Dünya üzerindeki diğer şehirlerden farklı kayıp şehir bulundu

Orta Atlantik Sırtı'nda keşfedilen ve "Kayıp Şehir" olarak adlandırılan hidrotermal alanın, güneş ışığı ve oksijen olmadan sadece kimyasal reaksiyonlarla beslenen tamamen bağımsız bir ekosisteme sahip olduğu açıklandı.

Bilim insanları, okyanus tabanında yeryüzündeki diğer tüm ekosistemlerden farklı bir yapıya sahip olan "Kayıp Şehir" (Lost City) hidrotermal baca sistemini inceledi. Washington Üniversitesi ve ilgili araştırma kurumlarının verilerine göre, yüzeyin 2 bin 300 fitten fazla altında yer alan bu alan, güneş ışığına ihtiyaç duymadan yaşam döngüsünü sürdürebilen benzersiz bir mikrokozmos barındırıyor.

SAF KARBONAT KULELERİNİN YAPISI NASIL OLUŞUYOR?

Kayıp Şehir’in jeolojik yapısı, yükseklikleri 60 metreyi bulan kalsit kulelerden ve monolitlerden oluşmaktadır. Bölgenin en yüksek yapısı olan "Poseidon" kulesi, sistemin milyonlarca yıllık jeolojik kararlılığının en büyük göstergesi kabul edilmektedir. Geleneksel volkanik "kara bacaların" asidik, demir ve kükürt zengini yapısının aksine, bu sistem tamamen saf karbonatlardan meydana gelmektedir.

Sistemdeki metan ve hidrojen gibi hidrokarbonlar biyolojik ya da atmosferik kaynaklardan değil, deniz suyunun manto kayalarıyla etkileşime girmesiyle oluşan ve "serpantinleşme" olarak bilinen bir süreçle doğrudan üretilmektedir. Bu kimyasal reaksiyon, kara bacalara oranla 10 ila 100 kat daha fazla hidrojen ve metan salınımı yaparak mikroorganizmaların gelişebileceği alkali bir çevre sağlamaktadır.

EKSTREM KOŞULLARDAKİ YAŞAM UZAY ARAŞTIRMALARINI NASIL ETKİLEYECEK?

Yüksek basınç ve 40°C’ye varan sıcaklıklara rağmen alan, yoğun bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapmaktadır. Hidrotermal kaynaklardan salınan hidrokarbonlar; bölgedeki salyangoz, kabuklular, yengeç, karides, deniz kestanesi ve yılan balığı popülasyonlarının temel besin kaynağını oluşturmaktadır. Bakteriler ise mineral yüzeylerinde kalın tabakalar meydana getirerek oksijensiz ortamda döngüyü sürdürmektedir.

Birkaç on yıl içinde çöken volkanik bacaların aksine, Kayıp Şehir sisteminin uzun ömürlü ve kararlı yapısı, karmaşık ekolojik ağların kurulmasına zemin hazırlamıştır. Araştırmacılar, bu izole sistemden elde edilen verilerin, diğer gezegenlerdeki benzer ekstrem ortamlarda yaşamın nasıl ortaya çıkmış olabileceğine dair kritik ipuçları barındırdığını vurgulamaktadır.