Dünya'nın merkezi yer değiştirmeye başladı
Dünya'nın merkezinin sanıldığı gibi sabit kalmadığı ortaya çıktı. NASA bilim insanları, gezegenin merkezinin yıl boyunca birkaç milimetre yer değiştirdiğini belirledi.
ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından yürütülen yeni araştırmada, Dünya üzerindeki su, buz ve hava kütlelerinin hareketinin gezegenin ağırlık merkezini etkilediği tespit edildi. Uydu verileriyle yapılan ölçümler, bu hareketin daha önce tahmin edilenden yaklaşık yarı yarıya küçük olduğunu gösterdi.
DÜNYANIN MERKEZİ NEDEN HAREKET EDİYOR?
NASA'nın Güney Kaliforniya'daki Jet İtki Laboratuvarı (JPL) tarafından yürütülen araştırmada, Dünya'nın ağırlık merkezinin mevsimlere bağlı olarak değiştiği belirlendi.
Bilim insanlarına göre bunun nedeni, gezegen üzerindeki büyük su ve hava kütlelerinin sürekli hareket halinde olması. Kış aylarında biriken karlar, eriyen buzullar, okyanuslardaki su hareketleri ve atmosferdeki değişimler Dünya'nın ağırlık dağılımını etkiliyor.
Araştırmada, Kuzey Amerika ve Avrasya'da mart ayında biriken karların Dünya'nın ağırlık merkezini yaklaşık 3 milimetre Kuzey Kutbu'na doğru kaydırdığı hesaplandı.
Nisan ayında ise Amazon Nehri havzasında biriken yağmur sularının ağırlık merkezini yaklaşık 2,2 milimetre Güney Amerika yönüne çektiği belirlendi.
Ağustos ile ekim ayları arasında okyanuslara karışan eriyik sular ve yağışlar da ağırlık merkezinin Güney Pasifik yönünde hareket etmesine neden oluyor.
NASA YENİ ÖLÇÜM YÖNTEMİ GELİŞTİRDİ
Bilim insanları, bu küçük hareketleri daha doğru ölçebilmek için uydu lazer ölçümlerini GPS verileri ve farklı uyduların yörünge bilgileriyle birleştirdi.
Araştırma sonucunda, Dünya'nın ağırlık merkezinin yıllık hareketinin sekiz yıl önceki tahminlerin yaklaşık yarısı kadar olduğu anlaşıldı.
NASA uzmanları, söz konusu değişimin insanların hissedebileceği bir hareket olmadığını vurguluyor. Burada yer değiştiren, Dünya'nın fiziksel merkezi değil, gezegenin kütlesinin dengelendiği nokta.
Araştırmanın özellikle uydu navigasyonu, haritacılık ve hassas konum belirleme sistemleri açısından önemli olduğu belirtiliyor. Milimetre düzeyindeki değişimlerin daha doğru hesaplanması, gelecekte deniz taşımacılığından tarım teknolojilerine kadar birçok alanda kullanılan konum sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.