Dünyanın en kısa ve zor testi: Dahiler bile bu 3 soruyu yanlış cevaplıyor
Dünyanın en kısa IQ testi olarak bilinen 3 soruluk sınav, Harvard ve MIT dâhilerini bile ters köşe yaptı. Katılımcıların %80’inin sınıfta kaldığı bu test, beynimizin "bilişsel tembelliğini" acımasızca kanıtlıyor.
Sadece üç sorudan oluşan bir testin, Harvard ve MIT gibi dünyanın en prestijli üniversitelerindeki dâhileri bile ters köşe yapabileceğine inanmak güç. Psikolog Shane Frederick tarafından geliştirilen ve "Bilişsel Yansıtma Testi" (CRT) olarak bilinen bu kısa sınav, aslında bir zekâ ölçümünden ziyade beynimizin sezgilere ne kadar kolay teslim olduğunu kanıtlıyor. Katılımcıların %80’inden fazlasının sınıfta kaldığı bu test, insan beyninin "en az enerji harcama" prensibiyle nasıl hatalı kararlar verdiğini acımasızca yüzümüze vuruyor.
ÇOK BASİT GÖRÜNEN ZOR SORULAR
İlk bakışta ilkokul seviyesinde birer matematik problemi gibi duran bu sorular, aslında zihinsel birer "optik illüzyon" görevi görüyor. Sosyal medyada yeniden gündem olan testin en şaşırtıcı yanı, yüksek IQ’lu bireylerin de o "mantıklı görünen yanlış cevaba" sığınması. İşte dünyanın en zeki beyinlerini bile tuzağa düşüren o üç soru ve zihnimizin bize kurduğu pusu...
SOPA VE TOP BİLMECESİNDE FİYAT YANILGISI
Testin ilk sorusu, basit bir toplama-çıkarma işlemi gibi görünse de beynimizi anında yanlış bir simetriye sürüklüyor. Bir beyzbol sopası ve bir topun toplam fiyatının 1,10 dolar olduğu, sopanın toptan tam 1 dolar daha pahalı olduğu belirtildiğinde; çoğu zihin anında "10 sent" cevabını veriyor.
Ancak analitik düşünce devreye girdiğinde gerçek ortaya çıkıyor: Doğru cevap 5 senttir. Eğer top 10 sent olsaydı, sopa 1,10 dolar olur ve toplam fiyat 1,20 dolara çıkardı. Topun 5 sent olduğu denklemde ise sopa 1,05 dolar olur ve toplam tam olarak 1,10 dolara ulaşır. Beynimiz, 1.10 ve 1 sayıları arasındaki basit farka odaklanarak bizi en kolay ama yanlış cevaba itiyor.
MAKİNELER VE ÜRETİMDE ORANTI TUZAĞI
İkinci soruda ise beyin, sayılar arasındaki ritmi takip etme eğilimi gösteriyor. "5 makinenin 5 ürünü üretmesi 5 dakika sürüyorsa, 100 makinenin 100 ürün üretmesi ne kadar sürer?" sorusuna verilen en yaygın yanlış cevap "100 dakika" oluyor. Zihnimiz 5-5-5 zincirini 100-100-100 şeklinde tamamlamayı seviyor.
Oysa makinelerin üretim hızı değişmediği için doğru cevap yine 5 dakikadır. Her bir makine bir ürünü 5 dakikada üretiyorsa, 100 makine aynı anda çalışmaya başladığında süre değişmez; sadece üretilen miktar paralel olarak artar. Burada yapılan hata, iş gücü artışının süreyi de aynı oranda artıracağı yönündeki hatalı sezgisel çıkarımdır.
NİLÜFERLER VE ÜSTEL BÜYÜME YANILGISI
Testin en yıkıcı sorusu olan nilüfer tarlası problemi, insanların "doğrusal düşünme" alışkanlığını hedef alıyor. Alanı her gün iki katına çıkan nilüferlerin tüm gölü kaplaması 48 gün sürüyorsa, gölün yarısını kaplaması kaç gün sürer? Bu soruya katılımcıların çoğu hemen 48’in yarısını alarak "24 gün" cevabını yapıştırıyor.
Gerçek ise sadece bir gün geride, yani 47. günde saklıdır. Alan her gün iki katına çıktığına göre, gölün tamamen kaplandığı 48. günden bir önceki gün, gölün tam yarısı kaplanmış olmalıdır. Beynimiz "yarı" kelimesini duyduğunda otomatik olarak zamanı da ikiye bölme eğilimi gösterir ve üstel büyümenin mantığını ıskalar.
YÜKSEK ZEKA HATAYA KARŞI BAĞIŞIKLIK SAĞLAMIYOR
Araştırmanın en çarpıcı sonucu, akademik başarının bu hataları engellemeye yetmemesi. Seçkin üniversitelerdeki öğrencilerin sadece %17’sinin 3’te 3 yapabilmesi, yüksek zekânın bilişsel tembelliğe karşı bir kalkan olmadığını gösteriyor. 2016 yılında yapılan bir araştırma ise başarının "doğuştan gelen zekâ"dan ziyade eğitim sistemindeki "mantıksal akıl yürütme" pratiğiyle ilgili olduğunu kanıtlıyor; zira bu pratiğin yoğun olduğu bölgelerde başarı oranları %40'ların üzerine çıkıyor.