DSÖ'den tüm ülkelere uyarı: 'Önleyebilecek hiçbir şey yok, sonuçları on yıllarca sürecek

Dünya Sağlık Örgütü tarihin en ağır uyarılarından birini verdi. DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Hanan Balhi, ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın giderek tırmanmasıyla birlikte nükleer bir felaketin artık "gerçekçi bir senaryo" olduğunu açıkladı ve ekledi: "Ne kadar hazırlık yaparsak yapalım, önleyebilecek hiçbir şey yok. Sonuçları on yıllarca sürecek.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetkilileri, ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın şiddetlenmesiyle birlikte nükleer bir felaketin artık "gerçekçi bir senaryo" haline geldiği konusunda uluslararası toplumu uyardı. Politico'nun raporuna göre, Birleşmiş Milletler (BM) personeli nükleer tesislere yönelik saldırıların sonuçlarını anlık olarak izliyor ve olası bir nükleer sızıntı veya saldırı ihtimaline karşı yüksek alarm durumunda bekliyor.

EN KÖTÜ SENARYO 

Dünya Sağlık Örgütü Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Hanan Balhi, kurumun en büyük korkusunun doğrudan bir nükleer felaket olduğunu belirterek durumun ciddiyetini şu sözlerle özetledi:

"En kötü senaryo nükleer bir olaydır ve bizi en çok endişelendiren de budur. Ne kadar hazırlık yaparsak yapalım, bölgeyi –ve eğer gerçekleşirse küresel olarak dünyayı– vuracak hasarı önleyebilecek hiçbir şey yok. Bunun sonuçları on yıllarca sürecektir. Bunu düşünüyoruz ve içtenlikle bunun gerçekleşmemesini umuyoruz."

Savaşın nükleer altyapıya yönelmesi yeni bir durum değil. 

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ın nükleer silah geliştirdiğine dair kesin bir kanıt sunmamasına rağmen, daha önce "İran rejiminin oluşturduğu acil nükleer tehdidi ortadan kaldırmak" istediğini açıkça ifade etmişti.

Geçtiğimiz yılın haziran ayında ABD ve İsrail koordinasyonunda İran'ın Fordow, İsfahan ve Natanz'daki kilit nükleer altyapılarına saldırılar düzenlendiği İran Atom Enerjisi Kurumu tarafından doğrulanmıştı.

28 Şubat'ta başlatılan yeni taarruz dalgasının ardından nükleer tesislere yönelik saldırı riski yeniden en üst seviyeye çıktı.

KARŞILIKLI TEHDİT AĞI: İSRAİL ve BAE DETAYI

Risk sadece İran ile sınırlı değil. Önemli ve kayıt dışı bir nükleer cephaneliğe sahip olduğuna inanılan İsrail ile nükleer enerji tesisleri bulunan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), doğrudan İran füzelerinin menzili içinde yer alıyor. Şu an için bu tesislere yönelik bir saldırı rapor edilmese de, bölgesel denklem nükleer bir "misilleme" riskini barındırıyor.

Şu an için bölgede doğrulanmış bir radyoaktif kirlenme (sızıntı) vakası bulunmuyor. Ancak DSÖ uzmanları, olası bir yüksek radyasyona maruz kalma durumunun ciddi akciğer ve cilt hasarına, ölümcül kanser türlerine ve kalıcı ruhsal bozukluklara yol açacağı konusunda uyarıyor. 

Bölge Direktörü Balhi, 1945'te Hiroşima ve Nagasaki'de yüz binlerce kişinin ölümüyle sonuçlanan nükleer felaketleri hatırlatarak, "İster kasıtlı ister kaza sonucu olsun, önceki olayların tarihini bilen herkes neyden bahsettiğimizi çok iyi anlar" dedi.