Devlet Bahçeli’den Öcalan için dikkat çeken çağrı

MHP lideri Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” kapsamında çıkarılan yasanın af değil, hukuki düzenlemelerin ilk adımı olduğunu söyledi. Selahattin Demirtaş’ın tahliyesine ilişkin de değerlendirmede bulunan Bahçeli, AİHM kararlarının uygulanması dahil tartışmalı konuların yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. Bahçeli ayrıca, PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın sürece katkısını sürdürebilmesi için gerekli şartların oluşturulması çağrısında bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Partisine yakın Türkgün gazetesine konuşan Bahçeli, TBMM’de kabul edilen çerçeve yasanın süreç açısından önemli bir aşama olduğunu savundu.

Bahçeli, sürecin temel hedefinin terör, terörizm ve bölücülüğü Türkiye’nin gündeminden çıkarmak olduğunu savundu.

Düzenlemenin af niteliği taşımadığını belirten Bahçeli, devam eden soruşturma ve kovuşturmalar ile kesinleşmiş mahkumiyetlerin hukuki sonuçlarının korunacağını söyledi.

Bahçeli, PKK/KCK’nın feshedilmesi ve silah ile mühimmatın teslim edilmesini ise sürecin ön şartı olarak açıkladı.

Açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

-Yaklaşık iki yıldan beri ilmek ilmek ördüğümüz ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi, TBMM’de kabul edilen ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’ ile önemli bir aşamaya gelmiştir.

-Kanunun 467 milletvekilinin oyu ile kabul edilmiş olması ‘Terörsüz Türkiye’ye, milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmeye yönelik güçlü iradeyi ve kapsamlı mutabakatı göstermektedir.

-Siyaset kurumunun itibarını da artıran, Türkiye’ye özgü bir çalışma modeli ve aynı zamanda da önemli bir mutabakat ortaya konulmuş, eller Türkiye’nin huzuruna, ortak ve güçlü geleceğine kalkmıştır.

"KANUN AF DÜZENLEMESİ DEĞİL"

-‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunu; mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir.

-Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını koruyacak, suçun vasfına, mahkûmiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Bu yönüyle Kanun, hukuki niteliği itibarıyla ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliği taşımaktadır.

-Bu kanun, öngörülen hukuki düzenlemelerin ilk adımını teşkil eden temel bir çerçeve oluşturmaktadır. Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, hukuk devleti ilkesi, demokratik siyasi düzeni ve kamu güvenliği esas alınarak milli dayanışma, toplumsal huzur ve bütünleşmenin kalıcı olarak tesis edilmesi hedeflenmiştir.

"PKK'NIN FESHİ VE SİLAHLARIN TESLİMİ ŞART"

-Kanunun amacına uygun sonuçlar doğurmasını, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Oluşturulmaya çalışılan hukuki zemin, Türkiye’nin terör belasından ilelebet kurtulması hedefinin en önemli dayanaklarından biri olacaktır.

-Ve kuşkusuz kanunda öngörüldüğü üzere PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son vermesi ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim etmesi ön şarttır.

DEMİRTAŞ'A ÖZGÜRLÜK ÇAĞRISI

-Bununla birlikte, kanunun kabulüyle ulaşılan merhale bir nihayet değil, hukuki ve idari bakımdan yapılması lazım gelen düzenlemeler için yeni bir safhanın başlangıcı olacak, bu kapsamda AİHM kararlarının uygulanması dahil tartışmalı konuların gözden geçirilmesi ve adaletin tesisine ilişkin çalışmaların etkinleştirilmesi gündeme gelebilecektir.

-Bundan sonraki süreçte ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ tarafından hazırlanan ortak raporda vurgulanan diğer adımların da atılması, ihtiyaç duyulan yasal ve idari düzenlemelerin yapılması, uygulamaların etkili bir işbirliği ve eşgüdümle yürütülmesi kritik önemde olacaktır.

"ÖCALAN'IN KATKI VERMESİNİ SAĞLAYACAK ŞARTLAR OLUŞTURULMALI"

-PKK’nın kurucu önderliği olarak yaptığı ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ile birlikte PKK’nın fesih ve silah bırakma kararında önemli bir fonksiyon ifa eden Abdullah Öcalan’ın, önümüzdeki dönemde de sürece katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak şartların oluşturulması gerekmektedir.