Banka devi ikinci en büyük ortağı hisselerini satıyor: Türkiye'yle de bağlantısı var
Küresel finans krizinde aldığı hisselerle piyasa değeri 95 milyar euroyu bulan dev bankanın en büyük ikinci ortağı olan Belçika devleti, 5,4 milyar euroluk payını satmaya hazırlanıyor. Satışa konu olan bu devasa ortaklığın kökeni, geçmişte Türkiye'de de geniş bir finans ağına sahip olan Fortis Bank'ın devrine ve Türkiye ile diplomatik temasları bulunan Flaman siyasetçilerin kararlarına dayanıyor.
Küresel finans krizinde zora giren bankaları kurtarmak amacıyla kamulaştırma adımları atan Belçika hükümeti, dev bankacılık devi BNP Paribas SA’daki devasa hissesini elden çıkarmaya hazırlanıyor.
Başbakan Bart de Wever liderliğindeki beş partili koalisyon hükümeti, Fransız bankasında elinde bulundurduğu %5,7'lik payın satışı için basamakları tırmandırıyor. Piyasa değeri yaklaşık 95 milyar euro olan dev bankadaki bu paket, Belçika devleti adına Fransız devindeki en büyük ikinci hissedarlık konumunu temsil ediyor.
Satışın hemen yarın gerçekleşmesi beklenmese de hükümet kanadında diğer özelleştirme hamlelerinin ardından bu hissenin devrine öncelik verilmesi için güçlü bir irade oluşmuş durumda.
TÜRKİYE'YLE DE BAĞI VAR
Gelişmelerin Türkiye açısından en dikkat çekici tarafı ise hem söz konusu hisselerin geçmişi hem de Belçika hükümetindeki kilit isimlerin Türkiye ile olan bağları.
Belçika, BNP Paribas'nın en büyük hissedarı konumuna 2008 yılındaki tarihi kriz sürecinde gelmişti. O dönem Belçika'nın en büyük finans kuruluşu olan Fortis Bank, krizde batma noktasına gelince devlet müdahalesiyle kurtarılmış ve ardından Fransız BNP Paribas'ya devredilmişti. Fortis Bank, o yıllarda Türkiye pazarında da son derece aktif ve yaygın bir bankacılık ağına sahipti (Türkiye'deki Fortis Bank da daha sonra BNP Paribas bünyesindeki TEB ile birleşmişti). Belçika devleti, bu tarihi devir hamlesiyle birlikte BNP Paribas’da dev bir hisse paketine sahip olmuştu.
Bunun yanı sıra, "Bir bankaya sahip olmak devletin asli görevi değildir" diyerek özelleştirmenin yolunu açan Belçika Maliye Bakanı Jan Jambon da Türkiye siyasetini ve diplomasisini yakından tanıyan bir isim. Jambon, geçmiş dönemlerde Flanders (Flaman) Bölgesi Başbakanlığı ve İçişleri Bakanlığı görevlerini yürütürken Türkiye ile ikili ilişkiler, diplomatik temaslar ve Flaman-Türk toplumuna yönelik politikalarda doğrudan rol oynamış bir siyasetçi olarak biliniyor.
BÜTÇE AÇIĞI VE SAVUNMA FONU İHTİYACI BASKIYI ARTIRIYOR
Belçika’nın bu stratejik hamlesinin arkasında ciddi bir ekonomik tablo yatıyor. Euro bölgesinde geçen yıl %5,2 ile en yüksek bütçe açığına sahip olan ülkede, merkez bankası tahminleri bu açığın 2028’de %5,7'ye çıkabileceğini gösteriyor. 2029 yılına kadar 10 milyar euroluk bir tasarruf paketi üzerinde çalışan koalisyon hükümeti, kaynak arayışını sürdürüyor.
Hükümet, daha önce 2025 yılında bu hisseyi satarak bir savunma fonunu finanse etmeyi gündeme getirmiş, ancak sonrasında Belfius Bank’ın %20’lik hissesini satma seçeneğine yönelmişti. Belfius’taki satış süreci bağlayıcı teklif aşamasına gelirken, gözler yeniden 5,4 milyar euro (yaklaşık 6,1 milyar dolar) değerindeki BNP Paribas paketine çevrildi.