Deniz bitti, gemiler karaya çıktı! 2 okyanusu 'toprakla' birbirine bağlayan dev proje devreye girdi
Yüzyıllardır altın ve petrolüyle sömürülen Latin Amerika, artık konumuyla para kazanacak. Meksika, ülkenin en dar noktasında Pasifik ve Atlantik okyanuslarını birbirine bağlayan devasa demiryolu ve liman ağını devreye soktu.
Latin Amerika'nın rolü değişiyor, artık sadece petrol veya soya fasulyesi çıkaran bir bölge değil, kıtaları birbirine bağlayan stratejik bir "köprü".
Meksika, küresel ticaretin tıkandığı noktada devreye girerek, Panama Kanalı'na alternatif olacak dev projesi "Tehuantepec Kıstağı Kıtalararası Koridoru" ile öne çıkıyor.
SU DEĞİL, DEMİR YOLU: "KURU KANAL"
Bu proje Panama gibi gemilerin geçtiği bir su kanalı değil. Bu bir "Kuru Kanal" (Dry Canal). Sistem şöyle işliyor:
Gemiler okyanus limanına yanaşıyor.
Konteynerler dev yük trenlerine yükleniyor.
Yükler, 303 km'lik demiryolu ile diğer okyanus kıyısına taşınıyor.
Tekrar gemilere yüklenip yola devam ediliyor.
NEDEN PANAMA İLE REKABET EDİYOR?
Panama Kanalı son yıllarda ciddi krizlerle boğuşuyor:
Su seviyesi düştüğü için gemi geçişleri kısıtlanıyor.
Bekleme süreleri artıyor.
Dev gemiler için kapasite sınırları var. Meksika'nın koridoru ise bu sorunlara takılmadan, rekabetçi sürelerde ve 27 tona kadar aks ağırlığıyla devasa yükleri taşıyabiliyor.
PROJENİN DEVASA RAKAMLARI
Meksika'nın en dar noktasında (Coatzacoalcos - Salina Cruz arası) kurulan bu ağ şunları içeriyor:
Mesafe: 303 Kilometre.
Altyapı: Modernize edilmiş demiryolları, genişletilmiş limanlar ve otoyollar.
Sanayi: Her biri 80-500 hektarlık "Kalkınma Merkezleri" (Sanayi parkları ve fabrikalar).
KÜRESEL TİCARETİN YENİ OTOBANI
Bu proje, Latin Amerika'yı "küresel akışların kolaylaştırıcısı" konumuna yükseltiyor. Sağlayacağı avantajlar net:
Asya ile ABD'nin Doğu Kıyısı arasındaki transit süresi kısalıyor.
Jeopolitik çatışmalar veya iklim krizlerinde alternatif bir rota sunuyor.
Meksika'nın güneyini bir üretim ve montaj merkezine dönüştürüyor.