Devasa yapı Dünya'nın eksenini kaydırdı: Günler daha uzun olacak

Çin'de inşa edilen devasa hidrolik yapılar gezegenin kütle dengesini bozarak Dünya'nın dönüş eksenini 2 santimetre kaydırdı ve bir günün süresini 0,06 mikrosaniye uzattı.

Çin'in devasa mühendislik projeleri doğayı değiştirmekle kalmıyor, tüm gezegenin fiziksel parametrelerini etkilemeyi sürdürüyor. Ülkede 44 milyar ton su kapasitesine sahip Üç Boğaz Barajı'nın ardından Tibet'te devasa bir santralin yapımı devam ediyor.

Toplanan muazzam su kütlesi Dünya'nın eylemsizlik momentini artırarak gezegenin kendi etrafındaki dönüş hızını doğrudan etkiledi. NASA bilim insanlarının hesaplamalarına göre bu kütle değişimi gün uzunluğunu saliseler seviyesinde uzattı.

DEV BARAJLAR DÜNYA'NIN EKSENİNİ VE DÖNÜŞÜNÜ NASIL ETKİLİYOR?

Gezegendeki barajlarda biriken devasa su miktarı Dünya'nın kütle merkezinde gözle görülür bir kaymaya yol açıyor. Yapılan araştırmalar, dünya genelinde inşa edilen binlerce barajın toplam etkisinin dönme eksenini yaklaşık 1 metre kaydırdığını ortaya koyuyor.

Aşırı su birikimi nedeniyle gezegenin yalpalama hareketi artış gösteriyor. İnsan hayatında doğrudan hissedilmeyen bu değişim, hassas bilimsel ölçüm cihazları tarafından net bir şekilde kaydediliyor.

TİBET'TE YAPIMI SÜREN PROJE GEZEGENİ NASIL ETKİLEYECEK?

Çin, Tibet'in güneydoğusundaki Yarlung Tsangpo Nehri üzerinde 170 milyar dolarlık dev projenin yapımına devam ediyor. Üç Boğaz Barajı'ndan 3 kat daha güçlü olacak bu santral, tamamlandığında yılda 300 milyar kilovatsaat elektrik üretecek.

Fizikçiler ve jeofizikçiler, yapımı süren bu devasa yapının rezervuarı dolduğunda Dünya'nın fiziksel dengeleri üzerinde yeni ve ölçülebilir bir etki oluşturacağını öngörüyor.

YENİ MEGA BARAJ HANGİ ÇEVRESEL RİSKLERİ BARINDIRIYOR?

Proje sadece gezegenin eksenini değil, bölgedeki ekolojik ve coğrafi dengeyi de tehdit ediyor. Nehrin alt akışında yer alan Hindistan ve Bangladeş, su debisindeki değişim nedeniyle milyonlarca insanın su erişiminin kısıtlanmasından endişe duyuyor.

Uzmanlar, su akış miktarının kontrol altına alınmasının doğal ekosisteme zarar vereceğini belirtiyor. Bölgedeki balık göçleri ve alüvyon taşınımı da bu süreçten olumsuz etkileniyor.