Kamu kuruluşlarının desteğiyle kurulmuş vakıflar birbirine benzer. O kurumdan emekliye ayrılanların bazıları genel müdürlük, yardımcılığı gibi görevlerde bulunur. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, göreve başlayınca Diyanet Vakfı Mütevelli Heyetinde değişiklikler yaptı. Genel müdür, yardımcılarını değiştirmedi.
Genel Müdür İzani Turan, Bursa İl Müftülüğünden, yardımcısı Recep Şükrü Balkan İzmir il Müftülüğünden, Fatih Kayacan ise AKP Bolvadin Belediye Başkanlığı seçimini kaybettikten sonra göreve başlamıştı. Bu köşede, vakıfla ilgili bazı iddiaları gündeme getirmiş, yazımın sonunda da Diyanet Vakfı yetkililerinin açıklaması olursa buna da yer vereceğimi belirtmiştim.
VAKIF, DENETİMDEN SONRA
Diyanet Vakfı’na bağlı üniversitenin, 29 Mayıs eğitim kurumları, fuarcılık, cami dekorasyonu, turizm, sağlık, sigorta, dış ticaret şirketleri, bilişim, yemek üretimi, soğuk hava tesisleri, kasa üretimi gibi tesisleri var. Devasa şirketlerinde milyarların döndüğü hesap hareketleri oluyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’na da önemli desteklerde bulunuluyor. Örneğin, önceki başkana iki adet Audi marka otomobil, Diyanet üst düzey yetkilileri için 10 adet siyah renkli sivil plakalı Skoda SuperB araç tahsis edildi.
Türkiye Diyanet Vakfı tarafından şirketlerinde halen çalışan ya da emekli olmuş, vefat etmiş personelin unvanlarına bakılmaksızın, üniversite öğrenimi gören evlatlarından 3 bin 95’ine 5’er bin lira destekte bulunuldu. Bu sayı, yardım yapılanların yüzde 2’sini ancak oluşturuyor.
Vakıf Genel Müdürü İzani Turan, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne başvurup denetim yapılmasını istediklerini, başlatılan denetimin halen devam ettiğini söyledi. Turan, “Biz, canla, başla çalışıyoruz. Yetimin, garibanın hakkını koruyoruz. Bilerek asla haksızlığa göz yummayız. Nitekim, yanlış yaptıkları için işlerine son verdiğimiz görevliler de oluyor” dedi.
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün denetiminden sonra bir şey daha yapacaklar. Bağımsız denetim firmasına vakfı denetlettirecekler. Bu, vakıfların başvurmadığı bir yöntem. Böylece, Diyanet Vakfı bunu yaparsa güven de artırıcı önlem de almış olur.
GÜVEN KAZANMALI
Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 1998 yılında kendisine bağlı olan Devlet Denetleme Kurulu’na, Diyanet Vakfı’nı incelenmesi talimatını verdi. Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Fahri Öztürk, kurul üyelerinden Yılmaz Ergun ile Recep Sanal’ı görevlendirmişti. Hac hesapları dahil vakfın her icraatını didik didik ettiler. Recep Sanal, o çalışmayla ilgili olarak şunları anlattı:
“O dönemdeki Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, denetim sırasında ortaya çıkardığımız her olumsuz durumun üzerine samimiyetle ve cesaretle giderek bizlerin güvenini kazanmıştı. Umarım şimdiki Diyanet İşleri Başkanı da sayın Yılmaz’ın gösterdiği duyarlılığın benzerini göstererek, Türk milletinin güvenini kazanır.”
HAYIRLI BİR İŞ YAPILIR
Diyanet’ten, vakıftan söz açılmışken Recep Sanal’ın şu önerisini de ekleyelim: 13 yıldır hac kurasına katılıyor ama kazanamıyorum. Diyanet İşleri Başkanı bu kura sistemini de tepeden tırnağa inceletirse çok hayırlı bir iş yapmış olur. Zira 80 günlük bir bebeği, 80 yaşındaki bir dededen önce hacca gönderen şimdiki kura sisteminin ne hakkaniyet ne de etik bakımdan savunulacak bir yönü vardır!”
Hac ve umre ücretlerinden elde edilen kârlar Diyanet Vakfı muhasebesine aktarılıyor, oradan hayır işlerinde kullanılıyor. Sadece hac ve umreden yıllık giren meblağ yaklaşık 40 milyar lira. Bunun en az 15 milyar lirasının kâr olduğu belirtiliyor. İktidara yakınlığı ile bilinen bir vakfın 1.400 kişiden oluşan il ve ilçe temsilcilerinin umre paralarının da eksik alındığı da konuşuluyor.
78 ÜLKEDE KURBAN KESİLİYOR
Diyanet Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Recep Şükrü Balkan, ticaret yaparken müftülüğe geçmiş. “Müftülük maaşı benim ticarette kazancımın benzin parası bile değildi” diyor, 53 yaşında kendi isteğiyle emekliye ayrıldığını belirtiyor. Sorumluluğu ağır görev yürütüyor. Örneğin 78 ülkede 700’den fazla elemanla yaklaşık 900 bin kurban kesip bulundukları ülkede dağıtımını yaptırıyor.
Afrika ülkelerinde su kuyuları açtırıyor. 114 ülkeden üniversite öğrencisinin eğitimleriyle ilgileniyor. Vakfa bağlı 27 eğitim kurumu, yetimhaneleri bulunuyor. “Canla başla görev yapıyoruz” diyor. Vakıf, kurbanlık alımı, kesimi, sigorta konularında zaman zaman açıklamalar yapsa daha da yerinde olur.
Vakfın Genel Müdür Yardımcılarından Fatih Kayacan, Bolvadin Belediye Başkanlığı seçimini iki dönem kazandı. Birisinde bağımsız, diğerinde ise AKP’den seçime katılmıştı. 2024 seçiminde AKP’den aday oldu. Ancak seçimi kaybetti. Aynı yıl Diyanet Vakfı’na genel müdür yardımcısı olarak getirildi. İlahiyatçı, hafız olan Kayacan, şunları anlattı:
SİYASİ TUTUM İÇİNDE DEĞİLİZ
“Vakıfta değişim ve dönüşüm yapıyoruz. Bunu maalesef farklı yönlere taşımak isteyenler oluyor. Bağışçılarımızın sayısı yıldan yıla artıyor. 56 yurtta 1.500 öğrencimiz barınıyor. Örnek uygulamalarımızla, vakfımızın kuruluş amaçları doğrultusunda yolumuza devam ediyoruz. Asla siyasi bir tutum içinde değiliz.”
Vakıf üzerinden ücretleri ödenen onlarca kişi Diyanet İşleri Başkanlığı’nda çalışıyor. Diyanet İşleri Başkanı’nın çayını servis eden personel bile vakıf üzerinden maaş alıyor. Oysa, Başkanın makam hizmetlerini yürütecek orada yüzlerce personel var. Anlaşılan, Diyanet’in vakıf üzerinde örtülü bir baskısı var. Başkan Safi Arpaguş’un hac sisteminde bir açıklaması olursa onu da duyurmayı görev bilirim.