Dünyanın en nadir köpekbalığı ABD'de bir sığınakta saklanıyor
ABD'nin Louisiana eyaletinde, II. Dünya Savaşı'ndan kalma eski askeri sığınaklarda dünyada eşi benzeri olmayan bir canlı korunuyor. Bilime yalnızca tek bir örnekle tanıtılmış "cep köpekbalığı", milyonlarca balık örneğinin muhafaza edildiği bu tesislerde saklanıyor.
Tulane Üniversitesi Biyolojik Çeşitlilik Araştırma Enstitüsü'nde (TUBRI) saklanan nadir türün bilimsel adı Molisquama mississippiensis. IFLScience'ın haberine göre bugüne kadar bu köpekbalığına ait başka bir birey tespit edilemedi. Dolayısıyla türle ilgili tüm bilimsel bilgiler, yalnızca bu tek örnek üzerinden elde ediliyor.
ADINI 'CEPLERİNDEN' ALIYOR
Köpekbalığı, göğüs yüzgeçlerinin yakınında bulunan sıra dışı, etli yapılar nedeniyle "cep köpekbalığı" olarak adlandırılıyor. Bilim insanları bu yapıları ileri görüntüleme teknikleri, özellikle senkrotron taramalarıyla inceledi. Araştırmacılara göre söz konusu cepler, biyolüminesans yani ışık üretimiyle ilişkili olabilir. Ancak bu olasılık, doğal ortamda henüz gözlemlenebilmiş değil.
Bilinen tek akraba tür ise Molisquama parini. Bu iki örnek, bilim dünyasında tanımlanmış yegâne "cep köpekbalıkları" olarak kayıtlara geçmiş durumda.
8 MİLYONDAN FAZLA ÖRNEK BİR ARADA
Söz konusu koleksiyonun temelleri, ünlü iktiyolog Royal D. Suttkus'un çalışmalarıyla atıldı. Yıllar içinde hızla büyüyen arşiv, o kadar ağırlaştı ki Tulane Üniversitesi'ndeki eski binanın balık kavanozlarının ağırlığıyla çökmeye başladığı bile rivayet ediliyor. Bunun üzerine koleksiyon, Louisiana'daki eski askeri mühimmat sığınaklarına taşındı.
Bugün bu sığınaklarda 8 milyondan fazla balık örneği saklanıyor ve arşiv her geçen yıl genişliyor.
DERİN DENİZLERDEN GELEN YENİ KEŞİFLER
DEEPEND konsorsiyumu da koleksiyona önemli katkı sağladı. Meksika Körfezi'ndeki derin deniz seferlerinden elde edilen binden fazla yeni örnek, arşive dahil edildi. Bu örnekler arasında daha önce koleksiyonda bulunmayan 36 farklı tür yer alıyor. Araştırmalar, derinliğe ve insan faaliyetlerine bağlı olarak deniz biyolojik çeşitliliğinin nasıl değiştiğini anlamayı hedefliyor.
Her örnek, ayrıntılı konum ve çevresel verilerle birlikte kayda alınıyor. Genetik barkodlama işleminin ardından ise dünyanın dört bir yanındaki bilim insanlarının erişimine açılıyor.
GELECEĞİN KEŞİFLERİNE KÖPRÜ
TUBRI Direktörü Brian Sidlauskas, geleneksel saklama yöntemlerinin modern dijital teknolojilerle birleştirilmesinin, "doğa tarihinin yüzyıllarıyla geleceğin bilimsel keşifleri arasında bir köprü kurduğunu" vurguluyor. Bu sayede, bugün yalnızca tek örnekle bilinen türlerin bile gelecek nesil araştırmacılar için korunması mümkün oluyor.