Devasa bir alana diktiler 45 yıl sonra toprağın damarlarını kuruttu

Brezilya'da selüloz için kurulan dev okaliptüs tarlaları toprağın can suyunu tüketti. 45 yıllık araştırma, "yeşil çöl" adı verilen alanların yeraltı sularını düşürdüğü ortaya çıktı...

Brezilya’da selüloz üretimi amacıyla kurulan devasa okaliptüs tarlalarının su kaynakları üzerindeki etkileri araştırıldı. Bilim insanları ülkenin bir bölgesinde 45 yıllık süreçte taban suyu seviyesinin 4,5 metre düştüğünü tespit etti.

Brezilya, hızlı büyüme oranları nedeniyle kağıt ve selüloz sanayisinin temel hammaddesi olan okaliptüs üretiminde dünya liderleri arasında bulunuyor. Özellikle Bahia ve Minas Gerais eyaletlerinde yoğunlaşan tarlalar, iç ve dış pazara hammadde sağlıyor.

45 YILLIK VERİLER ÇARPICI DÜŞÜŞÜ ORTAYA KOYDU

Minas Gerais eyaletine bağlı Turmalina bölgesinde yürütülen ve "Platonun Metamorfozi: Okaliptüs Monokültürü, Toprak ve Su Gaspı" başlığıyla yayımlanan araştırmada, okaliptüs dikim alanları ile yerli bitki örtüsünün bulunduğu bölgeler karşılaştırıldı.

45 yılı kapsayan veriler, okaliptüs yoğun bölgelerde taban suyunun 4,5 metre gerilediğini ve yeraltı su rezervlerinin beslenme oranında belirgin düşüş yaşandığını gösterdi.

Uzmanlar, okaliptüs ağaçlarının yüksek buharlaşma ve terleme kapasitesi nedeniyle topraktan yoğun miktarda su çektiğini, bu durumun yağış rejimi ve yüzeysel akış dengesini değiştirdiğini kaydetti.

AKARSU DEBİLERİ DÜŞTÜ

Bahia bölgesinde yaşayan yerel halk, okaliptüs tarlalarının genişlemesiyle birlikte akarsu debilerinin düştüğünü ifade etti. The Guardian’da yer alan bilgilere göre Baixa Verde yerleşimi sakinleri, geçmişte kano ile geçilebilen nehirlerin su seviyesinin önemli ölçüde azaldığını bildiriyor. Bölge halkı devasa monokültür alanlarını "yeşil çöller" olarak tanımlıyor.

Bölgede faaliyet gösteren Veracel Celulose şirketi ise iddialara karşı çıkarak üretim alanlarında "mozaik yönetim sistemi" uygulandığını savundu.

Şirket, okaliptüs tarlalarının koruma altındaki vadiler, doğal su kaynakları ve yerli bitki örtüsüyle kombine edildiğini, su havzalarının düzenli olarak izlendiğini ve çevre restorasyon projeleri yürütüldüğünü açıkladı.