Diyanet 2026 fitre bedelini açıkladı: Asgari ücretin altında geçinen milyonlarca kişi fitre sınırında
Diyanet’in 2026 yılı için fitreyi 240 TL olarak açıklamasıyla birlikte asgari ücretliden emekliye kadar milyonlarca kişi fitre alabiliyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 2026 yılı için fitre miktarını 240 TL olarak duyurdu. Fitre, bir kişinin bir günlük temel gıda ihtiyacını karşılayacak asgari tutar üzerinden hesaplanıyor.
Bu hesapla, dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda ihtiyacının aylık yaklaşık 28.800 TL’ye ulaştığı ortaya çıkıyor. Gıda masraflarının toplam hane bütçesindeki payını %40 civarında düşündüğümüzde, bir ailenin asgari yaşam standardını sürdürebilmesi için en az 72 bin TL civarında bir aylık gelire ihtiyacı olduğu anlaşılıyor.
Konuyla ilgili olarak Vergi Uzmanı ve Sözcü yazarı Mahmut Aydoğmuş şu değerlendirmede bulundu:
“Türkiye’de yaklaşık 9 milyon asgari ücretli, 4.9 milyon asgari emekli maaşı alan ve yaklaşık 4.3 milyon dul ve yetim aylığı alan birey bulunuyor. Ayrıca yaklaşık 6.5 milyon kişi de ortalama emekli maaşı olarak asgari ücretin altında bir gelir alıyor ki bu maaş ortalama 23.500 TL civarında.
Dolayısıyla toplamda 25 milyon civarında bir kesim, aslında fitre miktarı üzerinden hesaplandığında yoksulluk sınırına çok yakın ya da altında bir gelirle yaşamını sürdürüyor.
Bunu rakama aile bireyleri ve TÜİK rakamlarıyla işsizleri de eklediğimizde neredeyse toplumun fitreye muhtaç olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız.”
Aydoğmuş, bu durumun altını çizerek şunları ekledi:
“Fitre, İslam’da yoksullara verilen bir dayanışma göstergesidir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, milyonlarca insanın bu fitre miktarına bakıldığında aslında kendilerinin de bu dayanışmaya muhtaç hale geldiğini görüyoruz.
Asgari ücretin ve emekli maaşlarının bu kadar düşmesi, fitre gibi temel bir ibadet ölçüsü üzerinden dahi toplumsal bir gerçeği gözler önüne seriyor.”
Diyanet’in açıkladığı fitre miktarı, hem ekonomik koşulları hem de toplumsal gelir dağılımındaki dengesizlikleri bir kez daha gündeme taşıyor.
Aydoğmuş’a göre, bu tablo ekonomik ve sosyal politikaların toplumu getirdiği noktayı açıkça ortaya koyuyor.