Dilovası Davasında skandal tanık ifadeleri: 'Denetime gelen zabıtalar hediyelerini alıp gidiyordu'
7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm imalathanesi faciasına ilişkin davanın üçüncü gününde tanıklar ve aileler çarpıcı iddialar dile getirdi. Sigortasız ve çocuk işçi çalıştırıldığı, denetim yapılmadığı ve güvenlik önlemlerinin ihmal edildiği öne sürüldü
Dilovası’nda 8 Kasım 2025’te meydana gelen ve 3’ü 18 yaşından küçük 7 işçinin yaşamını yitirdiği Ravive Kozmetik imalathanesine ilişkin davanın üçüncü duruşması, Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada dinlenen tanıklar, iş yerindeki koşullara ilişkin dikkat çeken ifadeler verdi.
Tanık Gülhan Bendi, olay günü yaşanan patlamayı anlatarak, üretim sırasında kullanılan makinenin çalıştırılmasının ardından saniyeler içinde yangın çıktığını söyledi. Bendi, iş yerinde yeterli güvenlik önlemlerinin bulunmadığını belirterek, çalışanların koruyucu ekipman olmadan çalıştığını ifade etti.
Bendi ayrıca, atölyede çocuk ve göçmen işçilerin çalıştırıldığını, birçok çalışanın sigortasız olduğunu dile getirdi. Yangın tüplerinin eski ve bakımsız olduğunu söyleyen tanık, iş yerinde havalandırma sisteminin de bulunmadığını aktardı.
Denetimlere ilişkin iddialar da duruşmada gündeme geldi. Bendi, resmi kurumların denetim yapmadığını öne sürerek, zabıta ekiplerinin iş yeri sahipleriyle gayriresmi ilişkiler kurduğunu ve denetim yerine hediye alarak ayrıldıklarını iddia etti. CİMER’e yapılan şikayetlere rağmen herhangi bir inceleme yapılmadığını da sözlerine ekledi.
Diğer tanıklar da benzer yönde ifadeler verdi. Keriman Miskin, iş yerinde güvenlik eğitimi almadıklarını ve koruyucu ekipman sağlanmadığını belirtirken, Ayten Aras ise çalışma ortamını “cezaevi gibi” sözleriyle tanımladı. Aras, yangın tüpü ve acil çıkış gibi temel güvenlik unsurlarının bulunmadığını söyledi.
Duruşmada söz alan hayatını kaybeden işçilerin aileleri ise yaşadıkları acıyı dile getirerek sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Aileler, çocuklarının güvencesiz koşullarda çalıştırıldığını ve ihmaller zinciri sonucu hayatlarını kaybettiklerini savundu.
Faciada yaşamını yitiren gençlerden Tuğba Taşdemir’in annesi, kızının sigortasız çalıştırıldığını belirterek yaşananları “zulüm” olarak nitelendirdi. Diğer aileler de benzer şekilde iş yerinde temel iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını ve denetim mekanizmalarının işlemediğini ifade etti.
Tanık beyanlarında ayrıca üretimin Dilovası’nda yapıldığı, ancak denetimlerin farklı yerlerde gösterildiği yönünde iddialar da yer aldı. Bu durumun, denetim süreçlerinin sağlıklı yürütülmediğine işaret ettiği ileri sürüldü.
Dava, tanık ve müşteki ifadelerinin ardından devam ederken, kamuoyunun dikkatle takip ettiği süreçte yeni gelişmelerin yaşanması bekleniyor.