Doğalgazsız ve elektriksiz, -20 derecede bile sımsıcak yapıyor

Kore Yarımadası'nın dondurucu soğuklarına karşı 10. yüzyılda geliştirilen Ondol sistemi, ısıyı zemine hapsederek evleri dev bir termal depoya dönüştürüyor. Günümüzün modern yerden ısıtma sistemlerine temel oluşturan bu teknoloji, yüksek enerji tasarrufu ve homojen ısı dağılımıyla dikkat çekiyor. -20 derecede bile evi sıcacık yapıyor.

Kış mevsiminde hava sıcaklığının -21 °C’ye kadar gerilediği Kore Yarımadası’nda, 10. yüzyıldan bu yana kullanılan geleneksel "Ondol" ısıtma sistemi, enerji verimliliği ve homojen ısınma özellikleri nedeniyle modern mühendislik projelerinde yeniden ön plana çıkıyor. Isının havaya değil, doğrudan yapı kütlesine hapsedilmesi esasına dayanan bu sistem, günümüzdeki yerden ısıtma teknolojilerinin temelini oluşturuyor.

SICAKLIK YER ALTINDAN ÖZEL KANALLAR GİDİYOR

Geleneksel Ondol sisteminde ısınma süreci, "agungi" adı verilen mutfak ocağında başlıyor. Odun ateşinden çıkan sıcak duman ve gazlar, doğrudan tahliye edilmek yerine döşeme altına inşa edilmiş özel kanallara yönlendiriliyor. Zemin altına yerleştirilen geniş ve kalın taşlar, bu dumanın ısısını emerek hapsediyor. Isınan taşlar, ısıyı radyasyon yoluyla yukarıya, oda içerisine iletiyor. Bu yöntemle zemin, dev bir ısı deposu işlevi görüyor.

TÜM GECE BOYUNCA SICAKLIK KALIYOR

Uzmanlar tarafından yapılan teknik analizler, Ondol sisteminin yüksek ısı tutma kapasitesine sahip olduğunu gösteriyor. Yaklaşık iki saatlik bir yanma süreci sonunda elde edilen ısı, taşların ve zeminin termal kütlesi sayesinde odayı tüm gece boyunca uygun sıcaklıkta tutabiliyor. Avrupa tipi konvansiyonel ısıtma sistemlerinde görülen, ısı kaynağından uzaklaştıkça sıcaklığın düşmesi sorunu, bu sistemdeki homojen dağılım sayesinde minimize ediliyor.

BAZI TEMEL AVANTAJLARI VAR

Modern Ondol uygulamaları, geleneksel duman kanalları yerine sıcak su borularının kullanıldığı "sulu yerden ısıtma" sistemlerine dönüşmüş durumda. Bu teknolojinin sağladığı temel avantajlar şu şekilde sıralanıyor:

- Hava akımı oluşturmadığı için toz sirkülasyonu azalmakta ve iç mekan havasının kuruması engelleniyor. Isının tüm zemine eşit dağılması, oda sıcaklığının daha düşük termostat ayarlarıyla dengelenmesine olanak tanıyor.

- Yapılan araştırmalar, bu sistemlerin sağladığı homojen dağılım sayesinde termostatın 1 derece düşürülmesinin, ısınma konforundan ödün vermeden yakıt tüketiminde %7 oranında tasarruf sağladığını verilerle ortaya koyuyor.