Dervişoğlu iktidara yüklendi, istifa çağrısında bulundu
İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, Mehmet Şimşek göreve geldiğinde de brent petrol fiyatının 101 dolar olduğunu belirterek "Artık yorulmuşlardır. Millet onları gönderecektir ama işini yapamadıklarını şayet görüyor ve idrak ediyorlarsa milletin önünü açmak da elbetteki bu beceriksiz iktidarın tercihlerinden biri olmalıdır. Kastettiğim istifadır” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Batman il başkanlığına ziyarette bulundu. Dervişoğlu burada yaptığı konuşmada, dört gündür bölgedeki illere ziyarette bulunduğunu, Van'dan başlayan, Muş, Bitlis, Hakkari ve Şırnak'a uzanan bu seyahatin Batman'dan sonra Diyarbakır ayağı da olacağını anlattı. Diyarbakır'dan sonra Ankara'ya döneceğini söyleyen Dervişoğlu, şunları kaydetti:
*Bizim Batman'da milletvekilimiz yok ama güçlü bir teşkilatımız var. Bizi bağrına basan çok sevgili dostlarımız var. Ben bu kurmayı becerebildiğim ve yaşatmaya muvaffak olduğum dostluklarla iftar ediyorum. Bu ziyaretlerin de bugün yaptığımız ziyaretlerin sınırında kalmayacağını bilmenizi istiyorum.
*Gittiğim her yerde yaşadığımız yörenin sorunlarıyla ilgili bilgi ve fikir sahibi olmaya çalışıyorum. Hem teşkilatlarımızdan bilgi alıyorum hem kanaat önderlerinden hem sivil toplum kuruluşlarından bilgi edinmeye çalışıyorum. Ayrıca esnaf ziyaretleri gerçekleştiriyoruz ve yine aynı kapsam içerisinde de sorunların tespitinin yanında çözüm önerilerini de ortak akılla geliştirmeye çaba sarf ediyoruz.
*Herkes yaptığımızı yapsın diye de bir temennide bulunayım. Ayrıca bu seyahatimiz esnasında bizden ilgisini esirgemeyen basın mensubu arkadaşlarımıza her an bizimle birlikte olan güvenlik kuvvetlerimize onların değerli mensuplarına da çok teşekkür ediyorum. Buradaki birliğin, beraberliğin, kardeşliğin, misafirperverliğin ne olduğunu herkes gelip yerinde müşahede etsin arzusu da taşıyorum.
“BAYRAMI BAYRAM TADINDA YAŞAYAMAYANLAR VAR"
*Ramazan ayının son günleri içerisindeyiz. Allah nasip ederse yarın Kadir Gecesi'ni idrak edeceğiz. Bu vesileyle hepinizin Kadir Gecesi'ni şimdiden tebrik ediyorum. Ayrıca önümüzdeki hafta bayrama kavuşacağız. Bayram tadında bayram diliyorum. Hepinizin bayramı şimdiden mübarek olsun.
*Bayram tadında bayram dedim çünkü bayramı bayram tadında yaşayamayanlar var ülkemizde. İnşallah kaynayan tencerelerin olduğu, sofraların bereketle dolduğu, gençlerimizin geleceğine dair pespembe umutlar yeşertebildiği, herkesin birbiriyle sevgiyle kucaklaştığı nice bayramları da birlikte idrak ederiz.
*Ben hepinize ayrı ayrı tekrar teşekkür ediyorum ve Batman'da bulunmaktan duyduğum memnuniyeti tekrar ifade ediyorum.”
Dervişoğlu, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Sürece işaret edilerek, bu çerçevede bölgedeki ziyaretlerinin nasıl geçtiğinin sorulması üzerine Dervişoğlu, Terörsüz Türkiye sürecine karşı olmadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Teröre elbetteki herkesin bir mesafesi olması gerekir. Terörle mücadele ile ilgili görüş ve kanaatlerimi de bu zamana kadar her yerde her fırsatta ifade ettim. Ankara'da başka, Batman'da, Bitlis'te, Muş'ta başka konuşacak değilim. Bir terör örgütünün yol göstericiliğinde gerçekleştirilmiş bir sürecin ülkemize getireceği bir fayda olmayacağı kanaatini taşıyorum. Komisyon raporunu yazdı. Meclis'te birtakım yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu ve bu yasal düzenlemelerin Meclis gündemine bayramdan hemen sonra gelmesi gerektiğini söylüyor bu Meclis Başkanı. Ayrıca burada Meclis üzerine düşen fonksiyonu yerin getirmezse, görevini yapmazsa sivil siyasetin bunun altında kalacağına dair aba altından sopa gösteriyor. Ben bu yanlış yol haritasını tercih edenlerin aslında bu sürecin sonunda yükün altında kalacakları kanaatini taşıyorum.”
SÜREÇ ŞEFFAF YÜRÜTÜLÜYOR MU?
Dervişoğlu, “İYİ Parti sürecin şeffaf yürütüldüğünü düşünüyor mu” sorusuna ise şöyle yanıt verdi:
“Hayır. Bir sorun üzerine, bir sorunun çözümü üzerine bir komisyon toplandı. O komisyona biz katılmadık ama orada neler konuşulduğunu biliyoruz. Vatandaşın sorunuyla ilgili herhangi bir şey konuşulmadı. Türkiye'nin tartışılmaz değerlerini tartışma masasına yatıran birtakım adımlar atıldı. Terör örgütüne mensup olanlarla terör örgütünün başının özgürlüğünün konuşulduğu yerde vatandaşın sorunlarının gündeme gelmesi öyle zannedildiği kadar kolay bir iş değil. Terörsüz Türkiye'de teröristler konuşuldu ve onlara verilecek haklar ve avantajların ne olacağına dair birtakım açılımlar yapıldığına şahit oluyoruz.
Bu bölgede sessiz tanıklarımız var bizim duvarlarda resmi olan şehitlerimiz var. Diyarbakında bir şehit ailesinin evinde iftar yapacağım. Ayrıca bu bölgede terörle mücadele eden insanlarımız var. Elbetteki güllük gülistanlık bir hayatımız olsun arzusundayız. Terörün sorumlusu burada bulunan bizler değiliz. Terörü çıkaranların kimler olduğu, hangi amaçları taşıdığını hepimiz gayet iyi biliyoruz. Şimdi ona karşı direnç gösteren vatandaşı savunmasız ve korumasız bırakacak birtakım adımların atılması bazı çevreleri şımartır, bazı çevreleri de doğal olarak üzer. Bu noktaya bakıldığında herkesin sorumlulukla hareket etmesi lazımdır.
"UZAK DURMAYA DA DAVET EDİYORUM”
Eğer mesele birilerine özgürlük tanımaksa bu ülkeyi yönetenlerin bunu yapacak yetkisi var. Böyle kötü bir suça vatandaşın yüreğini yaralayacak bir adıma TBMM'nin alet edilmiş olması halini de doğrusunu isterseniz üzüntüyle karşılıyor ve vatandaşın yüreğini incitecek kararları almaktan azami ölçüde uzak durmaya da davet ediyorum. Bu işin sorumluluğunu üstlenenlere tekraren de ifade edeyim, 50 bin insanımızın katilinin hürriyetine kavuşmasını amaçlayan bir yolculuğu duvarlarda resmi vardır dediğimiz sessiz tanıklarımızın ruhlarını, yüreklerini inciteceğini, onların ailelerinin de yüreklerini kaldıracağını ifade etmek istiyorum.
"HANGİNİZİN HANGİ SORUNU ÇÖZÜLDÜ?"
Bu süreçte yaklaşık iki yıl oldu. Hanginizin hangi sorunu çözüldü? Hangi alanda kendinizi eşit hissediyorsunuz? Genç kardeşlerimiz var burada. Eşitliğe de hazır değinmişken söyleyeyim, bu iktidarın artık eskimişliği, köhnemişliği, yorulmuşluğu, yorgunluğu iktidara mensup olmayan herkesi ikinci sınıf vatandaş durumuna düşürmüştür. Çocuklarımızı okutuyoruz, mülakat sınavlarına kurban veriyoruz. Tarlalarımız ekilemez olmuş. Çiftçi borçtan inim inim inliyor. Bayrama giriyoruz, emekli tenceresini kaynatamıyor. Torunlarına harçlık veremeyen dedelerin büyük annelerin hüznünü izliyoruz televizyonlarda.
Türkiye'nin elbetteki huzura, barışa, kardeşliğe, mutluluğa, refaha ihtiyacı var. Bunun yolunun doğru bulunması, doğru tercih edilmesi lazım. Toplumun vicdanını kanatarak vicdan sömürücülüğü yapmaya kalkışmaması lazım bu ülkeyi yönettiğini zannedenler. Ülkenin menfaatine kararlar almayı becerebilmesi lazım. Bu alanda benim ifade ettiğim hassasiyetler sat benim görüşlerim değil. Ben bu ziyaretler esasında yaptığım görüşmeler çerçevesinde düşüncelerimi şekillendiriyorum. Özellikle bu bölgede iktidarla yasa dışı örgütün uzantısı siyasi parti arasına sıkışmış vatandaşın memnuniyetsizliğini gözlemliyorum. Bir tarafta iktidarın baskıları var, öbür tarafta da başka alanlarda şekillenmiş baskılar var. Onun için dolaşıyorum zaten. Yani bu kadar kısa zamana bu kadar çok ziyaret sığdırmamın sebebi bu.
İSTİFA ÇAĞRISI
ABD ve İsrail ile İran savaşının Türkiye’ye yansımasını değerlendiren Dervişoğlu, “Bu topraklarda yaşayan insanlar ve kendi kurdukları onların kurdukları devletler kendi geleceklerini yine kendi kararlarıyla almalılar. Dolayısıyla okyanusun ötesinden birileri gelip İran'da rejim değiştirmeye işte bir bölgede devlet yıkmaya, bir bölgede coğrafya bölmeye kalkıştığında Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin adaletinin bölgeye hakim olmasını temin etmek lazım. Ama bu etkileyecektir. Daha çok bunun mutfağa ve cebimize yansımaları üzerinde duruyor vatandaşlar. Doğru yönetilirse hiçbir şey olmaz. Bakın bu olumsuzlukları bertaraf ederiz. Pandemi gerçekleştiğinde ne olmuştu? Dünyada yüzde 40’lara varan bir gıda enflasyonu vardı. Türkiye'de yüzde 700’ü aştı. Bu yanlış üretimden ve vizyoner olmamaktan kaynaklı bir durum.
Petrol fiyatlarının yükselişinden bahsediyoruz. Zaten Mehmet Şimşek iş başına geldiğinde brent petrol fiyatları 101 dolardı. Şimdi savaşa bağlı olarak fiyatlarının artmasının vatandaşa bazı şeyleri yansıtacağını hesaplamak ve bundan siyasi mazeret üretmek 25 yıllık bir iktidara yakışmaz. Artık yorulmuşlardır, eskimişlerdir. Millet onları gönderecektir ama işini yapamadıklarını şayet görüyor ve idrak ediyorlarsa milletin önünü açmak da elbetteki bu beceriksiz iktidarın tercihlerinden biri olmalıdır. Kastettiğim istifadır.”