Denizin dibi çöle dönünce harekete geçtiler: 100 bin tanesi tek tek toplandı
Norveç’in kuzeyinde deniz tabanını kaplayan yaklaşık 100 bin deniz kestanesi, yüzlerce gönüllünün katıldığı çalışmayla sudan çıkarıldı. Amaç, deniz kestanelerinin aşırı çoğalması nedeniyle yosunlarını kaybederek adeta su altı çölüne dönüşen bölgelerin yeniden canlanmasını sağlamaktı. Çalışmanın ardından bazı noktalarda değişim şimdiden görülmeye başladı.
Rissa Citizen Science tarafından yürütülen çalışma, Nisan 2024 ile Ağustos 2026 arasında Kuzey Norveç'teki Sørsjetéen, Telegrafbukta ve Øksfjord bölgelerinde gerçekleştirildi. 23 ayrı etkinliğe yaklaşık 500 gönüllü katılırken dalgıçlar toplam 98 bin 85 deniz kestanesini deniz tabanından çıkardı.
YOSUN ORMANLARINI YOK ETMİŞLERDİ
Deniz kestaneleri doğal ekosistemin bir parçası olsa da sayılarının aşırı artması ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Özellikle yeşil deniz kestaneleri, deniz tabanındaki yosunları yoğun şekilde tüketerek geniş alanların çıplak kayalıklara dönüşmesine neden olabiliyor. Norveç'in kuzeyinde bu durum onlarca yıldır önemli bir sorun olarak görülüyor.
Norveç Su Araştırmaları Enstitüsü'nün (NIVA) aktardığı verilere göre ülke geçmişte deniz kestanelerinin aşırı otlaması nedeniyle yaklaşık 8 bin 400 kilometrekarelik yosun ormanını kaybetti. Bu ormanlar yalnızca bitkilerden oluşmuyor; balıkların ve çok sayıda deniz canlısının beslendiği, saklandığı ve yavrularını büyüttüğü önemli yaşam alanları oluşturuyor.
Gönüllüler deniz kestanelerini yalnızca toplamakla da kalmadı. Bazı örnekler yüzeye çıkarılarak sayıldı, tartıldı ve ölçüldü. Dalgıçların üç bölgedeki çalışmalar sırasında su altında geçirdiği toplam süre 20 bin 336 dakikaya, yani yaklaşık 339 saate ulaştı.
ÇIPLAK KAYALIKLAR YENİDEN YEŞERMEYE BAŞLADI
Çalışmanın en dikkat çekici sonucu Sørsjetéen'de ortaya çıktı. Deniz kestanelerinin azaltılmasının ardından yosunlar ve kelp adı verilen büyük deniz yosunları, yaklaşık 200 metrelik alanı yeniden kapladı. Bölge artık yoğun temizlik yerine, oluşmaya başlayan su altı ormanının gelişiminin takip edildiği bakım aşamasına geçti.
Telegrafbukta'da ise yaklaşık 2 bin metrekarelik restorasyon alanının üçte birinde ilerleme sağlandı. Øksfjord'da yapılan iki çalışmada da yaklaşık 150 metrelik kıyı şeridinde deniz kestanelerinin yoğunluğu azaltıldı ve daha önce çıplak kalan bazı noktalarda yosunların geri dönmeye başladığı gözlendi.
Yosunların geri gelmesiyle birlikte değişim yalnızca deniz tabanında yaşanmadı. Oluşmaya başlayan bitki örtüsünün balık yavruları için yeniden barınma ve gelişme alanı sağladığı belirtiliyor. Ancak uzmanlar iyileşmenin her bölgede aynı hızda gerçekleşmediğini ve kalıcı sonuç için alanların uzun süre takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.