Dünya bu raporu konuşuyor: Rusya'nın 'anında yok etme' planı ve tüyler ürperten 2026 kehaneti!
Avrupa başkentlerinde fısıltı gazetesi yerini resmi uyarılara bıraktı. Macaristan Başbakanı'nın "Avrupa liderleri 2030'a kadar Rusya ile savaş kararı aldı" sözleri ortalığı karıştırdı. ABD, Avrupa'yı nükleer bir felaketten kurtarmaya niyetli değil. Rusya'nın "anında yok etme" planı ve 2026 kehaneti masada.
2026 yılı, Almanya tarafından "son barış dolu yaz" olarak nitelendiriliyor. İngiltere ve Polonya ise 2028-2029'u işaret ederek kaçınılmaz sonun yaklaştığını belirtiyor.
Sığınaklar hazırlanıyor, askerlik hizmeti geri getiriliyor ve halka "nükleer patlama anında ne yapılmalı" broşürleri dağıtılıyor.
Okyanus ötesinde de işler pek iyi gitmiyor. ABD'nin yeni ulusal güvenlik stratejisi, Avrupa'yı demografik ve kültürel olarak "silinmekte olan bir medeniyet" olarak tanımlıyor.
Analistlere göre Washington, Avrupa'yı Rusya'ya karşı bir kalkan olarak kullanmaya hazır ancak "nükleer şemsiyesini" tam anlamıyla açmaya niyeti yok.
Kremlin'in tavrı ise çok net. Olası bir NATO çatışmasında Rusya, siper kazıp tank sürmeyecek. Uzmanlara göre Moskova, Avrupa'nın kritik limanlarına veya lojistik merkezlerine tek ve yıkıcı taktik nükleer saldırılar düzenleyebilir.
Avrupa'nın elinde taktik nükleer silah yok, sadece Fransa ve İngiltere'nin "topyekûn yok oluş" (stratejik) füzeleri var. Yani Rusya, sınırlı bir nükleer vuruş yaparsa, Avrupa'nın iki seçeneği kalıyor: Ya teslim olmak ya da Rus şehirlerini vurup karşılığında tamamen haritadan silinmeyi göze almak.
ABD ise şu soruyla baş başa: Paris'i kurtarmak için 100 milyon Amerikalıyı feda eder mi? Cevap, tarihsel ve stratejik olarak "Hayır".