Deniz tabanını dev bir su tesisine dönüştürecekler: Tam 400 metre derinliğe kurulacak
ABD merkezli OceanWell şirketi, deniz suyunu daha düşük enerjiyle içme suyuna dönüştürmek için alışılmışın dışında bir sistem geliştiriyor. Şirketin planına göre, su arıtma üniteleri kıyıda değil, okyanusun yaklaşık 400 metre derinliğindeki deniz tabanına yerleştirilecek. Böylece denizin doğal basıncından yararlanılarak enerji tüketiminin önemli ölçüde azaltılması hedefleniyor.
Geleneksel tuzdan arındırma tesislerinde yüksek basınç oluşturmak için büyük miktarda elektrik harcanırken, bu sistemde okyanusun doğal basıncı aynı görevi üstleniyor. Geliştiriciler, yöntemin hem işletme maliyetlerini hem de çevresel etkileri azaltabileceğini belirtiyor. İlk pilot çalışmalar California'daki Las Virgenes Rezervuarı'nda sürerken, Fransa'nın Nice kentinde de testlere başlanması planlanıyor.
DOĞAL BASINÇTAN YARARLANACAK
OceanWell'in geliştirdiği sistemde deniz tabanına yerleştirilen modüller, çevredeki yüksek su basıncını kullanarak deniz suyunu ters ozmoz membranlarından geçiriyor. Böylece karada kullanılan yüksek basınç pompalarına olan ihtiyaç önemli ölçüde azalıyor. Arıtılan tatlı su ise boru hatlarıyla kıyıya taşınırken, yoğun tuzlu su tekrar denizin derin kesimlerine kontrollü şekilde geri veriliyor.
Şirkete göre sistem modüler olarak tasarlandığı için ihtiyaç arttıkça yeni üniteler eklenebilecek. Ayrıca deniz tabanında çalıştığı için fırtına, alg patlamaları ve kıyıdaki aşırı hava olaylarından daha az etkilenmesi bekleniyor.
HEM MALİYETİ HEM ÇEVRESEL ETKİYİ AZALTMAYI HEDEFLİYOR
Dünya genelinde 20 binden fazla tuzdan arındırma tesisi faaliyet gösteriyor ve bu sayı her geçen yıl artıyor. Ancak uzmanlar, mevcut tesislerin yüksek enerji tüketimi ile denize bırakılan yoğun tuzlu atığın deniz ekosistemleri üzerinde baskı oluşturduğunu belirtiyor. Bu nedenle daha verimli ve çevreye daha az zarar veren teknolojiler üzerinde çalışmalar hız kazandı.
OceanWell'in geliştirdiği sistem henüz ticari kullanıma geçmedi. Şirket, pilot testlerden elde edilecek sonuçların ardından teknolojiyi büyük ölçekli deniz suyu arıtma projelerinde kullanmayı hedefliyor. Başarılı olması halinde, özellikle kuraklıkla mücadele eden kıyı bölgeleri için yeni bir alternatif oluşturabileceği değerlendiriliyor.