Dünyadaki en büyük canlı: 600 ton ağırlığında ve 2000 yıldır dünyada

Uluslararası bir bilim insanı grubu tarafından yürütülen araştırmalar, boyut ve ağırlık bakımından dünya üzerindeki en büyük canlı organizmanın mavi balinalar veya dev filler değil, yer altında kilometrelerce alana yayılan bir mantar olduğunu ortaya koydu.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Oregon eyaletindeki ormanlık arazide incelemeler yapan araştırmacılar, yer altında yaklaşık 1000 hektarlık bir alana yayılmış tek bir koyu renkli bal mantarı örneğini kayıt altına aldı. Toprağın derinliklerinde ağaç köklerini saran devasa bir miselyum ağından oluşan bu organizmanın ağırlığının 600 tondan fazla, yaşının ise en az 2000 yıl olduğu tespit edildi. Elde edilen parametreler, söz konusu yapının Roma İmparatorluğu döneminden beri varlığını sürdürdüğünü ve günümüzde de aktif olarak gelişimine devam ettiğini gösterdi.

BEŞ KÜRESEL YOK OLUŞTAN SAĞ KURTULDU

"Kayıp Dünya" projesinde paylaşılan bilimsel analizlere göre, mantar aleminin dünya üzerindeki en eski ve en dayanıklı yaşam formlarından biri olduğu belirtildi. Bilinen birçok canlı türünden çok daha önce ortaya çıkan ve fosil kayıtlarında yüz milyonlarca yıllık geçmişi bulunan mantarların, dinozorların neslini tüketen dönem dahil olmak üzere gezegendeki beş büyük küresel yok oluştan sağ kurtularak her türlü doğa felaketine uyum sağlamayı başardığı vurgulandı.

GEZEGENİN EN ESKİ İLETİŞİM VE YAŞAM SİSTEMİ

Projenin yazar ve sunucusu Gennady Popenko, mantarların sadece basit birer bitkisel veya mutfak malzemesi olmadığını, kendi katı yasalarına göre işleyen özerk bir sistem oluşturduğunu ifade etti. Popenko, "Mantar uygarlığı, insanlık tarihinden çok daha eski bir geçmişe sahiptir. İnsanlar gibi dil konuşmazlar ancak kendi aralarında güçlü bir iletişim ağı kurarlar, ormanların yapısını şekillendirirler.

İnsanlık, yanı başımızda var olan ve gelecekteki yaşam biçimlerine mantık oluşturabilecek bu eşsiz yaşam formunun teknolojisini ve sınırlarını yeni yeni anlamaya başlıyor" değerlendirmesinde bulundu. Yer altındaki bu devasa ağ, doğanın bilinmeyen sınırlarını göstermesi bakımından bilim dünyasında incelenmeye devam ediyor.