CHP’li Gökçen, Murat Çalık ve Tayfun Kahraman'la ilgili konuştu: Adli tıp raporunda yanıltma var
CHP’li Gökçe Gökçen, tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık için erilen adli tıp raporunda "yanıltma" olduğunu ifade etti. Gökçen "16 kan ölçümünün 13’ü normal değerlerin dışında, 3’ü normal değerlerde. Ve adli tıp raporu bu 3 ölçüm esas alınarak yazılıyor” diye konuştu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, son dönemde yaşadığı sağlık sorunlarıyla gündeme gelen tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve şehir plancısı Tayfun Kahraman’la ilgili açıklamalarda bulundu.
Gökçen, Çalık’ın bir hükümlü değil, tutuklu olduğu gerekçesiyle tahliyesi için adli tıp raporunun şart olmadığını belirterek “Ayrıca adli tıp raporunda şöyle bir yanıltma var: Yapılan 16 kan ölçümünün 13’ü normal değerlerin dışında, 3’ü normal değerlerde. Ve adli tıp raporu bu 3 ölçüm esas alınarak yazılıyor” dedi.
Cumhuriyet'te yer alan habere göre; Çalık’ın bir an önce serbest bırakılması gerektiğini vurgulayan Gökçen “Çok uzun bir süre iddianamesiz cezaevinde kaldı. İddianamenin ne kadar siyasi olduğu ortaya çıktı. Ailesi her gün cezaevi önünde nöbet tutuyor. Sürekli kilo kaybını, ameliyatlarını takip ettiler. Artık yapılan bir aileye zulmetmek. Çünkü Murat Çalık’ın kanserinin nüksetme ihtimali var” diye konuştu.
"HERKESE ZARAR VEREN BİR KÖTÜLÜK"
Tayfun Kahraman’la ilgili ise Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un adli tıpı işaret eden açıklamalarını eleştiren Gökçen “Adalet Bakanı sanki AYM kararını hiç duymamış gibi konuşuyor. Tayfun Kahraman hakkındaki AYM kararı, ne kadar adaletsiz bir şekilde yargılandığını uzun uzun anlatıyor. Karar ‘Sen Tayfun Kahraman’ı Gezi’yi organize etmekle suçluyorsun. Gezi’yi organize ettiğini iddia ettiğin diğer insanlarla Gezi öncesi irtibatı yok. Sadece Taksim Dayanışması adına yaptığı açıklamaları söylüyorsun, bu açıklamalarda şiddete çağrı yok’ diyor. O zaman nasıl hükümlü? Bu karar yokmuş gibi davranıyor. ‘Adli tıp şöyle derse, böyle derse’ diye bekliyoruz. Artık sadece anayasa ihlali değil herkese zarar verecek bir kötülük var. Adalet Bakanının sadece meseleye adli tıptan bakması, meselenin özünü kaçırmak” değerlendirmesini yaptı.