14 yaşlarında iki çocuk, İstanbul Fatih’te farklı tarihlerde “çeşitli işyerlerini kurşunladıkları için” yakalanıp gözaltına alındı.
Maslak Atatürk Oto Sanayi merkezinde bir iş yerine biri 14, diğeri 17 yaşındaki iki çocuk silahla saldırı düzenledi. Polisin yakaladığı çocuklardan birinin 12, diğerinin 18 suç kaydı olduğu ortaya çıktı...
Kurşunlama olaylarının, işyerlerini tehdit ederek haraç almak amacıyla düzenlendiği anlaşıldı.
Uzmanlar, çocuklarda suç eğiliminin 12 yaş civarında başladığını, sokakta kalan çocukların, suç örgütlerinin elinde birer silaha dönüştüğünü, haraç ve adam vurma işlerinde kullanıldığını belirtiyor.
★★★
Demek ki, öyle “En az 3 çocuk yapın, 5 çocuk yapın” demekle olmuyor...
O çocukların nasıl yetişeceğini de düşünmek gerekiyor.
“Saldım çayıra, Mevlam kayıra” misali sokaklara salınan çocuklar büyük sorunlar yaratıyor.
Saldırgan oluyorlar... Çete kuruyor, soygun yapıyor, adam soyuyor, cinayet işliyorlar!
Eskiden yoktu... Şimdi, özellikle İstanbul’da “Çocuk çetelerimiz” var. Yaşları 14, 15, 16, 17...
Tetikçilik yapıyor, “Kiralık katil” bile oluyorlar.
İnternette müşteri arayan çeteler bile var...
Küçük çaplı birer mafya...
Bir çeteye mensup olmayan suçlular da var...
Çocuk yaşta biri eline bıçağı alıyor, gidip aynı yaştaki bir çocuğu öldürüyor...
Başka bir çocuk, babasının tabancasını alıp okulda öğretmenini vuruyor...
Eğer çocuklara iyi bakıp, onları eğiterek topluma yararlı bireyler olarak yetiştiremezsek, olacağı budur...
★★★
Saldırganlık doğuştan değildir.
İnsanları, yetişme şartları, aile yapısı, çevre ve toplum saldırgan yapar.
Yoksulluğun sürekli olarak arttığı ülkemizde sokaklarda yaşayan ve suç işleyip cezaevine giren binlerce yavrumuz var.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Başkanı Erhan Erken, yaptığı bir sunumda;
- Türkiye’de toplam 350 bin çocuğun öksüz ve yetim olduğunu...
- 25 bin çocuğun devlet koruması altında bulunduğunu...
- 5 bin 100 çocuğun çeşitli suçlar nedeniyle cezaevinde yattığını...
- Sokakta yaşayan evsiz-barksız çocuk sayısının ise 45 bin olduğunu açıkladı.
★★★
Umutsuz çocuklarımız ve umutsuz gençlik Türkiye’nin geleceğini karartıyor.
Sokaklarda yaşayan 45 bin yoksul çocuk, bozuk ekonomik düzenin yarattığı dramın oyuncuları!
Çocuklar özellikle kenar semtlerde çeteleşiyor, kendi çaplarında mafya metotları uyguluyorlar.
Derin yoksulluğun, işsizliğin, kötü eğitimin, siyasi kavgaların yarattığı gergin ortamın, bazı TV dizilerinde görülen aşırı şiddetin sonucudur bu...
Çok çocuk yapılmasını isteyen iktidar, o çocukların nasıl yetiştirileceğini de düşünmek zorundadır! Düşünmezse sonuç böyle olur!
TEBESSÜM
İran’dan ilginç bir öykü!
Amerika ve İsrail, İran’ı bombalayıp duruyor... İran da, Amerikan üslerine füze yağdırıyor.
47 yıldır “Mollalardan oluşan yobaz yönetimin” ağır baskısı altında yoksul ve çileli bir hayat yaşayan İran halkının çilesi bitecek gibi değil!
Savaş bize İran’ın önemli düşünürlerinden biri olan Daryus Şayagan’ı hatırlattı. 2007 yılında Paris’ten İran’a kesin dönüş yapan ünlü yazarın “Yaralı Bilinç” adlı kitabındaki “Memlekete dönüş” hikâyesi şöyle:
Yıllarca ülkesinden ayrı kaldıktan sonra İran’a dönen adam Tahran Havaalanı’ndan evine gitmek için bir taksiye biner. Yolda şoföre ilk tütüncüde durmasını söyler. Şoför sorar:
“Tütüncüde ne yapacaksınız beyim?”
“Bir paket sigara alacağım”
“Sigarayı artık camide satıyorlar beyim...”
“Camide mi? Yahu oraya ibadet için gidilmez mi?”
“Hayır beyim, ibadet için artık okullara gidiliyor, imamlar okullarda!”
“Peki, o zaman öğretim nerede yapılıyor?”
“Öğretim hapiste yapılıyor beyim.”
“Yahu hapiste hırsızlar, rüşvetçiler, soyguncular yok mu?”
“Yok beyim! Hırsızlar, soyguncular artık dışarıda devleti yönetiyor!”
GÜNÜN SÖZÜ
Hayat enerjidir. Enerji yoksa, eylem de, aşk da, iktidar da olmaz!