Devlet Bahçeli önce yazarları sonra karakterleri şaşırdı

Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonlarına gönderme yapmak isterken yanlış örnek verdi. Bahçeli, "Ülkemiz merhum Recep Nuri Güntekin'in Yaprak Dökümü isimli eserini adeta aratmıyor. Önüne gelen Bihter olmuş, önüne gelen Behlül karakterine bürünmüş" dedi. Ancak Yaprak Dökümü isimli eserin yazarının ismi Reşat Nuri Güntekin'di... Bihter ile Belül karakteri ise Yaprak Dökümü'nde değil Halit Ziya Uşaklıgil'in Aşk-ı Memnu eserinde yer alıyordu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugün partisinin TBMM'deki grup toplantısında son dönemde gündemde geniş yer bulan ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonlarına değindi.

Reşat Nuri Güntekin'in Yaprak Dökümü eserinden bahseden Bahçeli yazarın ismini 'Recep' diye telaffuz etti. Karakterleri de karıştıran Bahçeli, Halit Ziya Uşaklıgil'in Aşk-ı Memnu eserinde yer alan Bihter ile Behlül'ü de Yaprak Dökümü'deymiş gibi anlattı.

Bahçeli'nin konuyla ilgili konuşmasından kesit şöyle:

'SANATÇI UYUŞTURUCUYLA ANILIYOR'

Farkında mısınız, Türkiye’nin toplumsal dokusu tahrip ve tahriş ediliyor. Yine farkında mısınız, ahlak mevziimiz, bizi biz yapan değerler manzumemiz biteviye yaylım ateşine maruz kalıyor. Cinnet, cinayet, sanal bahis, kumar, uyuşturucu, bireysel ve toplumsal şiddet eşzamanlı mesafe alıyor. Huzurumuz yutuluyor, sükûnetimiz yıpratılıyor, medeniyet mirasımız dört bir koldan hücuma uğruyor. Bakıyorsunuz, sanatçı ve medya mensupları uyuşturucuyla anılıyor.

'RECEP NURİ GÜNTEKİN'İN YAPRAK DÖKÜMÜ'NÜ ARATMIYOR'

Ünlüsü ünsüzü bataklıkta çırpınıyor. Makyajlanmış hayatların ne kadar çürüdüğü görülüyor, gösteriliyor. Bakıyorsunuz, bir özel jette her rezalet, her türlü iğrençlik sahne alıyor. Ülkemiz Merhum Recep Nuri Güntekin’in Yaprak Dökümü isimli eserini adeta aratmıyor.

'ÖNÜNE GELEN BİHTER İLE BEHLÜL KARAKTERİNE BÜRÜNMÜŞ'

Önüne gelen Bihter olmuş, önüne gelen Behlül karakterine bürünmüş. Sorarım sizlere, bize ne oldu? Hangi ara bu kadar irtifa kaybettik? Bu hallere nasıl düştük? Dahası yaşananlar ve yaşatılanlar Müslüman Türk milletine reva mıdır?

Şımaran, tırmandığı mevkii hazmedemeyen, her türlü çarpık ve aşağılık ilişkiler yaşayan, uyuşturucuyla kendinden geçip zıvanadan çıkan kim varsa diyorum ki, yeter artık, yetti artık, milletimizin gündeminden çıkın artık. Sanatçı medeniyet inşa edendir, peki karşımızdaki sanatçı tablosu hangi medeniyet mirasının sonucudur?

Daha doğrusu, bunlarla medeniyet kavramını yan yana getirmek akıl ve ahlak işi midir? Ruhen dinamikliğini yitirmiş, Kirlenmiş, duygusuz, yıkıcı fikirleri benimsemiş, Zulme razı, adaleti ve hakkaniyeti önemsemeyen, Kendi iyimserliği ile yetinip, zayıf, ihtiyaç sahibi bireyleri unutan, Kibirli, bencil, yalan söyleyen, verdiği sözü unutan, mezhep, meşrep, milliyet, dil farklılığını tefrika nedeni yapan, Faydasız törenlerle meşgul olan, güçlünün dalkavukluğunu yapan, aslan, kedi örneği ile anlattığı ikircikli tavır içinde olan insanların oluşturduğu toplumun halini parçalanmış, çözülmüş vücudun haline benzeten Âkif, kurtuluş için ahlâkımızın yükselmesini önermektedir.