Deniz altındaki kabloları kesen sistem testi geçti: Askeri alanda kullanılarsa yandık

Çin, denizin altındaki kabloları kesme yeteneğine sahip "derin deniz elektro-hidrostatik aktüatör" sisteminin testi geçtiğini duyurdu. Çin'in bu yeni teknolojisi bir sabotaj halinde kullanması halinde dünya büyük bir krizin içine girebilir.

Çin, deniz tabanındaki kritik altyapılara müdahale kapasitesini artıracak stratejik bir teknoloji hamlesine imza atarak, 3 bin 500 metre derinlikte kablo kesme yeteneğine sahip "derin deniz elektro-hidrostatik aktüatör" (EHA) sistemini başarıyla test ettiğini duyurdu.

Geçtiğimiz hafta sonu bir araştırma gemisinden denize indirilerek denenen cihazın, geliştirme aşamasını tamamlayarak operasyonel kullanıma hazır hale geldiği açıklandı.

Hidrolik mekanizma, elektrik motoru ve kontrol birimini tek bir gövdede birleştiren bu yeni nesil sistem, geleneksel modellerdeki karmaşık dış yağ borularına duyulan ihtiyacı ortadan kaldırırken; yüksek basınca ve korozyona karşı dayanıklılığıyla derin denizlerde son derece hassas işlemler gerçekleştirebiliyor.

ASKERİ SABOTAJ POTANSİYELİ VAR

Resmi düzeyde petrol ve doğalgaz boru hatlarının inşası ile onarımı gibi endüstriyel hedefler ön plana çıkarılsa da, uzmanlar bu teknolojinin sahip olduğu askeri ve sabotaj potansiyeline dikkat çekiyor.

Çin’in deniz altı mühendislik kapasitesindeki ivmelenme verilerle de destekleniyor; nitekim geçmişte saatler süren boru kesme işlemleri, geliştirilen yeni yerli sistemlerle dakikalar seviyesine inerken, son testle birlikte müdahale derinliği 3 bin 500 metre gibi ekstrem bir noktaya taşınmış durumda.

FİBER OPTİK KABLOLAR TEHLİKEDE Mİ?

Küresel internet trafiğinin bel kemiğini oluşturan fiber optik kabloların jeopolitik rekabetin yeni odağı haline geldiği bir dönemde, bu gelişme uluslararası kamuoyunda güvenlik endişelerini de beraberinde getiriyor.

Özellikle Baltık Denizi ve Kızıldeniz gibi bölgelerde yaşanan kablo kesintileri ile Rusya’nın transatlantik hatlarındaki faaliyetlerinin yarattığı gerilim sürerken, Çin’in derin denizlerdeki bu yeni kabiliyeti kritik iletişim altyapısının korunmasını önümüzdeki yılların en stratejik meselelerinden biri haline getirmeye aday görünüyor.