Dev bankadan çarpıcı Türkiye raporu
Citi analistleri, sürekli yüksek enflasyonla boğuşan Türkiye ekonomisinin 2026 yılı beklentilerini yayımladı. Geçtiğimiz yılki yüzde 3,6'lık performansın ardından bu yıl büyümenin yüzde 2,5 seviyesine gerileyeceği öngörülüyor. Raporda, yapısal reform ihtiyacına dikkat çekildi.
Küresel finans devi Citi, Türkiye ekonomisinin gidişatına dair yeni değerlendirmelerini paylaştı. Yılın ilk çeyreğinde kaydedilen büyüme verilerinin ardından hazırlanan rapor ekonomideki yavaşlama eğilimine dikkat çekiyor.
Citi ekonomistlerinden İlker Domaç imzasıyla yayımlanan rapora göre, 2025'i yüzde 3,6 büyüme ile kapatan Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 2,5 oranında büyümesi bekleniyor.
Raporda öne çıkan en kritik bulgulardan biri ise GSYH rakamlarının arka planı oldu. Domaç, yayımlanan verilerin ötesinde temel ekonomik faaliyetlerin aslında sanılandan daha zayıf bir seyir izlediğini vurguladı.
Düşük verimlilik artışının ve çeşitli yapısal-kurumsal göstergelerdeki bozulmanın ülkenin büyüme ufkunu belirsizleştirdiği ifade edildi. Citi raporunda, makroekonomik istikrarı sağlamaya yönelik kapsamlı ve çok yönlü bir politika çerçevesi hayata geçirilmeden, pandemi sonrasında yakalanan ivmenin yeniden yakalanmasının zor olduğu belirtildi. Banka, özellikle yapısal reform açıklarının daraltılması gerektiğinin altını çizdi.
BÜYÜMEYİ TÜKETİM SIRTLADI: SANAYİ YAVAŞLADI
Citi'nin raporunda dikkat çekilen yavaşlama sinyalleri Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) kısa süre önce açıkladığı ilk çeyrek karnesiyle de paralellik gösterdi. Piyasa beklentilerinin yıllık yüzde 3 büyüme yönünde olduğu 2026'nın ilk üç ayında, Türkiye ekonomisi yüzde 2,5 oranında büyüdü. Ekonomi, bir önceki çeyreğe kıyasla ise yalnızca yüzde 0,1 oranında büyüyebildi.
TÜİK verilerine göre ise ilk çeyrekteki büyüme performansının ana motoru bir kez daha hanehalkı tüketimi oldu. GSYH'yi oluşturan sektörel faaliyetler detaylı incelendiğinde ise farklı bir tablo ortaya çıktı.
SANAYİ KÜÇÜLDÜKÇE KÜÇÜLDÜ
Buna göre büyümenin can damarlarından biri olan sanayi sektöründe kaydedilen yüzde 0,8'lik küçülme dönemin en dikkat çeken gelişmelerinden biri oldu.
Bilgi ve iletişim faaliyetleri toplam katma değerde yüzde 9,5 ile başı çekerken, onu yüzde 5,2 ile diğer hizmet faaliyetleri ve yüzde 4,6 ile tarım sektörü izledi.
Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 3,7; finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3,5; inşaat sektörü yüzde 3,2 ve gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3 oranında büyüme kaydetti.