Kimsenin istemediği bölgede krallığını ilan etti
Mısır ile Sudan sınırında yer alan ve her iki ülkenin de resmi olarak reddettiği 2.000 kilometrekarelik Bir Tawil bölgesi, hukuki boşluğu nedeniyle maden kamplarının ve yasa dışı yapılaşmanın odağı haline gelirken, Rus bir iş insanı bölgede krallığını ilan eti.
Dünya üzerinde hiçbir devletin hak iddia etmediği nadir yerlerden biri olan Bir Tawil, sömürge döneminden kalma sınır ihtilafları nedeniyle "sahipsiz toprak" (Terra Nullius) statüsünde bulunuyor. Mısır ve Sudan arasındaki stratejik Halaib Üçgeni anlaşmazlığı sebebiyle her iki ülke de Bir Tawil üzerinde hak iddia etmeyi reddediyor. Ancak bölgedeki insansız ve ıssız çöl imajı, son yıllarda yapılan saha araştırmalarıyla sarsılmış durumda.
BİNLERCE KİŞİLİK MADEN KAMPLARI BULUNUYOR
Bölgeye 2019 ve 2024 yıllarında düzenlenen saha gezileri, Bir Tawil’de denetimsiz altın madenlerinin ve bu madenlerle bağlantılı binlerce kişilik yerleşim yerlerinin kurulduğunu ortaya koydu. Saha raporlarına göre, bölgede Ababda kabilesi tarafından işletilen madenlerde Sudan’ın Darfur bölgesinden getirilen binlerce işçi çalışıyor. Ayrıca bölgede, devlet otoritesinin yokluğundan faydalanan paralı askerlerin, silah tüccarlarının ve madencilik faaliyetleriyle ilgilenen Rus unsurların aktif olduğu bildiriliyor.
"BİR TAWİL ŞEHRİ" KEŞFEDİLDİ
Resmi kayıtlarda yerleşik nüfusu olmayan bölgede, araştırmacılar "Bir Tawil Şehri" olarak adlandırdıkları büyük bir yerleşim birimi saptadı. Binlerce işçinin yaşadığı bu bölgede dükkanlar, restoranlar ve uydu telefonlarının bulunduğu bir ticaret ağının kurulduğu gözlemlendi. Tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin de kısıtlı şekilde sürdüğü bu "kanunsuz" bölge, Ababda kabilesi tarafından dışarıdan gelenlere karşı sert bir şekilde korunuyor.
KRALLIĞINI İLAN ETTİ
Bölgenin sahipsiz statüsü, uluslararası alanda birçok maceraperestin "sanal devlet" kurma girişimlerine de sahne oldu. 2014 yılında bir ABD vatandaşının kızı için "Kuzey Sudan Krallığı" ilan etmesinin ardından, Rus iş adamı Dmitry Zhikharev de bölgeyi "Orta Dünya Krallığı" olarak tanımlayarak kendisini kral ilan etti. Ancak uzmanlar, bölgedeki fiili yerel yapının ve komşu ülkelerin güvenlik endişelerinin, bu tür sembolik iddiaların gerçeğe dönüşmesine asla izin vermeyeceğini vurguluyor.