Depremzedeye rezerv alan kıskacı: Dava açan evsiz bırakılıyor
Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde 6 Şubat depremlerinin ardından ilan edilen rezerv yapı alanlarında yurttaşların mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddia edildi. Gaziantep Barosu avukatlarından Bilal Dinç, AFAD tarafından hak sahipliği tanınmasına rağmen çok sayıda depremzedenin kuradan çıkarıldığını, dava açan yurttaşların ise konut teslimiyle tehdit edildiğini söyledi.
Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde 6 Şubat depremlerinin ardından ilan edilen rezerv yapı alanlarına ilişkin uygulamalar tartışma yaratıyor. Gaziantep Barosu avukatlarından Bilal Dinç, AFAD tarafından hak sahipliği tanınmasına rağmen çok sayıda depremzedenin konut kuralarından çıkarıldığını, dava açan yurttaşların ise konut teslim edilmemekle tehdit edildiğini belirterek yaşananların mülkiyet hakkı ve adil yargılanma ilkesine açıkça aykırı olduğunu söyledi.
“DAVA AÇAN DEPREMZEDE KONUTSUZ BIRAKILIYOR”
Gaziantep Barosu avukatlarından Bilal Dinç, Nurdağı’nda deprem sonrası yürütülen rezerv alan uygulamalarında en ağır hukuksuzluğun, yargı yoluna başvuran yurttaşların konut hakkından mahrum bırakılması olduğunu söyledi. Dinç, AFAD tarafından hak sahipliği tanınan müvekkillerinin isimlerinin, kaymakamlık ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kura listelerinden silindiğini belirtti. Kasım 2025’te yapılan rezerv alanı kuralarında konut çıkan depremzedelere dahi anahtar teslim edilmediğini aktaran Dinç, bunun gerekçesinin rezerv alan ilanına karşı açılan yürütmenin durdurulması talepli davalar olduğunu ifade etti. Dinç, bakanlık yetkilileri tarafından yurttaşlara açıkça “Davadan feragat etmezseniz ev alamazsınız” denildiğini vurgulayarak, “Vatandaşlar anayasal hakları olan adil yargılanma hakkını kullandıkları için bakanlık eliyle cezalandırılıyor. Bu, hukuk devletinde kabul edilemez” dedi.
BOŞ KAĞIDA İMZA VE RANT KAYGISI
Avukat Bilal Dinç, konut teslim süreçlerinde yurttaşlara boş kâğıda imza attırıldığını, taşınmaz bedelleri, kıymet takdirleri, konut fiyatları ve taksitlendirme koşulları netleşmeden sözleşmeler imzalatıldığını söyledi. Bu sözleşmelerle depremzedelerin bakanlığa karşı ileriye dönük hak arama yollarının kapatılmak istendiğini belirten Dinç, uygulamaların açıkça mülkiyet hakkını ihlal ettiğini dile getirdi. Dinç ayrıca, binlerce metrekarelik taşınmazlara karşılık yalnızca birkaç daire önerildiğini, depremde hasar görmeyen ancak bakanlık tarafından yıkılan ticarethaneler için de yetersiz karşılıklar sunulduğunu ifade etti. İmar planlarında yapılan değişikliklerle kat sayılarının artırıldığını, buna rağmen fiilen daha fazla kat inşa edildiğini belirten Dinç, “Deprem acısı hala tazeyken yurttaşlara güvenli yaşam değil, rant dayatılıyor. Biz adalet ve güvenli bir yaşam istiyoruz” dedi.