DSÖ küresel kriz ilan etti: Yüzde 90 oranında öldüren virüs 3 ülkeye sıçradı

Dünya Sağlık Örgütü, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde ortaya çıkan yeni Ebola salgını nedeniyle en yüksek seviyede acil durum ilan etti. Onaylanmış bir aşısı bulunmayan nadir Bundibugyo varyantı, yüzde 90'a varan ölüm oranı ve küresel yayılma riskiyle dünyayı alarma geçirdi.

Dünyanın en ölümcül hastalıklarından biri olan Ebola'nın yeni şususu hızla yayılıyor.

Şimdiden onlarca kişiyi öldüren salgın sebebiyle Dünya Sağlık Örgütü dünya ülkelerini alarma geçirdi.

Dünya Sağlık Örgütü tarafında "uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu" ilan edildi. Bu, sağlık hukukundaki en yüksek alarm seviyesi.

Bu unvan daha önce Kovid-19, maymun çiçeği ve çocuk felci gibi salgınlar için de kullanılmıştı.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin kuzeydoğusunda başlayan ve komşu Uganda'ya sıçrayan yeni salgın ülkeden ülkeye atlayarak dünyaya yayılma ihtimali taşıyor.

NE AŞISI VAR, NE TEDAVİSİ

Yayılan virüsün bu kez nadir görülen Bundibugyo şususu olması işleri zorlaştırıyor. Bu türe karşı onaylanmış bir aşı veya antikor tedavisi bulunmuyor.

Dünya Sağlık Örgütü 17 Mayıs itbariyle bu yeni Ebola salgınını uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu olarak ilan etti.

Enfeksiyon sonrası ölüm oranı yüzde 90'a kadar ulaşabilen bu hastalık dünya çapıda hükümetler tarafından ulusal güvenlik tehdidi olarak kabul ediliyor.

Afrika genelindeki çatışmalar ve altyapı yetersizliği ise sağlık ekiplerinin işini doğrudan zorlaştırıyor.

11 BİNDEN FAZLA KİŞİ ÖLDÜ

Mevcut salgına neden olan Bundibugyo varyantı bilim dünyası için büyük bir gizem haline geldi. Bu tür ilk olarak 2007 yılında Uganda'da ve ardından 2012 yılında Kongo'da saptandı.

Bugüne kadar geliştirilen Ebola aşılarının ve antikor tedavilerinin neredeyse tamamı daha yaygın olan Zaire varyantına karşı üretildi.

Batı Afrika'da 11 binden fazla insanın ölümüne yol açan büyük salgından sonra tüm yatırımlar Zaire şususuna karşı yapılmıştı.

Bu durum Bundibugyo varyantına karşı doktorların elini zayıflattı. Sağlık çalışanları bazı antiviral ilaçları denemeyi düşünse de bu türe karşı üretilen hiçbir tıbbi müdahale aracı bulunmuyor.

SAĞLIK EKİPLERİ HASTALARA ULAŞAMIYOR

Salgının ortaya çıktığı Ituri bölgesine ise sağlık ekipleri ulaşamıyor. Başkent Kinşasa'dan 1.700 kilometreden daha uzakta olan bu bölgede yollar çok kötü ve sağlık altyapısı yetersiz durumda.

Salgının merkez üssü on binlerce işçinin sürekli hareket halinde olduğu Mongbwalu altın madenciliği bölgesi olarak öne çıkıyor.

Virüs şimdiden 700 bin nüfuslu eyalet başkenti Bunia'ya ulaştı ve bölgede 200'den fazla şüpheli vaka ile 65 ölüm bildirildi.

Uganda ve Güney Sudan sınırlarına yakınlık virüsün bölge geneline yayılma riskini ciddi şekilde artırdı.

EBOLA VİRÜS NEDİR?

Ebola virüsü temel olarak Sahra Altı Afrika'da bulunan bir virüs ailesine dayanıyor. Bilim insanları virüsün insanlara şempanze, goril ve yarasa gibi enfekte hayvanlarla temas yoluyla geçtiğini belirtiyor.

İnsanlar arasında ise hava yoluyla bulaşmıyor yani Kovid-19 gibi kolayca yayılmıyor. Bulaşma ancak enfekte kişilerin vücut sıvılarına doğrudan temas edilmesiyle gerçekleşiyor.

Bu durum hastalarla ilgilenen aile bireylerini ve sağlık çalışanlarını en yüksek risk grubu haline getiriyor.

Özellikle ağır hastalar ve hayatını kaybedenler virüsün yayılmasında en büyük rolü oynuyor.

Örgüt risk altındaki tüm komşu devletlerin sınır taramalarını ve laboratuvar testlerini acilen artırması gerektiğini vurguladı.