Diktikleri ağaçlar işe yaramadı: 500 tanesi çölde imkansızı başardı

Çölleşmeyle mücadelede mühendislik çözümleri yetersiz kalırken, doğaya salınan 500 Afrika mahmuzlu kaplumbağası kazdıkları tünellerle toprağı canlandırdı. Beş yıllık uydu görüntüleri, çorak arazide yeniden başlayan bitki örtüsünü kaydetti.

Sahel bölgesinde gündüz 60 santigrat dereceyi aşan sıcaklıklar ve gece yaşanan keskin soğumalar nedeniyle sertleşen toprak kabuğu, yağmur suyunun emilimini ve tohumların filizlenmesini engelliyor. Bu ekolojik engeli aşmak amacıyla yürütülen doğaya kazandırma projelerinde, bölgenin yerli türlerinden Afrika mahmuzlu kaplumbağaları kilit bir rol oynuyor.

UYDU GÖRÜNTÜLERİ BİTKİ ÖRTÜSÜNDEKİ ARTIŞI DOĞRULADI

Araştırmacıların 2021 yılında Sahra'nın güney sınırına saldığı 500 mahmuzlu kaplumbağanın ardından, bölgeden alınan beş yıllık uydu görüntüleri kumların arasında yeşil bitki kümelerinin oluştuğunu kaydetti.

Galapagos ve Aldabra'dan sonra dünyanın en büyük üçüncü karasal kaplumbağası olan ve yetişkin erkekleri 100 kilogramı aşan bu tür, aşırı sıcaklardan korunmak amacıyla zemin seviyesinin 10 ila 15 metre altına inen tüneller kazıyor.

TÜNELLER SU TUTMA KAPASİESİNİ ARTIRIYOR

IUCN Kaplumbağa ve Tatlı Su Kaplumbağası Uzman Grubu derlemelerine göre, kaplumbağaların kazdığı tüneller toprağın mühürlenmiş yüzey kabuğunu kırıyor. Kırılan kabuk sayesinde yağmur suyu yüzeyden akmak yerine derine süzülüyor ve toprağın nem tutma süresi uzuyor.

Açılan tünellerin girişlerinde oluşan mikroklima alanları; rüzgarla gelen veya toprakta uykuda bekleyen tohumların filizlenmesine, ardından böcek ve mikroorganizmaların bölgeye yerleşmesine olanak tanıyor. Süreç içerisinde bitki örtüsünün genişlemesiyle birlikte bölgeye kuşlar ve küçük omurgalı canlılar da dahil oluyor.

SENEGAL'DEKİ ÇALIŞMALAR 1922eDEN BU YANA SÜRÜYOR

Senegal'de faaliyet gösteren S.O.S. (Save Our Sulcata) adlı kuruluş, 1992 yılından bu yana kaplumbağa üretim ve salım programlarını yürütüyor. IUCN'in Ağustos 2020 raporunda, Noflaye'deki Village des Tortues koruma alanında 300'den fazla bireyin bulunduğu ve bunlardan onlarcasının doğaya salındığı bilgisi yer alıyor.

İzleme verilerine göre, doğaya salınan gruplarda dört yıllık süre zarfında yüzde 80'in üzerinde hayatta kalma oranı kaydedildi. Ağaç dikme ekipmanı, sulama hatları veya kimyasal toprak ıslahı kullanılmadan yürütülen projede; avcılık, tarım ve hayvancılık baskısıyla sayıları azalan türün habitatına dönmesi sağlandı.

POPÜLASYON TEHDİT ALTINDA

IUCN tarafından "Tehdit Altında" kategorisinde sınıflandırılan Afrika mahmuzlu kaplumbağalarının popülasyonu, habitat kaybı (yüzde 60), iklim değişikliği (yüzde 25), avcılık ve evcil hayvan ticareti nedenleriyle küçülmeye devam ediyor. Türün Kamerun, Cibuti ve Togo'da neslinin tükendiği tahmin ediliyor.

Uzmanlar, kaplumbağaların yeniden doğaya kazandırılmasının çölleşmeye karşı tek başına yeterli bir çözüm olmadığını; başarının yağış miktarı, otlatma denetimi ve uzun vadeli arazi yönetimine bağlı olduğunu vurguladı.