Çit niyetine kullanılan ot köylüye gelir kapısı oldu: Ona artık 'mavi altın' diyorlar

Hindistan'ın güney ve orta kesimlerini kapsayan Dekan Platosu'ndaki Kandukur köyünde, 10 dönümlük çiftliğinde domates, yer fıstığı ve mısır yetiştiren Masapalli Venkatesh'in hayatı, 2010 yılında kapısını çalan tüccarlarla tamamen değişti.

Tüccarlar, Venkatesh’e o güne kadar sadece yabani hayvanları ekinlerden uzak tutmak için çit niyetine dikilen, "inatçı ve değersiz bir yabani ot" gözüyle bakılan Agave Americana (kaktüs agav) bitkisini toplamasını teklif ediyordu, ancak bu bitki, dünya genelinde 15 milyar dolarlık bir tekila ve mezcal pazarını besleyen agav ailesinin bir üyesiydi.

Dünyada tekila üretimi, Meksika'nın Jalisco eyaletinde yetişen "mavi agav" bitkisiyle özdeşleşmiştir ve bu isim coğrafi tescille korunmaktadır. Meksika'da uçsuz bucaksız, organize agav tarlaları manzaraya hakimken; Hindistan'da henüz ticari amaçlı agav tarımı yapılmıyor. Bunun yerine Hintli çiftçiler ve girişimciler, doğada kendiliğinden yetişen agavları toplayıp işliyor.

Venkatesh gibi birçok çiftçi için bu durum, zamanla "mavi altın" olarak anılan çok değerli bir ek gelir kapısına dönüştü. Bugün Venkatesh, 100 kilometrelik bir alanda köylüleri koordine ederek damıtımevlerinin talep ettiği yüksek hacimli ve istikrarlı ürün tedarikini sağlıyor.

Dev bir ananasa benziyor

Agave hasadı, yüksek düzeyde uzmanlık ve kusursuz bir zamanlama gerektirir:

Bitkinin en değerli kısmı, dev bir ananasa benzediği için "piña" olarak adlandırılan kalbidir. İşçiler dikenli yaprakları keserek bu kalbi ortaya çıkarır. Bitki çiçek açtığı an, biriktirdiği tüm şeker rezervini birkaç gün içinde gövdeye yönlendirir ve şeker tükenir. Bu yüzden toplayıcılar, bitkinin şeker kapasitesinin zirvede olduğu "çiçeklenme öncesi" tam anı yakalamak zorundadır.

Hasat edilen piñalar, içindeki şekerlerin çürümesini ve kontrolsüzce fermente olmasını engellemek için 24 saat içinde düdüklü tencerelere (fırınlara) ulaştırılmalıdır. Aksi takdirde, birinci sınıf içkiler için gereken hassas lezzet profili tamamen yok olur.

Agave bitkileri Karnataka, Maharashtra, Rajasthan ve Andhra Pradesh gibi çok geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Üreticiler merkezi bir kooperatif olmadığından, mülk sınırlarındaki yarı yabani bitkileri tek tek bulup pazarlık eden yerel toplayıcı ağlarına güvenmek zorundadır.

Hindistan pazarı büyüyor

Maya Pistola Agavepura markasının kurucusu Rakshay Dhariwal'a göre, Hindistan'daki agave içkileri pazarı %31 oranında büyüme kaydediyor. 30 Best Bars India'nın kurucu ortağı Vikram Achanta ise tüketicilerin artık yeni tatları keşfetmeye çok daha açık olduğunu belirtiyor. Agave, ülkenin favorisi viskinin yerini tamamen alamasa da, özellikle Dekan Platosu'ndaki yabani bitkilerin işlenmesiyle kendine has, güçlü bir yerel kimlik yaratıyor.

Sektörün öncülerinden, 2011 yılında Hindistan'ın ilk yerli agave içkisini üreten Agave India şirketinin kurucusu Desmond Nazareth, süreci artık bilimsel yöntemlerle yönettiklerini söylüyor:

"Agavenin olgunlaşması 9 ila 13 yıl sürüyor. Yanlış yere ekerseniz on yıl kaybedersiniz. Bu yüzden agavenin doğal olarak yetiştiği bölgelerin uydu görüntülerini analiz ederek, benzer çevresel özelliklere sahip yeni araziler belirliyoruz."

Tarım uzmanı Miguel Braganza, artan talebe rağmen yabani agav rezervlerinin en az 5 yıl daha tükenme tehlikesi taşımadığını belirtiyor. Agave bitkisi, yer altından gönderdiği kök sürgünleriyle sürekli olarak kendi minyatür klonlarını üreten ve insan müdahalesi olmadan devasa koloniler kurabilen, kendini çoğaltmada çok başarılı bir tür.

Endüstrileşmenin önünde 2 büyük engel var

Hindistan agave endüstrisinin önünde aşması gereken iki büyük engel var:

Genetik tutarsızlık: Loca Loka markasının kurucu ortağı Sree Harsha Vadlamudi, yabani bitkilerin genetik olarak istikrarsız olduğunu, bunun da şeker veriminde ve dolayısıyla alkol üretiminde dalgalanmalara yol açtığını vurguluyor. Meksika bu sorunu on yıllar süren seçici yetiştirme yöntemleriyle çözmüş durumda.

Teknoloji farkı: Meksika'daki büyük üreticiler dronelar ve yapay zeka kullanarak binlerce hektarlık alanı tarıyor; bitki sağlığını, piña büyümesini izleyip en doğru hasat zamanını tek bir hata payı olmadan tahmin edebiliyor. Bu tarz yüksek teknolojili yatırımlar, Hindistan’ın gayri resmi toplayıcılık sistemine henüz çok uzak.