Dünyanın en büyük hidrojen deposu ayağımızın altındaymış

Yeni bir araştırmaya göre Dünya'nın çekirdeğinin, gezegendeki en büyük hidrojen rezervuarı olabileceği ortaya konuldu.

Bilim insanlarına göre çekirdekteki hidrojen miktarı, toplam ağırlığın yaklaşık yüzde 0.07 ile yüzde 0.36'sı arasında olabilir. Bu bulgu, gezegenlerin nasıl oluştuğu ve yaşamın evrimi hakkında yeni araştırmaların önünü açabilecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Çalışmaya göre Dünya oluşurken yüksek basınç altında demir ve nikel birleşerek akışkan bir metal çekirdek meydana getirdi. Gezegenin varlığının ilk milyon yılı boyunca en fazla suyun bu yapıda bulunduğu ve suyun da hidrojenin ana kaynağı olduğu düşünülüyor.

SUYUN BÜYÜK KISMI OLUŞUM SÜRECİNİN BAŞINDA KAZANILMIŞ

Araştırmacılar, hidrojenin çekirdeği oluşturan metal sıvıya ancak Dünya'nın oluşumunun temel aşamalarında mevcut olması halinde girebileceğini belirtiyor. Bu da gezegenin suyun büyük bölümünü sonradan gelen kuyruklu yıldız çarpmalarıyla değil, oluşum sürecinin başında kazandığını gösteriyor. Çekirdeğin beklenenden düşük yoğunlukta olması da içinde yüksek miktarda hidrojen bulunduğuna dair önemli bir işaret olarak görülüyor.

Bilim insanları hidrojen miktarını tahmin edebilmek için yüksek basınçlı bir düzende lazerlerle eritilmiş demir üzerinde deneyler yaptı. Ardından atomik düzeyde ölçüm yapabilen özel tomografi yöntemleri kullanılarak hidrojenin varlığı incelendi. Araştırmacılar, hidrojenin en hafif ve en küçük element olması nedeniyle ölçülmesinin oldukça zor olduğunu, bu yüzden geleneksel analiz yöntemlerinin çoğu zaman yetersiz kaldığını vurguladı.

GERÇEK MİKTAR AÇIKLANANDAN FAZLA OLABİLİR

Daha önce benzer çalışmalarda demir kristallerinin yapısını inceleyen X-ışını kırınımı yöntemi kullanılıyordu. Ancak bu yöntem kesin sonuçlar vermiyordu. Yeni araştırmada ise atom düzeyinde yapılan gözlemler, metal soğurken hidrojenin silikon ve oksijenle nanoyapılar içinde etkileşime girdiğini ortaya koydu. Bu veriler, çekirdekteki silikon miktarına dair önceki tahminlerle birleştirilerek hidrojen oranının yaklaşık olarak hesaplanmasını sağladı.

Buna rağmen bilim insanları, gerçek hidrojen miktarının açıklanan değerlerden daha fazla olabileceğini düşünüyor. Çünkü deney sırasında basınç düşerken numunelerden ne kadar hidrojenin açığa çıktığını kesin olarak belirlemek mümkün değil.

Araştırmacılara göre bu hipotez doğruysa, hidrojen Dünya'nın çekirdeğine gezegenin oluşumu boyunca yerleşmiş olabilir. Bu hidrojenin kaynağı ise gaz bulutları, kuyruklu yıldızlar ve asteroitlerden gelen su olabilir.