Dev şantiye projelerinde operasyonel risk uyarısı

Büyük ölçekli enerji, altyapı ve madencilik projelerinde artan iş hacmi, küçük koordinasyon hatalarında bile milyon dolarlık kayıplara yol açıyor.

Büyük ölçekli şantiye projelerinde artan iş hacmi, karmaşık iş süreçleri ve çok sayıda taşeronla yürütülen operasyonlar yeni riskleri beraberinde getiriyor.

Özellikle madencilik, enerji ve altyapı projelerinde zaman, maliyet ve güvenlik üçgeninin aynı anda yönetilmesi giderek daha zor hale geliyor.

Sektör değerlendirmelerine göre, küçük ölçekli yönetim hataları bile milyon dolarlık kayıplara ve ciddi operasyonel aksamalara yol açabiliyor. Bu durum, proje yönetiminde disiplin ve koordinasyonun önemini yeniden gündeme taşıdı.

Delta Star Group Şantiye ve İnşaat Müdürlüğü görevi yapmış Oğuz Kahraman konuyla ilgili bilgi verdi.

“Operasyonel riskler genellikle sahada başlar”

Sektörde 10 yılı aşkın tecrübeye sahip olan Kahraman, dev şantiye projelerinde en büyük riskin planlama hataları kadar sahadaki operasyonel kontrol eksikliğinden kaynaklandığını belirtiyor.

Kahraman, kariyerinde Türkiye ve Afrika’da madencilik, enerji ve altyapı projelerinde görev aldı ve büyük ölçekli yapılarda yüz milyon doları aşan projeleri yönetti.

Özellikle Burkina Faso ve Türkiye’de yürüttüğü projelerde, 100’den fazla çalışan ve yüz binlerce metreküplük hafriyat operasyonlarını yöneten Kahraman, sahadaki küçük koordinasyon hatalarının zincirleme etki yarattığını ifade ediyor.

“Taşeron yönetimi proje başarısını belirliyor”

Kahraman’a göre büyük projelerde asıl belirleyici unsur, taşeron yönetimi ve saha disiplini. Farklı disiplinlerin (mekanik, elektrik, inşaat) aynı anda çalıştığı projelerde iletişim kopukluğu ciddi gecikmelere neden olabiliyor.

Özellikle son yıllarda büyük ölçekli projelerde en kritik konulardan biri, anlık veri yönetimi. Şantiye sahasında ekipman takibi, iş güvenliği kontrolleri ve günlük ilerleme raporlarının dijital sistemlerle eş zamanlı yönetilmemesi durumunda, proje maliyetlerinin kontrol dışına çıkabildiğini belirten Kahraman, “Bir vinç arızası, yanlış planlanan hafriyat akışı ya da geciken bir malzeme sevkiyatı tüm operasyon zincirini etkileyebiliyor.

Dev projelerde riskler çoğu zaman teknik değil, koordinasyon kaynaklı büyüyor” ifadelerini kullandı.

Uzmanlara göre küresel ölçekte büyüyen enerji, maden ve altyapı yatırımlarıyla birlikte operasyonel risk yönetimi artık yalnızca mühendislik değil, aynı zamanda stratejik yönetim konusu olarak değerlendiriliyor.

Önümüzdeki dönemde proje yönetiminde saha koordinasyonu ve operasyonel risk analizi çok daha kritik hale gelecek.