Çölün ortasında dev bir halka görüldü: Londra kadar büyük

Uzaydan bakıldığında kusursuz dairesel yapısıyla dikkat çeken ve Londra büyüklüğündeki devasa boyutuyla bilinen Moritanya'daki 'Sahra’nın Gözü', milyonlarca yıllık oluşum sırrı ve çevresindeki antik insan izleriyle bilim dünyasını büyülemeye devam ediyor.

Moritanya’da bulunan ve uzaydan dairesel yapısıyla dikkat çeken Richat Yapısı (Sahra'nın Gözü), oluşum süreci ve çevresindeki arkeolojik keşiflerle bilim dünyasındaki yerini koruyor.

Geologlar tarafından 1930’lu yıllarda Fransız coğrafyacıların haritalandırma çalışmalarıyla tanınan Richat Yapısı, 1965 yılındaki Gemini-4 görevi sırasında astronotlar Ed White ve James McDivitt tarafından fotoğraflanmasının ardından uluslararası kamuoyunun gündemine geldi. İç içe geçmiş halkalardan oluşan yapısı nedeniyle oluşuma "Sahra’nın Gözü" adı verildi.

ÇARPMA KRATERİ HİPOTEZİ ÇÜRÜTÜLDÜ 

Moritanya’nın Adrar Platosu’nda yer alan yaklaşık 40 kilometre çapındaki yapı hakkında geçmişte farklı teoriler öne sürüldü. Doğa bilimci Theodore Monod’un 1952 yılında bölge yakınlarında üç büyük çarpma krateri bulması, yapının bir gök taşı çarpması sonucu oluştuğu hipotezini gündeme getirdi.

Amerikalı jeolog Robert Fudali’nin 1969 yılındaki incelemeleri, yapının bir çarpma krateri olmadığını ortaya koydu. "Geology" dergisinde yayımlanan araştırmalara göre oluşumun, Dünya’nın derinliklerinden yükselen erimiş kayaların basıncıyla meydana gelen ve zamanla rüzgar ile kum erozyonuna uğrayan bir jeolojik kubbe olduğu tespit edildi. Yapının merkezinde en yaşlı, dış kenarlarında ise en genç kayalar yer alıyor.

İNSANLIK TARİHİNE AİT ARKEOLOJİK İZLER 

Richat Yapısı’nın insanlığın ortaya çıkışından onlarca milyon yıl önce oluştuğu belirtilirken, bölgede eski yerleşim ve avcılık faaliyetlerine dair bulgulara rastlandı. Yapının dış halkasında Aşölyen kültürüne ait taş aletler ile Homo erectus ve Homo heidelbergensis varlığını gösteren kanıtlar elde edildi.

Aynı bölgede Neolitik döneme ait mızraklar, Orta ile Geç Pleystosen dönemine tarihlenen modern insan üretimi taş nesneler ve henüz incelenmemiş taştan mezar höyükleri (kurganlar) bulundu.