CHP lideri Özel Muğla'da: "Günahkar Erdoğan’a dur deyin"

CHP lideri Özel Muğla'da halka seslendi. Özel, Muğlalıları "Bu meydana bakınca her türlü haksızlığa, eşitsizliğe, adaletsizliğe karşı duranları, teslim olmayanları, evde oturmayan, meydana çıkan ve mücadele edenleri görüyorum" sözleriyle selamladı. Akbelen direnişini sahiplenen Özel AYM'ye çağrıda bulunarak "Bu günahkar Erdoğan’a dur deyin" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel 19 Mart 2025'te İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınarak tutuklanmasının ardından başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" miting serisine Muğla'da devam etti.

"BU MEYDANA BAKINCA TESLİM OLMAYANLARI GÖRÜYORUM"

Özel'in konuşmasından satır başları şöyle:

Bu meydanda teslim olmayanları görüyorum. Bu meydana bakınca ben seçtiğine, seçme hakkına, iradesine sahip çıkanları... Bu meydana bakınca her türlü haksızlığa, eşitsizliğe, adaletsizliğe karşı duranları, teslim olmayanları, evde oturmayan, meydana çıkan ve mücadele edenleri görüyorum.

Ben sizin, ben sizin bu azminizi, bu yüreğinizi, bu mücadele gücünüzü görünce diyorum ki: Hiçbir zaman karanlık kazanmaz, her zaman aydınlık kazanır. Hiçbir zaman kötülük kazanmaz, iyilik kazanır. Zulmedenler değil, zulme direnenler kazanır. Mücadele edenler kazanır. Ve sizi görünce diyorum ki: Biz kazanacağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız!

Milas çok partili dönemde hep demokratları seçti. Milas, Muğla 15 kez belediye başkanı seçti; 9’u CHP’den, 3’ü diğer sosyal demokrat partilerden, 12 kez bizi seçti. Bu seçime gelene kadar çok kez kazandık. Bu seçimde komşunuzu, Bodrum Belediye Başkanımızı Büyükşehir adayı gösterdik; Ahmet Aras’la rekor oyla, %55’le kazandık.

Burada 89’da, 99’da, 2004’te belediye başkanlığı yapan, 23. dönemde milletvekilliğini yapan Fevzi Topuz’u hepiniz el birliğiyle, gönül birliğiyle yine göreve davet ettiniz; o da rekorlar kırarak kazandı. Onları kutluyorum, sizlere teşekkür ediyorum.

Ve Muğla’da, bu seçimlerde Muğla’da daha önce 6 olan ilçe sayımızı 13 ilçeden 11’ini kazanarak; ve 13 ilçenin 11’ini, coğrafyanın %90’ını, nüfusun %90’ından fazlasını kazanarak büyük bir rekora imza attık. Benim hemşerilerim, akrabalarım, Egelilerim hem kendi evlatlarına hem de genel başkanlarına sahip çıktılar. Buradan ayrı ayrı, ayrı ayrı her birinize teşekkür ederken özellikle şunu söylemek istiyorum: Seydişehir, Seydikemer ve Kavaklıdere; sizin de seçtiğiniz başımızın üstünde. Siz başka bir tercihte bulundunuz, kusur bizdedir. Sizin de gönlünüzü, sizin de oyunuzu alana kadar, o belediyeleri kazanana kadar çalışmaya devam edeceğiz. Hepinizi yürekten kutluyorum.

Hem Fevzi Topuz hem Ahmet Aras kendilerine görevin verildiği günden itibaren var güçleriyle çalışıyorlar. Muğla’da geçtiğimiz dönemlerde çok önemli hizmetler yapıldı. Geçmiş dönemde Muğla’mıza üç dönem il belediye başkanı, iki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı olarak hizmet veren Osman Gürün’e bir yürekten teşekkür ve selam gönderiyoruz.

Muğla’da bu dönem altyapıya inanılmaz önem veriliyor. Ahmet Aras geçen yıl 4 milyar -milyon değil, milyar- altyapı yatırımı yaptı. Bu yıl 6 milyarlık yeni bir bütçe koydu. İki yılda 10 milyarlık altyapıyla; kışın olan nüfusu yazın 10’a katlanan, yani 1 milyonluk nüfus için para alan ama 2, 3, 4’e nüfusu katlanan, örneğin Milas’ta deniz kenarlarında 10’a katlanan yerde bu hizmetleri yapabilmek için, buraya gelenleri, misafirleri iyi ağırlamak, altyapıya onun getirdiği yükü göğüsleyebilmek için yapılan bu yatırımların her birisine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Ayrıca huzurevlerinden kreşlere kadar, parklardan yollara kadar, gelirken başkan gösterdi, hastanenin yolunu yapana kadar, köprüler yapana kadar; İlçe Belediyesi’nin, Büyükşehir Belediyesi’nin aslında yetkisini, sorumluluğunu hatta bütçesini aşan işleri, sırf birileri sizi ihmal edince geride kalmayasınız diye, eksik kalmayasınız diye yapan bu iki başkanıma, el ele çalışan iki başkanıma ve Muğla’daki tüm belediye başkanlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Onlara helal olsun!

Kadın yaşam merkezleri için, 'Kısa Mola' evleri denilen engellileri, dezavantajlıları unutmayan 5 yeni merkez için; 2’den 8’e çıkmış olan kreşler için; bir huzurevinin bitmesi, inşaatı süren iki huzurevi için; Bodrum, Marmaris, Ortaca katı atık merkezleri için; güneş enerjisi santralleri için; ve toplamda 131 km yeni içme suyu hattı için, 141 mahallede değişen içme suyu hatları için, 40 km yeni yapılmış kanalizasyon hattı için; Bodrum’da içme suyu hatlarının tamamının yenilendiği için, denizden içme suyu arıtma tesisinin son aşamasına geldiği için; üreticiye yerel tohum ve meyve fidanı dağıtımı için Ahmet Aras’ı bir yürekten alkışlayalım bakalım.

150 bin metrekare sathi kaplaması, 165 bin metrekare parke taş döşemesi, kazandırdığı 11 iş makinesi, 30 hizmet aracı için; ihtiyaç sahiplerine yapılan yüksek sosyal yardımlar için; tarlada kalan kavunlardan tutun da belediyenin ürettiği portakalına kadar yoksulun mutfağına, sofrasına bunları koydukları için; Koru Ekin Ambarı Köprüsü için, otoparklar için, Ören sahil yolu için, Şehitlik Anıtı, Atatürk Bulvarı için ve Boğaziçi Kafe ile 7’ye çıkan hizmet alanları için de Fevzi Topuz’u alnından öpüyoruz Milas olarak!

"VERDİĞİ VERGİ MUĞLA'DA KALSA HİZMET 5 KATI OLUR"

Muğla'da yetki bizde ama Türkiye'de genel seçimde yetki Adalet ve Kalkınma Partisi'nde bir baktım ne yapmışlar Muğla'ya diye.

Muğla 2025'te 68 milyar vergi ödemiş peki Muğla'ya ne kadar bütçe ayrılmış: 5.7 milyar. Verdiği vergi Muğla'da kalsa burada hizmet 5 katı olur.

Çiftçilerin yaşadığı sorunlara değinen Özel "Bu sorunları çözmek için yeni bir iktidara ihtiyaç vardır. Şikayet eden köylüye 'Al ananı da git' diyen bir cumhurbaşkanına değil ilki gibi 'Köylü milletin efendisidir' diyen bir cumhurbaşkanına ihtiyaç vardır" diye konuştu.

"AKBELEN DİRENİŞİNİ SAHİPLENİYORUM"

Akbelen'de yaşanan çevre katliamı da Özel'in konuşmalarında yer buldu.

Özel "Akbelen direnişini bir kez daha selamlıyorum ve sahipleniyorum" diye konuştu. Özel şöyle devam etti:

Milas'ta olmamızın en önemli sebeplerinden bir tanesi de maalesef hükümet eliyle Akbelen'e yapılanlar. Demokrasilerde millet vekalet verip de çekilmez arkadaşlar. Tam olarak da bugün buraya bunu yapmaya geldiniz, bunu yapmaya geldik.

Buradan vicdanı olan, insafı olana, Alllah'a inanan herkese sesleniyorum. Bu yapılanlara karşı Akbelenliler direndi. AK Partililer, ‘seçimi kaybediyoruz’ diyerek geri adım attı. Şimdi iki katıyla saldırmaya çalışıyorlar. Meclis’e bir kanun getirdiler. Normal şartlarda zeytinliklerin korunmasına dair kanun ortada duruyorken, kendilerince koordinatlarla burayı tarif eden kanun çıkardılar. Kanunu saatler içerisinde Anayasa Mahkemesi’ne götürdük. Bunlar Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı vermesinden çekinerek acele kamulaştırma için Cumhurbaşkanı Kararı çıkarttılar.

AYM'YE ÇAĞRI

Anayasa Mahkemesi’ne buradan çağrıda bulunuyorum. Bu milletin sesini duyun. Bu ormanın, bu hayvanların, bu kuşların, bu ağaçların günahına girmeyin. Bu günahkar Erdoğan’a dur deyin, dur deyin.

Bu gece başınızı yastığa koyduğunuzda o orman köylüsünü düşünün. Onun için mücadele eden 80 yaşında mücadele eden teyzeyi, oraları maden olduğunda yok olacak olan hayvanları, güzelim ağaçları düşünün. Bir tane zeytinin bile kıymetini düşünün ve bir buçuk milyon zeytin ağacının kesimine dur demek sizin yetkinizde. Bu gece onları düşünün ve artık bu başvuruyu öne çekin, bu katliama dur deyin.

Limak’a dur deyip, bu teyzemin yüzünü güldürmeni bekliyoruz.

"ERDOĞAN'DAN BİR ŞEY İSTERSEM YAZIKLAR OLSUN"

Erken seçim çağrısını yineleyen Özel "Bundan sonra bu mücadele Erdoğan’dan bir şey isteme mücadelesi değildir. 20 bin liralık emekli maaşının 42 bin liraya çıkarılmasını ya da asgari ücreti 39 bin lira yapmasını beklemiyoruz. Erdoğan’dan bir şey istersem yazıklar olsun, ondan bir tek şey istiyoruz, erken seçim sandığı" ifadesini kullandı.

"MİLLET SİZİ YOLLUYOR, BUNU DURDURMAYACAĞIZ"

Erdoğan'ın kendisine yönelik "Bu gidişi durduramayacaksınız" ifadesini hatırlatan Özel "Valla bozuk saat günde iki kere doğruyu gösterirmiş ya; Erdoğan'ın doğruyu söylediğini son zamanlarda ilk kez duyuyorum. Ve şunu bilsin; hiç niyetim yok, bu gidişi durdurmayacağım. Millet sizi yolluyor, gidiyorsunuz, bunu durdurmayacağız" diye konuştu.

"DARBENİN HEDEFİ BİR SONRAKİ İKTİDARDIR"

Özel şöyle devam etti:

Darbenin hedefi bir sonraki iktidardır, sembolik hedefi Saraçhane binasıdır. O zaman orayı kayyıma vermemek, teslim olmamak, milletle bir savunmak lazımdır. Çağırdık! 'Saraçhane'ye gelin' dedik. Biz bunu söylediğimizde anında İstanbul Valiliği, beş gün boyunca üç kişinin bir araya gelmesini yasakladı. 'Oraya gelemezsiniz' dedi. Yetmedi; otobüsleri durdurdular, köprüleri kaldırdılar, metroları yasakladılar, vapurları bağladılar ve 'o meydana bir kişi bile giremeyecek' dediler.

Arkadaşlar dedi; 'Eyvah ne olacak?'. Dedim ki; 'Ne olacaksa bu akşam olacak. Ya bu millet gelip Cumhuriyet'e sahip çıkacak, demokrasiye sahip çıkacak ya da onlar kazanacak.'

O gün Vatan Emniyet’in önünde 4 bin Cumhuriyet Halk Partili, İstanbul Üniversitesi'nin önünde 2.500 üniversite öğrencisi bu çağrıdan sonra önündeki bariyerleri yıktılar, Saraçhane'ye geldiler. Böyle oranın balkonundan onlara konuştum. Dedim ki; 'İstanbul'u buraya çağırın. Bugün akşam 8.30'da bu otobüsün üstünden konuşacağım.'

O akşam o çalışmayan, bağlı vapurlarla; kalkmış köprülere ya da çalışmayan trene, metroya aldırmadan 16 kilometre yürüyenler, 15 kilometre yürüyenler bir şekilde geldiler ve Saraçhane Meydanı'nda bu ülkenin demokrasisine sahip çıktılar. Tam 110 bin kişi! Tam 110 bin kişi!

O gün bugün 89. kez bu otobüsün üstündeyiz, bu otobüsün üstünde. O gün bugündür diyoruz ki; öğrenci kurtulmadan polis kurtulmaz, emekli kurtulmadan emekçi kurtulmaz, çiftçi kurtulmadan esnaf kurtulmaz!

"GÜRLEK SİYASİDİR"

Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek'i hedef alan Özel şunları kaydetti:

Bu AK Parti’nin kara düzeninde bakın nasıl nasıl nasıl suçüstü yakalandılar. Bir gün akşam İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı –ki hatırlayın ne kadar tartışmalı karar varsa geçmişte hepsini alan, sonra da Anayasa Mahkemesi hak ihlalleri verdiği halde terfi ettirilen, ödüllendirilen birisi. Önce hakimdi, siyasete girdi Bakan Yardımcısı oldu, oradan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı oldu. Çıkmış televizyona diyor ki... Çıkmış diyor ki 'Ben düne kadar' –bakın ağzıyla söylüyor– 'Ben düne kadar İstanbul Cumhuriyet Başsavcısıydım. Gece 12’yi bir kala başsavcı güya tarafsız, güya adil, güya partisiz, güya herkese eşit... Ama 23:59’da bu noktada, 24:00’te daha görevinden ayrılmadan bir imzasıyla Erdoğan’ın Adalet Bakanı oldu. Ertesi gün ertesi gün Erdoğan’la birlikte AK Parti’nin il başkanları toplantısına katıldı utanmadan, utanmadan! Ve AK Parti’nin il başkanlarına diyor ki: 'Partimizin başarısı için çalışacağım'.

Şimdi bütün Türkiye’nin önünde bugüne kadar 89 miting anlattım 'Bu dava siyasidir' diye. 89 miting... Bu kadar güçlü anlatamazdım. Akın Gürlek siyasidir, AK Partilidir! AK Parti il başkanlarının önünde 'Partimiz için çalışacağım' diyen kişi bir gün önce Ekrem İmamoğlu’na, arkadaşlarımıza iftira atan, zulmeden kişidir.

Buradan bir kez daha milletimizin, yüce Türk milletinin önünde söylüyorum ki bu dava siyasidir, Akın Gürlek siyasidir, bunların hepsi iftiradır. Canlı yayına cesaretleri yoktur