Dünyanın en yüksek şehri, 300 milyon dolarlık altın içinde yüzüyorlar ama bir tuvaletleri bile yok
Nefes almanın bile zor olduğu, bulutların üzerinde bir şehir hayal edin. Peru'daki La Rinconada, 5.300 metre rakımıyla 'Dünyanın En Yüksek Şehri' unvanını taşıyor. Ancak bu zirve, manzarasıyla değil, barındırdığı tezatlarla ünlü.
Dünya üzerinde insanların yerleşik hayata geçtiği en uç nokta, Everest'e tırmanır gibi çıkılan Peru'nun La Rinconada şehri. Puno bölgesinde, And Dağları'nın tepesinde yer alan bu şehir, tam 5.300 metre rakımda bulunuyor.
Resmi Dünya Rekorları Birliği (OWR) tarafından "Dünyanın En Yüksek Şehri" olarak tescillenen La Rinconada, oksijenin kıt olduğu bu yükseklikte 60.000 kişiye ev sahipliği yapıyor. Bu nüfusun 18.000'ini ise çocuklar ve gençler oluşturuyor.
ALTIN PARILTISI VE YOKSULLUK
İnsanların bu zorlu koşullarda yaşamasının tek bir nedeni var: Altın. Şehir, yıllık tahmini 10 ton üretim kapasitesine sahip 250 altın madeniyle çevrili. Bu üretimin piyasa değeri yaklaşık 300 milyon dolar. Ancak toprağın altındaki bu zenginlik, maalesef şehir hayatına yansımıyor.
İNTERNET VAR, POLİS YOK
La Rinconada, modern dünyanın en büyük tezatlarından birini yaşıyor. Şehirdeki altyapı ve hizmet eksikliği inanılır gibi değil:
Kanalizasyon sistemi, postane, polis karakolu ve temel belediye hizmetleri bulunmuyor, sadece bir hastane ve internet erişimi mevcut.
TEHLİKENİN KIYISINDA BİR HAYAT
Şehir sadece fiziksel koşullarıyla değil, sosyal yapısıyla da zorluyor. Madenciliğin getirdiği "Altına Hücum" atmosferi, bölgeyi güvensiz ve denetimsiz bir hale getirmiş durumda. Raporlar, şehrin suç oranlarının yüksekliği, düzenleme eksikliği ve güvenlik zafiyetiyle karakterize edildiğini ortaya koyuyor. Kısacası La Rinconada; internete girilebilen ama sokağa çıkmanın tehlikeli olduğu, kanalizasyonu olmayan bir "altın krallığı".