CHP'li Gökçe Gökçen: Hiçbir hak mücadelesi kız çocuklarının kanının döküldüğü bir zemin üzerine inşa edilemez
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, kadın hakları, demokrasi ve savaş karşıtlığına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Hiçbir özgürlük ya da eşitlik mücadelesi kız çocuklarının kanının döküldüğü bir zemin üzerine kurulamaz” dedi
CHP'li Gökçen, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu ile birlikte, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Kadın Kolları tarafından düzenlenen “Eşitlik, Adalet ve Demokrasi Mücadelesinde Kadınlar” buluşmasına katıldı. Etkinlikte gerçekleştirilen panelde konuşan Gökçen, kadın hakları ve hukuk devleti tartışmalarına değindi.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VURGUSU
Gökçen konuşmasında, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin kadın hakları açısından önemli bir kırılma olduğunu belirtti. Sözleşmenin yıllar süren kadın mücadelesi sonucunda kazanılmış bir belge olduğunu ifade eden Gökçen, şiddetin yalnızca fiziksel saldırıyla sınırlı olmadığını vurguladı.
Kadına yönelik şiddetin cinsel, psikolojik ve ekonomik boyutlarının da bulunduğunu belirten Gökçen, iş hayatındaki ayrımcılık, siyasette temsil sorunları ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bu sorunun temelinde yer aldığını söyledi.
İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükten kaldırılmasını hukuksuzluk tartışmalarının önemli dönemeçlerinden biri olarak nitelendiren Gökçen, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları mekanizmalarına da atıfta bulundu. Bu süreçte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmaması ve bazı yargı kararlarının tartışma konusu olmasının hukuk devleti açısından sorun yarattığını dile getirdi.
"6284 HEDEFTE"
Gökçen, bazı çevrelerin 6284 sayılı Kanun’un kaldırılması yönünde girişimlerde bulunduğunu da belirtti. Bu tür girişimlerin aileyi koruma iddiasıyla ortaya çıktığını ancak gerçekte bireyleri güçlendirmeye yönelik politikaların geri plana itilmesine yol açtığını savundu.
Aileyi korumanın yolunun kadınların güçlendirilmesi, yoksullukla mücadele edilmesi ve sosyal devlet mekanizmalarının güçlendirilmesinden geçtiğini ifade etti.
Konuşmasının son bölümünde uluslararası gelişmelere de değinen Gökçen, özellikle Orta Doğu’daki çatışmalar ve çocukların hedef alınmasına yönelik eleştirilerde bulundu. Özgür Özel’in meydanlarda dile getirdiği “savaşa hayır” çağrısına toplumdan güçlü bir karşılık geldiğini belirten Gökçen, savaşın siviller üzerinde yarattığı yıkıma dikkat çekti.
Gökçen, “Masum insanların hayatını kaybettiği bir ortamda özgürlük ya da demokrasi adına bir kazanım elde edildiğini söylemek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.