Dünyanın en pahalı gökdeleni: 175 metre yüksekliğinde
Hindistan'ın Mumbai kentinde bulunan 175 metre yüksekliğindeki 27 katlı dikey malikane Antilia, 2 milyar dolara ulaşan değeriyle dünyanın en pahalı özel konutu unvanını koruyor.
Hindistanlı iş insanı Mukesh Ambani ve ailesine ait olan Antilia isimli gökdelen konutun piyasa değeri 1 ila 2 milyar dolar arasında açıklandı. Tamamen tek bir ailenin yaşamı için tahsis edilen 175 metre yüksekliğindeki bu yapı, küresel ölçekte dünyanın en lüks ve yüksek maliyetli müstakil evi olma özelliğini taşıyor.
8 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ DEPREME DAYANIKLI MÜHENDİSLİK
Chicago merkezli Perkins & Will firması tarafından tasarlanan gökdelen, teknik altyapısıyla öne çıkıyor. Sismik açıdan aktif bir bölgede yer alan bina, 8 büyüklüğündeki depremlere dayanacak şekilde inşa edildi. 27 katlı olmasına rağmen yüksek tavan yapısı nedeniyle standart gökdelenlerden çok daha büyük bir dış hacme sahip olan yapı, toplam 37 bin metrekarelik bir kullanım alanı sunuyor.
İÇİNDE SİNEMA SALONU VE KAR ODASI BULUNUYOR
Dikey bir lüks kompleks olarak tasarlanan binanın alt katlarında 168 araç kapasiteli 6 katlı bir otopark ve bağımsız bir oto servis alanı yer alıyor. Üst katlarda ise Ambani ailesinin özel yaşam alanlarının yanı sıra şu sosyal donatılar bulunuyor:
- 50 kişilik özel sinema salonu
- Çok sayıda helikopter pisti ve asma bahçeler
- Özel tapınak, spa merkezi ve güzellik salonu
Sürekli sıcak olan Mumbai iklimine karşı yapay kar üreten özel kar odası
600 KİŞİLİK PERSONEL ORDUSU YÖNETİYOR
Gökdelenin günlük operasyonlarını ve teknik işleyişini kesintisiz sürdürebilmek için binada yaklaşık 500 ila 600 arasında personel istihdam ediliyor. Görevli ekipler; 24 saat kesintisiz güvenlik, teknik mühendislik, botanik bahçe bakımı, lojistik ve yemek servisi gibi mülki hizmetleri yürütüyor.
Mumbai'nin "Milyarderler Sokağı" olarak bilinen Altamont Caddesi'nde yer alan Antilia, mimari yapısının yanı sıra sosyal bir sembol olarak da değerlendiriliyor. Yapı, bir yandan modern Hindistan'ın ekonomik ve teknolojik gücünü temsil ederken, diğer yandan şehirdeki mülkiyet ve gelir eşitsizliğinin en somut göstergelerinden biri olarak uluslararası alanda tartışılmaya devam ediyor.