Cumhuriyet'le yüzleşelim

Değerli bir dostum bana izlemem için bir video göndermiş. Videoyu tekrar tekrar izledim ve çok etkilendim. Dostumun iznini alarak, videoda ki konuşmaları yorumsuz sizlerle paylaşıyorum;

Video, 1938’den 2026’ya açılan bir telefon sesiyle başlıyor.

(1938) “Alo alo alo, sesim geliyor mu? 1938’den arıyorum. Siz 2026’dasınız, öyle mi? Demek Cumhuriyet 103 yaşında. Ne güzel haber bu! Kim bilir 1938 den bugüne sizler neler neler başardınız!

Biz 15 yılda neler yaptık onları şöyle bir gözden geçirelim.

Sümerbank’ı kurduk,

Kayseri’de, Nazilli‘de fabrikalar açtık,

Etibank‘ı kurduk,

Karabük’te Demir Çelik Fabrikası’nın temelini attık,

siz şimdi herhalde dünyanın en büyük sanayi ülkelerinden biri olmuşsunuzdur.

Peki ekonomi nasıl? Biz bunca yokluğun içinde kendi kendine yeten bir memleket kurmaya çalışıyoruz.

Siz artık ürettiğini dünyaya satan kimseye muhtaç olmayan bir ülkesinizdir.

Millet refah içinde değil mi?

Bir işçinin emeği kıymetlidir;

memur geçim derdi düşünmüyordur.

Ömrünü bu memlekete vermiş insanlar yaşlandıklarında rahat rahat yaşıyordur.

Köylümüz nasıl? Biz toprağı işleyen insanın yüzünü güldürmeye uğraşıyoruz.

Siz çiftçiyi nasıl kalkındırmışsınızdır ki bu memlekette artık kimse ekmeğin hesabını yapmıyordur.

Demir yolları? Biz Anadolu’yu demir ağlarla örmeye başladık. Siz kim bilir bu ağları nerelere ulaştırdınız.

Ya kadınlarımız?
Biz seçme ve seçilme hakkını verdik.
Kadın milletvekillerimiz Meclis’e girdi.
Siz şimdi kadınların korkmadan yaşadığı, her alanda söz sahibi olduğu bir memleket yaratmışınızdır.

Çocuklar nasıl?
Biz Millet Mektepleri,
Köy enstitülerini açtık,

üniversitelerimizi reformlarla yeniledik. Siz artık her çocuğun eşit imkanlarla okuduğu, bilim insanlarının yetiştiği bir ülkesinizdir. Dünyaya ne büyük insanlar kazandırmışsınızdır kim bilir…

Peki adalet?
Biz herkesin, kanun önünde eşit olduğu bir memleketin temellerini attık.
Siz şimdi hakkını arayanın korkmadığı,
adaletin kimsenin karşısında eğilmediği bir ülkesinizdir. Gazetelerimiz, yazarlarımız, aydınlarımız…. Kim bilir ne özgür fikirler yeşermiştir o memlekette!

Alo, orada mısınız?”

(2026) “Buradayız. Sessizliğimiz sizi yanıltmasın! Cumhuriyet’in en güzel gününü henüz yaşamadık çünkü. Bu hikayenin sonunu henüz kimse görmedi.”

SON SÖZ:
“ İçinde
utanmak kelimesi
olmayan
yeni bir lisan
yarattılar.
Oysa biz;
denizlerin deniz,
yağmurların yağmur,
aşkların aşk,
insanların insan,
olduğu
masumiyet çağından
geliyoruz” İLHAN İREM

Yazarın Diğer Yazıları