefet diline geri dönerim. Sayın Cumhurbaşkanı’na tek başıma giderim, bakanlara giderim, Elazığ’ın sorunlarını meclis gündemine taşırım. Meclis kürsüsünden gördüğüm her yanlışlığı ifade ederim, soru önergeleri veririm ve bakanlıklara şikayetlerimi iletirim. 27. dönemde kullandığım siyaset diline geri dönerim. Sorumluluğu kim üstleniyorsa üstlensin, bu benim için önemli değildir. Bu süreci nezaket kuralları çerçevesinde, siyasi birlikteliklere zarar vermeden, çözüm odaklı bir siyaset anlayışıyla yürütmeye çalışıyorum. Ancak unutulmamalıdır ki ben bir muhalefet milletvekiliyim. İktidar partisinin hiçbir şey yapmamasına sessiz kalmam. Şehirde temel sorunlar vardır ve bu sorunlar çözülecektir. Siyasetin güzelliği de burada ortaya çıkar. Her şeyi suçlayan bir dil kullanılmamalıdır. Doğru gördüğüm her işi takdir ederim yanlış gördüğüm yerde müdahale ederim” ifadelerini kullandı.