'Denizanası galaksisi' keşfedildi
Bilim insanları, NASA’nın James Webb Uzay Teleskobu (JWST) verilerini kullanarak şimdiye kadar gözlemlenen en uzak “denizanası galaksilerinden” birini tespit etmiş olabileceklerini açıkladı.
Denizanası galaksileri, arkalarında uzanan uzun gaz akıntılarının denizanasının dokunaçlarını andırmasından adını alıyor. Bu galaksiler, çok sıcak gazla dolu yoğun galaksi kümelerinde yüksek hızla hareket ederken çevredeki gazı koparıyor ve arkasında uzun gaz şeritleri bırakıyor.
Yeni keşfedilen galaksi, z = 1.156 kırmızıya kayma değerine sahip. Bu da galaksiden gelen ışığın Dünya’ya ulaşmasının yaklaşık 8,5 milyar yıl sürdüğü anlamına geliyor. Yani astronomlar, bu galaksiyi evrenin çok daha genç olduğu dönemde gözlemliyor.
Galaksinin ana yapısı disk şeklinde ve oldukça tipik görünse de, arkasında uzanan gaz akıntıları boyunca görülen parlak mavi kümeler onu farklı kılıyor. Araştırmacılar, bu parlak noktaların çok genç yıldızlardan oluştuğunu ve yıldızların galaksinin ana gövdesinin dışında, koparılan gaz içinde meydana geldiğini tespit etti. Bu durum, denizanası galaksilerinde beklenen yıldız oluşum süreçleriyle uyumlu.
Galaksiyi keşfeden Waterloo Astrofizik Merkezi’nden Dr. Ian Roberts, “Gökyüzünün bu iyi incelenmiş bölgesindeki büyük veri setlerini analiz ederek daha önce çalışılmamış denizanası galaksileri arıyorduk. JWST verilerini incelerken kısa süre içinde uzak ve daha önce belgelenmemiş bir denizanası galaksisine rastladık” dedi. Galaksi, gökyüzünün en yoğun şekilde incelenen bölgelerinden biri olan COSMOS alanında bulundu.
Bu keşif, galaksi kümelerinin 8,5 milyar yıl önce bile galaksilerin gazını koparabilecek kadar yoğun ve sert ortamlara sahip olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, daha önce bu kadar erken bir dönemde galaksi kümelerinin henüz bu kadar güçlü etkilere sahip olmadığını düşünüyordu. Yeni bulgu, bu varsayımın yeniden değerlendirilmesine yol açabilir.
Roberts, bulgunun galaksi kümelerinde bugün görülen çok sayıdaki “ölü galaksinin” nasıl oluştuğunu anlamaya da yardımcı olabileceğini söyledi. Araştırma ekibi, keşfi daha ayrıntılı incelemek için James Webb Uzay Teleskobu ile ek gözlem süresi talebinde bulundu.
Keşif, Kanada’daki Waterloo Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yapıldı ve sonuçlar Astrophysical Journal dergisinde yayımlandı.