Devlet sırrı gibi saklanıyordu, 2.000 yıllık duvar resminde Roma'nın en zehirli serveti bulundu
Devlet sırrı gibi saklanan Roma'nın zehirli serveti 2.000 yıl sonra gün yüzüne çıktı. İspanya'nın antik kenti Cartagena'daki Domus Salvius villasında yapılan arkeometrik araştırmalar, Roma'nın en pahalı ve en zehirli pigmenti olan "kırmızı altın"ın — cıva sülfürünün — bugüne dek bilinmeyen sofistike bir kimyasal katmanlama tekniğiyle uygulandığını ortaya koydu.
İspanya'nın antik Carthago Nova (Cartagena) kentindeki en iyi korunmuş Roma yapılarından biri olan Domus Salvius'ta yapılan arkeometrik araştırmalar, sanat tarihçilerini şaşkına çeviren bir gerçeği gün yüzüne çıkardı.
Scientific Reports dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, Romalı sanatçıların imparatorluğun en pahalı pigmenti olan "kırmızı altını" (cıva sülfürü) uygularken, bugüne kadar bilinmeyen ve inanılmaz derecede sofistike bir kimyasal katmanlama tekniği kullandığını ortaya koydu.
Evin muhtemelen yemek odası olarak kullanılan ve orijinal duvar resimlerini bugüne kadar bozulmadan saklamayı başaran 3 numaralı odasında yapılan ileri düzey kimyasal analizler, Antik Roma estetiğinin sadece mekanik bir kopyalamadan ibaret olmadığını, derin bir malzeme mühendisliğine dayandığını kanıtlıyor.
İMPARATORLUĞUN ZEHİRLİ ZERVETİ: KIRMIZI ALTIN
Antik çağlarda "minyum" olarak da bilinen cıva sülfürü (Cinnabar), Roma dünyasındaki en pahalı ve elde edilmesi en tehlikeli pigmentti. Üretim zorluğu ve zehirli yapısı nedeniyle fiyatı o kadar astronomikti ki, Yaşlı Plinius gibi antik yazarlar bile bu pigmentin maliyetinden ve piyasadaki sahtecilik vakalarından şikayet etmişlerdi. Bu rengi duvarında kullanabilmek, ev sahibinin devasa servetinin en büyük göstergesiydi.
EZBER BOZAN TARİHLEME
Bugüne kadar, Cartagena bölgesinde cıva sülfürü kullanımının sadece erken dönem dekoratif stillerle (İkinci ve Üçüncü Pompeii Stilleri) sınırlı olduğu düşünülüyordu. Ancak Domus Salvius'ta bulunan bu örnekler, MS 1. yüzyılın sonları veya 2. yüzyılın başlarına tarihleniyor. Bu durum, "kırmızı altın" kullanımının bölgede sanıldığından çok daha ileri tarihlere kadar devam ettiğini kanıtlıyor.
GİZLİ KATMANLARIN FORMÜLÜ
Araştırmacıları asıl şaşkına çeviren detay ise boyanın uygulanış biçimi oldu. Daha önceki örneklerde Romalı ressamların cıva sülfürünü doğrudan beyaz sıva üzerine uyguladığı biliniyordu. Ancak bu villada tamamen farklı ve karmaşık bir kimyasal strateji izlenmişti:
İlk Katman (Astar): Duvara önce "Sarı Goetit" pigmentinden oluşan bir tabaka atıldı.
İkinci Katman (Karışım): Sarı astar henüz ıslak ve tazeyken, üzerine cıva sülfürü (kırmızı altın) ile toprak kırmızısı tonları veren hematit (demir oksit) karışımı uygulandı.
Altında sarı bir astar tabakası bulunan bu sofistike kırmızı karışım tekniği, Roma dünyasında bilinen çok nadir örneklerden biri. Bu bulgu, Romalı ustaların sadece resim çizmediklerini; istedikleri canlılık, ışık yansıması ve dayanıklılık gibi estetik hedeflere ulaşmak için minerallerin kimyasal özelliklerini ve reaksiyonlarını kusursuz bir şekilde anladıklarını gösteriyor.